Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis 1. 2. 21 Bilişim olanaklarının gelişmesi ilk bakışta sevindirici görünü- yor insana. Hayatın daha kolay akacağını sanıyoruz. Oysa kolaylaştırıcı özelliklerinden öte etkisi var bu aygıtlarla örülü evrenin. Salgın günlerinde, zorunlu tıkıştığımız evler çoğumuza dar geliyor, başkalarıyla iletişim kurmak için sanal âlemden sürekli sinyal gönderiyoruz. Oturduğumuz yerden tüm dünyayı izlediğimiz, bildiğimiz yanılgısına düşüyoruz. Oysa hakikatte sadece bu yanılgıyla oyalanarak ömrümüzü tüketiyoruz. Dün- yanın başka yerinde "zaman öldürmek" diye bir kavram var mıdır, bilemiyorum. Sarsıcı tümce bu; kişinin kendini aşağıla- dığı, işlevsiz saydığı, biricik değer olan yaşamını hiçleştiren. .. Tam da sanal dünyanın içine düşen kişi, bu tümceye uygun davranıyor; her an zaman öldürüyor! Urkütücü... Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yakınılmaktadır? A) İletişim olanaklarının artmasıyla birlikte insanların birbirinden uzaklaşmasından B) Modern insanın kalabalıklar içinde yalnızlığının giderek artmasından C) Yaşamın anlamına uygun düşmeyen bir sosyalleşme algısının oluşmasından D) Bireyin sanal bir dünyada yaşayarak zamanını uygun şekilde değerIendiremeyişinden E) Bilgiye kolay ulaşılabilirken insanlara ulaşmanın zor olmasından (l) Bugüne kadar birçok tanımı yapılmış olan bilimi "düzenli bilgi birikimi” olarak tanımlayabiliriz. (II) Tabii ki burada bahsedilen bilgi birikiminin, bilimsel yöntemler kullanılarak elde edilmesi ve diğer bilim insanları tarafından da kabul görmesi gerekir. (III) Aksi takdirde bilgi; kişisel ve kurumsal yorumlar, inançlar, öncelikler veya çıkarlar doğrultusunda şekillendirilip düzenlenirse bu du- rumun sahte para basmaktan nitelik olarak bir farkı kalmaz. (IV) Bilim ve teknoloji alanında büyük kitlelerin ilgisini çekip popüler olan olayların başında, tartışmasız büyük buluşlar ve icatlar, ke- şifler gibi insanlık adına olumlu olarak değerlendirebileceğimiz olaylar gelir. (V) Bilim dünyasında bu tür sahtekârlık vakaları oluşmasın diye de ciddi önlemler alınmıştır. (VI) Deneylerin bilim ve araştırma kurumlarında bilim insanları tarafından yapılması, bilimsel yöntemlerin kullanılmasının zorunluluğu, sonuçların bilim camiasında tartışılıp sorgulanması bu önlemlerden bazılarıdır. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 3. 4. Televizyon, eğlence tarihimizde çok önemli bir yere sahiptir. Belki başlangıçta değil ama daha sonraları çok geniş kitlele- rin izlediği programlarıyla başka bir eğlence olanağı olmayan kesimlerin tek imkânı hâline geldi. Tek televizyon kanalımızın olduğu 1 970'li yıllardan bu yana gerek film ve dizileri gerekse eğlence programlarıyla televizyon, nüfusumuzun çok geniş bir bölümünü etkisi altına aldı. Neredeyse televizyonsuz ev kal- madı. Komşuluk ilişkileri giderek zayıfladı, bu ilişkilerin yerini televizyonlardaki dedikodu programları aldı. Bu sözler aşağıdaki soruların hangisine karşılık söylenmiş olabilir? A) B) C) D) E) Televizyonun ortaya çıktığı ilk yıllarda Türkiye'de nasıl bir eğlence anlayışı vardı? Televizyonun eğlence merkezli bir alet olarak algılanması, doğru bir yaklaşım mıdır? 1970'li yıllara damgasını vuran televizyonun Türkiye'ye nasıl bir etkisi oldu? Televizyonun kültür hayatımızda bu kadar önemli bir yerde durmasını neye bağlıyorsunuz? Televizyonun yaygınlaşmasıyla kültür ve eğlence alanların- da yaşanan yozlaşma arasında bir bağ kurmak mümkün (I) 1970'Ier, çocuk kitaplarında melodramın tavan yaptığı yıllardı. (II) Romanlarda kimsesiz çocuklar hazan yaprakları gibi sağa sola savrulur, öksüzler yetimler el kapılarında sefil olur; olur da kendilerini kurtarırlarsa bir vakitler çektirenleri acı tebes- sümlerle affederlerdi. (III) Ortalık ölümden, gözyaşından ve acıdan geçilmiyordu. (IV) Ya o zamanın çocukları olan bizler acıya düşkündük ya da zamanın yazarları, geleceğin büyük- lerinin göğsüne azıcık merhamet aşılamak isterken kantarın topuzunu kaçırmışlardı. (V) 1970'Ierde çocuk edebiyatı türü- nün tartışmasız kralı ve doruk noktası Kemalettin Tuğcu'ydu. (VI) Bünyesi Tuğcu romanlarının acı eşiğine uyum sağlamış ben ve benim gibi küçük okurlar için diğer yazarların eserleri kalorisi azaltılmış besinler gibi yavan bir tat bırakıyordu. (VII) Onun dışında sadece ve bir tek Gülten Dayıoğlu'nun Fadiş adlı romanı bize aradığımız acı ve gözyaşını sağlayabilmişti. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar? A) II B) III c) ıv E) VI A) II B) III c) ıv