Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis @YildizlarLigi_ 5. 6. Çağdaşlaşma adına bazı atılımlar yapılırken dilin zarar gördüğü, dikkatlerden kaçıyor. Yeri geldiğinde Türkçeci görülen aydınlar, Türkçenin aleyhine gelişen benzeri durumlarda çıtını çıkarmıyor. Devletimizin ilgili kurumları da bundan rahatsızlık duymuyor. Her alanda hızla yabancılaşmaya doğru gidiliyor. Hele yazımda görülen bugünkü kararsızlık, Latin harflerine geçerken o günün bilim ve sanat insanlarının koydukları kuralları bozmamızdan kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan tutulacak yol, sözcüklerin yazımında kararlılığı sağlamak ve oturmuş yazımı benimsemek- tir. Hiç kimsenin veya hiçbir kurumun bir sözcük için "Bunun yazımı bizce böyledir.” deme ve bu konuda dayatma yoluna gitme hakkı yoktur. Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir? A) Dille ilgili yetkili kurumların Türkçenin yabancı dillerin etki- sinde kalmaması ve yazımın görece olmaması için kurallar getirmesi gerektiği B) Yabancı kelimelere Türkçe karşılıklar bulunup yazımın da tek bir biçimde ve doğru kullanılmasının zamanla mümkün olabileceği C) Dilin değişim ve etkileşimlere açık özelliğinden dolayı hem salt Türkçe kullanımının hem de yazım karmaşasının gide- rilmesinin güç olduğu D) Türkçenin kullanımına önem verilip kişisel ve isteğe bağlı kullanımlar bırakılarak kurallara uymakla dil sorunlarının giderilebileceği E) Türkçe kullanımının ve yazımdaki karmaşanın sonlandırıl ması için devletin bazı yaptırımlar uygulaması gerektiği (l) Benlik kavramı; ideal benlik, benlik imgesi ve benlik saygı- sını içine alan genel bir kavram olup bireyin kendi kimliğinin farkında olmasıdır. (II) Benlik imgesi, bireyin ne olduğunu; ideal benlik, bireyin olmayı arzuladığı benini; benlik saygısı da bireyin ne olduğu ile ne olmak istediği arasındaki farka ilişkin bireyin duygularını içerir. (III) Benlik, kendimiz hakkında topladığımız inançların bütünü olup bu inançların içeriği benlik kavramı olarak adlandırılır. (IV) İdeal ve gerçek benlik kavramı, benlik kavramını anlamada çok önemli bir role sahiptir. (V) İdeal benlik, olmak istediğimiz yolu betimlerken gerçek benlik, olduğumuza inandığımız yola işaret eder. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 7. 8. 2025PDF Gazeteci: Bilimsel bir dergide makalesi çıkan bir bilim insanına niçin makale yazmamasını önerdiniz? Araştırmacı: Bilimsel çalışmaların kişisellikten uzak durması gerektiği için. Eğer kişiselliği makaleye yansıtırsanız ortada bilimsel bir durum kalmaz. Gazeteci: Peki, sizin bilimsel çalışmalarınızın hiçbirinde kişisellik yok mudur? Araştırmacı: Tabii ki yoktur. Ben bilim insanıyım. Ortaya bir tez atacaksam aylarca, belki yıllarca o tez için araştırmalar yaparım; kanıtlarla ortaya bir şeyler çıkarmaya çalışırım. Aşağıdaki yargılardan hangisi bu diyalogdaki araştırmacının sanatta da aynı anlayışta olduğunu gösterir? A) B) C) D) E) Bir sanat eseri, takipçisini hayalî bir dünyanın içinde ya- şatabiliyorsa sanatsal işlevini tam olarak yerine getirmiş demektir. Bence sanatın amacı, gerçeğin hayalî bir boyutunun oldu- ğunu göstermek değil; gerçeği duygulardan arındırarak doğrudan vermektir. Gerçeklik bir sanat eserinin çıkış noktası olmalı ama bu çıkış, onu bambaşka bir gerçeğe dönüştürmeli; farklı dünyaların kapılarını aralamalıdır. Bir sanat eseri gerçeği ayna gibi yansıtıyorsa sanatsal yö- nünü kaybetmiş, bilimsel bir yöne doğru evrilmiş demektir. Çevresel koşulları dikkate alarak bir konuyu işleyen sanatçı, başarı yolunda doğru bir adım atmış kabul edilir. C) III D) ıv (l) Okumuşluk ile okumamışlık arasındaki sınırda gidip gelen insanlık, okuyana ve okumayana farklı konumlar sunarak her iki hâlin de değerlendirmesini yapmıştır. (II) O sınırda yaşamış olduğu gerilim; insanlığın okumaya, okuyana, okumayana farklı bakmasına sebep olmuştur. (III) Kâh okuyanı baş tacı etmiş kâh okunandan ve okumadan zarar geleceğine hükmetmiş ve okuyanı itmiş kâh okuyanı sürgünlere göndermiştir. (IV) İnsanlık tarihinde farklı değerIendirmelerle karşılaşan okuma fiili, kendi içinde de çeşitlenmiştir. (V) Okuma; salt yazı ile kayıtlanma- mış yüzlerin, işaretlerin dahası insan ve toplumu ilgilendiren tüm nesnelerin okunmasına kadar sınırlarını genişletmiştir. (VI) İşte bu süreçte, okumanın sosyolojik izahının yapılması da bir gereklilik olmuştur. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar? A) II B) III c) ıv E) vı 339