@KuasarNemesis
@YildizlarLigi_
2025PDF
Acelemiz olduğunu söylüyoruz. Acele ediyoruz. İşlerin, insanların
ardından koşmaya, yetişmeye çabalıyoruz. Ama içimiz gene de
tatminsiz çünkü biliyoruz ki yetişemediğimiz, yarım bıraktığımız,
yarım bırakmak zorunda kaldığımız işlerimiz, tamamlayabildik-
lerimizden daima daha az görünüyor. Bir de içinde yaşadığımız
çağın "hızlı” diye nitelenmesi; bizi, baş döndürücü bir hız gir-
dabının içine sürüklemeye yetiyor. İşimizin daima biraz daha
aceleyle ve biraz daha hızla ifa edilebilmesi için birileri, elinden
geleni ardına koymuyor. Böylece, nerdeyse hiçbir şeye demlen-
me fırsatı tanınmıyor dense yeridir. Bir yerde okumuştum. Bir
baba, oğlunun devam ettiği okulun müdürüne, oğlunun daha
kısa zamanda mezun olabilmesi için derslerin basitleştirilmesinin
mümkün olup olmadığını sorunca müdürden şu cevabı almış:
"Şüphesiz ki mümkündür. Yalnız bu; sizin, oğlunuzu ne olarak
yetiştirmek istediğinize bağlı. Şöyle ki Tanrı, bir meşe ağacını
murat edince ona yüz yıllık mühlet tanır. Ama bir balkabağını
murat ettiğinde iki ay kâfi gelir!”
23. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) Düşünülmeden yapılan işler, zaman içinde büyük problem-
lerin doğmasına yol açıyor.
B) Çağımızın özelliği olan acelecilik, önemli iş kollarının geliş-
meşine engel oluyor.
C) Günümüzde yapılan hemen her iş, aceleye getirildiğinden
üzerinde düşünmeye zaman bulunamıyor.
D) Aceleye getirilen işler, bireyin gelecekte kariyer sorunları
yaşamasına neden oluyor.
E) Yaptığı işi aceleye getiren bireyler, toplum tarafından
sıklıkla dışlanıyor.
24. Bu parçaya göre müdürün verdiği cevapta asıl anlatılmak
isteneni karşılayan atasözü aşağıdakilerin hangisinde
verilmiştir?
Japon çiçek düzenleme sanatına "ikebana" denmektedir. Bu
düzenlemelerde ağırlıklı olarak çiçek yerine çiçeğin gövdesi
ve yaprakları üzerinde yoğunlaşılmaktadır. İkebananın doğa
ve insanı bir araya getiren ve insanın doğa ile yakınlığını ge-
liştirmesine dayanan bir felsefesi vardır. İkebana ile şekil, çizgi
ve formu vurgulayan bir çiçek düzenlemesi ortaya çıkar an-
cak unutulmamalıdır ki ikebana bir çiçek aranjmanından çok
daha fazlasıdır. İkebana tüm dünyada her sınıfın ortak noktası
olmuştur. İkebana sanatının geçmişi 16. yüzyıla kadar uzan-
maktadır. Budistlerin ölülerin ruhlarına çiçek sunma ritüelinden
ortaya çıkmış olmasına rağmen dinden bağımsız bir sanattır.
Budizm'in doğduğu yer olan Hindistan'da ölülerin sunaklarına
çiçekler karışık olarak yerleştirilir, bazen de sadece yapraklar
etrafa saçılırdı. Bununla birlikte Budizm, Japonya'ya geldiğinde
Japon rahipler sunaklara çiçekleri kaplar içerisinde, düzenli bir
şekilde koymaya başlamışlardır.
25. Bu parçada ikebana ile ilgili aşağıdaki yargılardan
hangisine ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Bir çiçek düzenleme sanatı olan ikebananın geçmişi
yüzyıllar öncesine kadar gider.
Dini törenlerden doğmuş olmasına karşın dinler üstü bir
sanattır.
İkebana ile birlikte çiçek düzenleme sanatında da ilerleme
görülmüştür.
Sanat haline gelmesi Budizm'in Japonya'ya gelmesiyle
başlamıştır.
İnsanla doğayı bir araya getiren felsefi düşüncesi de
vardır.
26. Bu parçada ikebananın;
l. etkileyicilik,
II. birleştiricilik,
III. evrensellik
yönlerinden özellikle hangileri üzerinde durulmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var.
Su akarken testiyi doldurmalı.
Bugünün işini yarına bırakma.
Vakitsiz öten horozun başını keserler.
Demir tavında dövülür.
A) Yalnız II
D) II ve III
B) Yalnız III
C) ive II
E) ı, II ve III
11