Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis @YildizlarLigi_ 2025PDF 19. Ben, gençlerin güdümlü eğitimin etkilerinden kendilerini kurta- rarak gerçek halk değerlerine eğilmelerini tavsiye ederim. Biz, tam anlamıyla aydınlanma aşamalarını yaşamamış bir toplumuz. Bunu göz önünde tutarak Anadolu kültürüne yönelmeli, derim. Acı çeken, çekmiş olan insanlarımızın acılı seslerine kulak verip hoşgörülü ve laik bir dünya özlemi içinde... Amacımız, Yunus Emrelerin insancıl sıcaklığını yansıtan, ondan kaynaklanan bir kültür oluşturmak olmalı. Buna hayalî bir görüş, diyebilirsiniz. Olsun, bu alanda ülkemizde özverisiz, gönülsüz hiçbir şeyin başarılacağına inanmıyorum. Bu cennet vatanın yoksul, bilgiden yoksun insanlarına; adları etrafında gürültüler koparmadan, ön plana geçmeye çalışmadan, çıkarsız, iyi niyetiyle yararlı olmanın yolunu aramadıkça, aramaya yanaşmadıkça aydınlık bir ülke olamayız. Bu parçaya göre gençlerden beklenen aşağıdakilerden hangisi olamaz? A) Halk ozanlarına yaklaşıp onların sevgi anlayışını yakalamaları B) Halk kültüründen beslenerek aydınlık bir kültür yaratmaları C) Yoksul ve bilgisiz insanlara mütevazı biçimde yaklaşıp onları dinlemeleri D) Anadolu ile çağdaş Batı kültürünü harmanlayıp insanlara rehber olmaları E) Çağdaş, aydın ve özverili olarak iyi niyetle çalışmaları 20, "Filmlerimi genelde yarı soyut olarak tanımlıyorum. Çünkü dışarıdaki gerçek dünyaya duygularımı ve düşüncelerimi ek- lemek istiyorum." diyen usta yönetmen KİM Kİ-DUK; 20 Aralık 1960'ta Güney Kore'de, küçük bir köyde dünyaya geldi. Maddi imkânsızlıklar erken yaşta işçi olarak çalışmasına neden oldu. Tarım, fabrika işçiliği ve askerlik; erken yaşta ciddi bir hayat deneyimi kazanmasını sağladı. Hiç sinema eğitimi almadı ve hiçbir yönetmene asistanlık yapmadı. Sinema dilinin özgün olmasının bundan kaynaklandığının altını çizdi. Filmlerinin çok dingin ve aynı oranda sürükleyici olması, onun çağdaşı yönet- menlerden ayrılmasını sağladı. Hem dingin sinematografi hem sürükleyici kurgunun aynı anda olması kolay bir şey değildi. Bu parçada söz edilen yönetmenle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) Filmlerini kişisel his ve görüşlerinden bağımsız kurgulamadığına B) Filmlerinin duygusunun gösterim süresiyle sınırlı olmadığına C) Filmlerinde kimsenin etkisi altında kalmayarak özgün bir tarz geliştirdiğine D) Genç denebilecek yaşta önemli yaşam tecrübeleri edindiğine E) Sinema sanatıyla ilgili güç denebilecek bir durumu başardığına 21 —22. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Fatih Sultan Mehmet, hiçbir Osmanlı hükümdarının yapmadığı kadar kültür ve bilim insanlarını koruyor; devletinin merkezi- ni, İstanbul'u, Doğu kültürünün de merkezi yapmaya gayret ediyordu. Tezkire sahibi Sehi Bey, bu durumu "Araptan ve Acem'den ehl-i marifet adına olan kimseleri getürdüp koruma altına aldururdu." diye anlatır. Fatih Devri'nde Anadolu dışından, Hâmidi, Kâşifi, Kabüli, Meâli, Vâhidi gibi şair ve yazarlar; Ali Kuşçu gibi bilginler ve Ahmed Kutbeddin-i Acemi, Muhammet Şükrullah Şirvâni gibi tabipler İstanbul'a geldiler. Padişahın ve- zirleri, özellikle de Mahmut Paşa, sanatın ve bilimin hâmisi idi. Hem Fatih (Avni mahlasıyla) hem de Mahmut Paşa (Adni mahlasıyla) şiirler yazıyorlardı. İstanbul saraylarında ve devletin ileri gelenlerinin konaklarında oluşan bu kültür merkezlerinin yanında, Anadolu'da, başta eski başkentler Bursa ve Edirne olmak üzere, Manisa, Kastamonu, Amasya ve Karaman gibi şehzadelerin vali olarak gönderildiği şehirlerde de kültür ha- yatı oldukça ilerlemişti. Devletin ileri gelenlerinin ve hele bizzat Padişah'ın şiirler söylediği bu kültür havası içinde Osmanlı şi- irinin ilk büyük temsilcileri yetişti. 21, Bu parçadan Fatih Sultan Mehmet'le ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) Alanında uzman kabul edilen, önemli kişileri İstanbul'a topladığına Kültürel ve bilimsel faaliyetlerin önüne açacak mekânlar inşa ettiğine Bir hükümdar olarak hem bilimsel hem de kültürel çalış- malara önem verdiğine Kendisinin ve vezirlerinin mahlas kullanarak şiirler kaleme aldığına Ülkenin yönetim yeri olan İstanbul'u, Doğu kültürünün merkezi yapmak için uğraştığına 22. Parçaya göre Osmanlı şiirinin ilk büyük temsilcilerinin yetişmesine öncülük eden temel durum, aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Devleti yönetenlerin şiirle uğraşması Sanatçıların devlet tarafından desteklenmesi Padişahın bizzat edebî çalışmaların içinde bulunması Kültürel çalışmaların bilimsel faaliyetlerin önüne geçmesi Ülkenin genelinde kültürel bir atmosferin hâkim olması 357