@KuasarNemesis
@YildizlarLigi_
5. Eleştirmen: Gerçekçi bir yönün olmadığı bir yapıtın değersiz
olduğunu niçin söylediniz?
Romancı: Gerçeğin olmadığı bir yerde okurun aldatıldığını
düşündüğümden.
Eleştirmen: Bu söylediğiniz durum, tüm romanlarınız için de
geçerli mi?
Romancı: Elbette geçerli. Ben hayal ürünü olay ve kurgulardan
çok uzağım. Benim romanlarım her an karşılaştığımız karakter
ve olaylarla şekillenmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, bu diyalogdaki romancının sanat
anlayışıyla örtüşen bir metinden alınmıştır?
A) Beyaz uğur ejderhası Fuchur (Fuchır), gökyüzündeki dağınık
bulutların ve sisin arasından ağır ağır, dalgalana dalgalana
uçmaktaydı. Bir ara Folkusların dinozorlarla savaşna şahit
oldu. Hemen bir köşeye çekildi.
B) Zamanın birinde Anadolu'nun doğusunun doğusunda ünlü
bir Kafdağı varmış. Kafdağı, öyle böyle dağlardan değil-
miş. Soylu soplu, adı sanı belli bir dağlar padişahıymış. Hiç
kimseden korkusu yokmuş.
C) Mars'a ineli henüz bir saat olmadı. İşte buradayız. İkinci
Mars seferi! Daha önce Mars seferi yapılmıştı ama yapan-
ların başına ne geldi bilmiyoruz. Her neyse işte buradayız.
Siz de karşılaştığımız ilk Marslısınız!
D) Şaşırmıştım. Ayağa kalkmış, neler olduğunu anlamaya ça-
Işıyordum. "Kardeşim, nedir bu? Ne oluyor böyle? Havada
6.
2025PDF
Toplumsal yapıyı oluşturan kurumlara işlevlerine göre nasıl
birtakım adlar (üniversite, devlet, yargı kurumları vb.) veriyor-
sak edebiyat ürünlerine de yapılarına, ögelerinin özelliklerine
ve düzenine göre birtakım adlar verebiliriz. Çünkü her yapıt
ve yaratı dilsel bir üründür ama dilin kullanılış biçimi yapıttan
yapıta değişir. Bunun gibi doğadaki bitkileri, böcekleri, kuşları
kısaca tüm canlı ve cansızları nasıl özelliklerine, benzeşen ya
da benzeşmeyen yönlerine göre kümelendirip ortak adlar al-
tında topluyorsak edebiyat ürünleri için de aynı şeyi yapabiliriz.
Öyleyse
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
edebiyat ürünlerini belli kalıplarla değerIendirmek bize
kolaylık sağlar
edebiyatın malzemesi dil olduğu için bir edebî eserin de-
ğerini dilin kullanımı belirleyecektir
edebiyatın ilgi alanına giren her türlü malzeme, bazı kriter-
lere bağlı olarak edebî eserde yer alabilir
her edebî eser kategorize edilerek bir tür içinde
değerlendirilebilir
yazarların ortaya koyduğu eserlerin doğru anlaşılması, za-
manın sanat algısıyla ilgili bir durumdur
odalar, pastaneler uçuşuyor! Yoksa ben mi yanlış görü-
yorum?" diye sordum.
E) Kadın olduğu gibi oraya çöküverdi. Şimdi odanın ortasın-
da dizlerinin üzerine oturmuş sallanıyor, duyulur duyulmaz
hıçkırıklarla ağlıyordu. "Ne diyelim? Allah ona daha çok
çektirmedi. Daha ne diye çektirir bilmem." dedi.
Z
23
Küçücük ve yapayalnız evlerimizde eski günlerin neşesinden
ve iç aydınlatan kıpırtılarından ne kadar uzağız? O kalabalığı,
eşi dostu, muhabbeti; o kırık telli sazdan dökülen memleket
türkülerini istesek de geri getiremeyiz. Ama o eski kitaplar,
o dost kokuları bir yerlerde duruyor olmalı. İstersek onlara
ulaşabiliriz. Çıtırtılarla yanan yer ocağımız olmasa da eski ama
aslında her dem yeni ve kalıcı olan kitaplarımıza dönebiliriz.
Böylece İç huzuru yakalamanın, dünyanın hırgüründen
kurtulmanın sevinciyle yaşamdan zevk almaya başlarız.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) gecenin bizim için ne kadar verimli bir zaman dilimi oldu-
ğunun farkına varmış oluruz
B) upuzun, bereketli ve tadı damağımızda kalan kış gecelerini
hatırlamakta zorlanmayız
C) her sabah başka bir gündemle uyanmanın, her gün on-
larca yeni olayı, konuyu eskitmenin yorgunluğundan
kurtulmuş oluruz
D) kitapların sihirli dünyasına dalar, bambaşka evrenlerde do-
laşır, bir daha yaşamın sıkıcı anlarına dönmek istemeyiz
E) okumanın kıymetini anlar, gerçek ile hayal arasındaki sınırı
ortadan kaldırırız