@KuasarNemesis
16. Dünyaya gözlerimizi açtığımız anda toprağın altından filizle-
nerek gün yüzü görmüş bir fidan gibi içinde bulunduğumuz
toplum ikliminin özelliklerine göre çiçek açıp meyve vermeye
başlarız. Cismini, şeklini, özelliklerini anlayamadığımız varlıkları
ilk olarak dilimiz vasıtasıyla tanırız. Her bir varlık, her bir eylem
bir sözcük olarak zihnimize kazınır ve bizi hayata hazırlar. Bizi
tuğla tuğla yükseltir ve bizi biz yapar. "Her halk kendi ikliminin
lisanını söyler." der Yahya Kemal Beyatlı. Çünkü dil, milletin
öz kültüründen doğmuş ve onun en önemli parçası olmuş öz
benliğidir. O milletin tarih sahnesine çıkışından günümüze kadar
olan serüveninde gördüğü her olay, duyduğu her ses, aldığı her
koku, her tat kendi dilinin içine nüfuz etmiş ve dili yıllar geçtikçe
bir adım öteye taşımıştır. Kültür dile, dil ise kültüre muhtaçtır.
Bu iki kavram birbirinden bağımsız düşünülemez. Dil, kültürün
aktarıcısı olduğu gibi aynı zamanda onun bir parçasıdır da.
Onunla gelişir, onunla büyür.
Bu parçadaki anlatılanlarla ilgili aşağıdakilerin hangisi
söylenemez?
A) Yeni doğmuş bir çocuğun dili, içinde yaşadığı toplumun
özelliklerini yansıtacaktır.
B) Öğrenilen her hareket ve sözcük, kişinin hayata hazırlan-
maşında bir basamak teşkil eder.
C) Toplumun dilinden beslenen birey aynı zamanda öğrendiği
dili geleceğe taşıma görevi üstlenir.
D) Dil ile kültür birbiriyle iç içe geçmiş, birbirinden ayrı
düşünülemeyen unsurlardır.
E) Bir milletin dilinin değeri etkileşime girdiği diğer milletlerden
aldığı kelimelerle ölçülür.
İZ Okuduğum kitapta bir konuda uzman olabilmek için toplam-
da 10 bin saat o konu üzerinde çalışmak gerektiği söyleniyor.
Yani kitaba göre bir konu için yıllarınızı ve önemli bir vaktinizi
harcamadan başarıya ulaşmanız mümkün değil. Kitaba göre
kısa yoldan hızlıca başarıya ulaşmak gibi bir durum yok. Ki-
tap, bu görüşü desteklemek amacıyla başarılı olmuş insanların
hayatlarını araştırıyor. Bunun için de özellikle evden kaçıp kod
yazmaya giden Bill Gates ve Paul Allen'ın Microsoft'u kurma
hikâyelerinden ilham alıyor. Elbette istenilen başarıyı yakalamak
için 10 bin saat harcamak kolay değil. Daha anlaşılır anlatmak
gerekirse uzmanlaşmak istediğiniz herhangi bir alana günde
8 saat ayırsanız ve haftada ortalama 5 gün bu şekilde devam
ederseniz yılda 240 gün gibi bir çalışma süresi oluyor. Bu da
yaklaşık 1920 saat ediyor. Böylece başarıyı yakalamak için öğ-
renmek, araştırmak ve çabalamak bir yaşam tarzı hâline geliyor.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
18. Modern tıbbın ortaya çıkışından önce dünya üzerinde uygula-
nan tedavi yöntemlerinin birbirleriyle oldukça benzeştiği söy-
lenebilir. Bu yöntemler de genellikle iki ana unsur üzerinde
şekillenmektedir. Bunlar, bitkisel tedavi kürleri ve büyü veya
rukye gibi metafizik olgular yoluyla hastalığı defetme yöntem-
leridir. Hastalıkların kaynağı konusundaki yetersiz bilgiler ya
da tedavi imkânlarının kısıtlı olması karşısında çaresiz kalma
gibi olgular, insanoğlunu zorunlu olarak metafizik olgulardan
şifa bulmaya yöneltmiştir. Antropolojik araştırmaların da gös-
terdiği üzere günümüzdeki modern tabiplerin atası olan ka-
bile büyücüleri, hastalıkları tedavi etme konusunda başarısız
olduklarında hastanın içine kötü ruhların girdiği düşüncesiyle
büyüsel unsurlardan faydalanarak bu kötü ruhları kovmaya
çalışmışlardır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerin hangisine
ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Modern tıbba gelinceye kadar dünyanın farklı yerlerindeki
hastalara benzer tedaviler uygulanmıştır.
Metafizik tedavi yöntemleri geçmişi çok eskilere dayanan
tedavi şekillerindendir.
Hastalar modern tıbbın çaresiz kaldığı durumlarda metafizik
tedavi yöntemlerine yönelmektedir.
Kabile büyücüleri bulundukları toplulukta tabiplerin yaptığı
mesleği uygulamışlardır.
Metafizik tedavi şekilleri birtakım zorunluluklardan ortaya
çıkmıştır.
19, Bülbülü Öldürmek, Amerika'nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve
eşitsizliği bir çocuk kahramanın gözünden anlatıyor. Yazar, kul-
landığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik
ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel olan temaları mercek altına alıyor.
Bir gencin ırkından dolayı haksız yere suçlanması üzerinden
gelişen olaylar; ön yargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla
beslenen, küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp insanlar
arası ilişkide adaletin önemini anlatan ve tüm dünyayı ilgilen-
diren bir hikâyeye dönüşüyor. Etkileyici gerçekliği ile ürperten,
okuru sarıp sarmalayan, çağdaş dünya edebiyatının en önemli
örneklerinden biri olan bu klasik roman, okurdan ilgi görmeye
devam ediyor.
Bu parçada sözü edilen romanla ilgili aşağıdakilerden
hangisine değinilmemiştir?
A) Örnekleme
C) Kesinlik
E) Sayısal veriler
17
B) Koşula bağlılık
D) Gerekçeli yargı
A)
B)
C)
D)
E)
Evrensel özler barındırdığına
İçeriğinden dolayı ilgi gördüğüne
Kalıcı nitelikler taşıdığına
Ele alınan konunun günümüzde de önemini koruduğuna
Dilin yetkin bir seviyede kullanıldığına