@KuasarNemesis
@YildizlarLigi_
5. Aile meselesi, Adı Olmayan İkinci Öykü kitabının çıkış noktasını
oluşturuyor. Aile hem "Ben sizin gibi değilim, olmayacağım!"
dediğimiz hem de günün sonunda tam da onlar gibi olduğu-
muzu fark ettiğimiz; kaçmak istedikçe sürekli yakalandığımız bir
kurum olarak bulunduğu yerde değişmeyerek bizi beklemekte.
Siz sürekli değişip dönüştüğünüz yolculuklar yaşarken sonunda
o sabitkadem aileye varmanız, aslında birey olarak trajediniz.
Bu nedenle aileden uzak yaşadım, yaşamak istedim.
Bu parçanın sonuna aşağıdakilerin hangisi getirilirse "Söz
konusu yazarın bakış açısında zaman içinde değişiklik olduğu”
sonucuna ulaşılır?
A) Ancak giderek aileme daha çok bağlandığımı hissettim,
sonraki öykülerimi tamamen aile kurumu üzerine
kurguladım
B) Fakat üslubum ve kalemim belli bir yazım tarzı benimsediği
için bu düşüncemi tam olarak gerçekleştirme fırsatı
bulamadım
C) Yalnız birkaç öykümü çocuklar ve çocuk sorunları üzerine
kurguladım, bunun dışında kendi yazım ilkelerimden hiçbir
dönemde taviz vermedim.
D) Yazar olarak çevreme duyarsız kalmayı daha uygun bul-
dum, bu nedenle ailelerin yaşadığı sorunları anlatmaktan
vazgeçtim
E) Her dönemde sıcaklığını koruyacak konular üzerinde kafa
yormanın, benim için daha isabetli bir iş olacağında ısrarcı
oldum
6.
Böylece tarihin dehlizlerinde kaybolmuş kişilerin de tekrar
gün yüzüne çıkmasını sağlar bir yönüyle. Zamanın rüzgârı estik-
çe toprağa gömülen her şeyi de yavaş yavaş çıkarır bu yazma
eylemi. Mesela bir yazarın günlüğünün arasında gezinmek,
topraktan bir şairin tekrar gün yüzüne çıkma isteğini ya da
tekrar hafızalardaki yerini alma isteğini bize duyumsatır. Sebep
ne olursa olsun bir şairin veya yazarın hatırlanma isteğidir her
yazısı.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Yazmak insanın yalnızca bildiklerini aktarması değil, aynı
zamanda kendisi hakkında bilgi vermesidir.
B) Yazar, toplumdan aldıklarını yine topluma vermekle yü-
kümlü olan, sorumluluk sahibi bir kişidir.
C) Edebiyat, tarihsel gerçeklerden beslendiği oranda inandırıcı
ve etkileyici olacaktır.
D) Yazar veya şairin birinci görevi, edebiyatın estetik yönüyle
okurun zevk ve anlayışını ortaya çıkarmaktır.
E) Kaleme alınan her yazı, bizi toplumsal gerçeklere ulaştıra-
cak, tarihe düşülmüş bir nottur.
Z
8.
2025PDF
Alışveriş merkezlerindeki beş on sinema salonunun, pazar
tezgahları gibi yan yana dizilmiş hâli, eski ruhundan ne kadar
da uzaktır. Sinemaya gitmek, insanın kendi içine bakma
ritüeli olma hâlini çoktan yitirerek vakit geçirme, can sıkıntısına
eğlencelik olma hâlini almıştır. Yaşı otuz beş kırkların altındaki
gençlerin olur da bu yerlerde gözü takılırsa yalnızca sıradan
bir Türk filmi olarak izlediği, bir döneme damgasını vurmuş
filmlerin ve oyuncularının o yıllarda insanın aşk hâli, hüzün hâli,
mutluluk ve öfke hâli olduğunu anlamalarını beklemek ciddi bir
saflık olur. O filmler, teknik anlamda bugünkülerle yarışmasa
da duygu yönüyle içimizde ayrı bir yer edinmiştir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sinemada bir öyküyü anlatırken başvurulacak başka bir
yol kalmadığında diyalog kurulmalıdır.
Yazlıkları ve kışlıklarıyla sinemalar sokaklardan, mahalle-
lerden yani hayatın, büyümenin tanığı olmaktan uzaklaş-
tırılmıştır artık.
Sinemanın en temel ögesi, filmin en belirsiz karesinden en
sonuncusuna dek var olan ve onu belirleyen en önemli
şey gözlemdir.
Sinema; duygular, düşler ve insanların hayatını anlatmak
için en iyi araçtır.
Sinemanın asıl büyüsü, gücü; içgüdülerle hissetmekte,
insanların tuhaf ve unutamayacakları bir hisle filmden ay-
rılmalarını sağlamakta yatıyor.
İnşan, müzik dinlerken beyne giden kan ve oksijen miktarın-
da artış olur. Müzik, kalp atışlarını ve metabolizmayı hızlandırır.
Beynin, sağ ve sol yarım kürelerinin denge içinde çalışmasını
sağlar. Belirli müzik türleri, huzur veren endorfin hormonunun
salgılanmasını ve sakinliği arttırır. Kas gerilimini azaltır, beden
hareketlerini ve koordinasyonu geliştirir. Ayrıca müzik, beynin
fiziksel dünyayı alglama, zihinde canlandırma ve nesneler arasın-
daki farklılıkları ayırt edebilme yeteneğini geliştirerek yaratıcılığı
artırır. Zihinsel aktiviteleri olumlu yönde etkiler, stresi azaltarak
insanı rahatlatır.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A)
B)
C)
D)
E)
Müziğin öğrenme üzerindeki olumlu ve olumsuz
etkilerinden
Müziğin faydalı ve zararlı yönleriyle ilgili olarak yapılan
araştırmalarından
Müziğin fiziksel ve psikolojik yararlarından
Müziğin psikoloji ve sosyoloji gibi bilimlerle ilişkisinden
Müziğin beyin üzerindeki uyarıcı etkisinden
13