Örnek Soruyu Değiştir

@KuasarNemesis 1. 2. Bazıları için gezmek bir yaşam tarzıdır. Bu, dünyayı sizi koruyan 3. bir ortama göre ya da sizi belirleyen bir çerçeveye göre değil de kendine göre anlama çabasıdır. Böyle bir felsefeyle yola çıkan, yirminci yüzyılın büyük gezginlerinden biri de İsviçreli gezgin yazar Ella Maillart'dır. Aynı zamanda gazeteci, fotoğrafçı, belgeselci olan, maceralara atılmayı seven cesur bir kadındır Maillart. Maillart'ın gezginliği, küçük yaştaki yelken tutkusu ve uzak denizlere açılma isteğiyle başlar. İlk büyük seyahatini Rus gençleriyle ve Sovyet sinemacılarıyla röportajlar yapmak üzere 1930'da Moskova'ya giderek gerçekleştirir. İlk kitabı Rus Genç- fiği Arasında'da, yüzlerce fotoğrafla desteklediği bu yolculuğu anlatır. Sonrasında Kafkasya'nın içlerine ve Orta Asya'ya doğru deve sırtında yolculuk yaparak buralardaki Yörüklerin fotoğraf- larını çeker ve onlarla birlikte yaşar. Bu parçaya göre Ella Maillart hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A) İlk yapıtında Moskova'nın gençlerini her yönüyle tanıtmaya odaklanmıştır. B) Yapıtlarıyla gezi edebiyatının mihenk taşlarından biri hâline gelmiştir. C) Ünlü gezginlerin yaşam öykülerinden esinlenerek gezmeye başlamıştır. D) Yapıtlarını görsel malzemelerle zenginleştirmeye çalışmıştır. E) Küçük yaşlarından itibaren gezi yazıları yazarak kendini geliştirmiştir. Tsundoku hastalığı olan bireyler, okumak için kitap satın alıp aldığı kitapları okumaz ve daha sonra evinde bir yerlerde depo- lar. Hastaların her zaman kitap sahibi olmak için güçlü istekleri vardır. Bu kişiler, kitapları satın almadan hatta bazıları çalma- dan rahat edemez ve bunu yapmazlarsa kendilerini mutsuz hisseder. Finansal ya da ailevi sorunlara rağmen evde bunları koyacak yer sıkıntısı olsa bile kitap satın almaya devam ederler. Tsundoku hastalığında kişi, kitapları genelde okumak için alır. Bunları vakit bulamama ya da erteleme gibi nedenlerle bir türlü okuyamaz. Yani tsundokuda kişi, kitap okuma alışkanlığına sahiptir fakat okuyabileceğinden çok daha fazla kitap satın aldığı için okunmamış kitaplar, yığınlar hâlinde birikir. Bu parçadan hareketle tsundoku hastalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? Son yıllarda, güzel Türkçemizin parlak kelimeleriyle yazılan şi- irlere karşı bir ön yargı gözlemliyorum. Bir şair; Arapça, Fars- ça ya da Batılı dillerden topladığı afili kelimelerle şiir yazmadı mı hemen o şaire "sıradan” damgası yapıştırılıyor. Oysa şiirde yalınlık ve akıcılık yalnızca bir biçem sorunudur. Ne yazık ki günümüzde süregelen kavram kargaşası içinde yalınlık, sığ olmakla neredeyse eş değer tutulmaktadır. Yalınlık, gereksiz olanın ayıklanmasıdır. Az sözle, çok şey anlatabilmektedir. Doğal olarak bu, yapıtın sığ olmasını gerektirmeyeceği gibi tam tersi bir durum söz konusu olabilir; şiir, daha bir derinlik kazanabilir. Bu parçada konuşan sanatçının aşağıdaki görüşlerden hangisine karşı çıktığı söylenebilir? A) B) C) D) E) Bir şiirin yalın ve akıcı olması, onun kavramsal ve imgesel anlamda sığ olmasını gerektirmez. Şiirdeki anlamsal derinlik illa ki abartılı anlatımla sağlan- maz, yalın şiirler de kendi içinde katman katman açılan bir derinliğe sahip olabilir. Bir şiirin değeri, yoğun anlama sahip olup olmamasıyla belirlenir; derinlikten yoksun bir şiirin başarılı olduğu söy- Dilin yüzyıllar içinde alışverişlerle zenginleşen kelime da- ğarcığından beslenmeyen şiirler, sığlıktan öte gidemez. Bir şiirde sadelik, şairin anlatım tercihidir; günlük dilde kul- lanılan sözcüklerle de yoğun imgeli şiirler yazılabilir. 4. Almanya'nın Leipzig şehrinde şempanzeler üzerinde yürütü- len bir araştırmada; şempanzelerin kafeslerine yerleştirilen, ellerinin giremeyeceği darlıkta bir tüp içine birer fıstık tanesi yerleştirildi. Kafeslere ayrıca şempanzelerin su içebilecekleri bir düzenek de eklendi. Deneyde gözlemlenen şempanzeler- den bir kısmı musluktan ağızlarına doldurukları suyu, fıstığın bulunduğu tüpe taşıyarak su seviyesinin yükselmesini sağladı. Böylece 43 şempanzeden 14'ü musluktan ağızlarıyla su taşı- yarak fıstığa ulaşabileceklerini akıl edebildi, 7 şempanze ise bu işlemi tekrarlayarak fıstıklara ulaştı. Bu parçada söz edilen araştırma, şempanzelerle ilgili aşağıdakilerden hangisini ortaya çıkarmış olabilir? A) B) C) D) E) Kitaplarla bir arada olmaktan mutluluk duyarlar. Sürekli ailesel problemlerle karşı karşıya kalırlar. Kitap okuma alışkanlıklarını kaybetmekten korkarlar. Kimi zaman neden-sonuç üretme işlevlerini kaybederler. Düşünerek hareket etmediklerinden sorun olarak görülürler. A) B) C) D) E) Sorun çözmeye odaklı pratik bazı yönler geliştirebildiklerini Temel ihtiyaçlarını karşılamak için kimi zaman tepkisiz kalabildiklerini Taklit yeteneklerinin diğer hayvanlara göre daha üstün seviyede olduğunu İnsanlarınkine benzer düşünme ve ani karar verme yetisine sahip olduklarını Zor durumlarda birden çok soruna odaklanabilme yetenekleri bulunduğunu 331