5.
6.
Kopernik'in öğretisi gözlerimizle gördüğümüz görünüşü
altüst etmiştir. Biz kendi gözlerimizle yerin ayaklar altın-
da şapa sağlam durduğunu, Ay, Güneş ve yıldızların
yerin etrafında dolandıklarını görürüz. Her gün yaptığımız
bu gözlemden daha sağlam ne olabilir? Buna rağmen
Kopernik, getirmiş Olduğu yeni Öğreti ile bu en güvenilir
gözlemimizin yanlış olduğunu, bunun bizim duruş ve bakış
noktalarımızla ilişkili subjektil bir görünüş olduğunu göster-
miştir.
Kopernik'le ilgili bu durum aşağıdaki yargılardan han-
gişİnİ desteklemektedir?
A) Gözlemler algılayanın beynine bağlı değildir.
B) Duyusal-deneysel varlık alanı olan olguların özü biline-
bilir.
C) Evrenin keşin bilgisine duyulara hiç başvurmadan salt
düşünce ile ulaşılır.
D) Bilgimizin tek güvenilir kaynağı duyum, algı ve gözlem-
dir.
E) Duyular, nesneleri gerçekte olduğu gibi değil, görün-
dükleri gibi gösterir,
Bacon'a göre bugüne kadar İnsanın doğa karşısında
çaresiz ve zavallı bir duruma düşmesinin nedeni ne insan
aklının yetersizliği ne de doğanın anlaşılamayacak kadar
karmaşık olmasıdır. Nedeni, yalnızca yanlış bir yöntem
kullanılmasıdır. Bacon, bilimde yöntemin gerekliliğini ve
Önemini belirledikten sonra, bunun nasıl oluşturulabileceği
üzerinde düşünmeye başlar. Bunun için de öncelikle insan-
tarın yanlışa neden ve nasıl düştüklerinin gerekçelerini
belirlemeye yönelir,
Buna göre Bacon aşağıdakilerden hangisini bir prob-
lem olarak görmektedir?
7.
8.
141
Makyavelli'ye göre devlet, bir millete dayanırsa yeter gücü
var demektir. Devlet bütün gücünü bu kökten almalı, kar-
şışında ve üstünde kiliseyi bulmamalıdır. Hukuk kiliseye
bağlı olmaktan kurtarılmalı, dini dogmalardan değil devletin
özünden türetilmelidir. Yöneticinin tek amacı devleti yaşat-
ma ve onun gücünü sürekli artırmaktır. Bu amaca ulaşmak
için kullanılacak her araç meşrudur. "Amaç aracı haklar."
görüşünü savunur,
Buna göre aşağıdaki yargıların hangisi parçada anlatı-
lan düşüncelere uvqun düşmez?
A)
B)
C)
D)
E)
Devlet birey için değil, birey devlet için vardır.
Devletin amacı dinsel örgütlenmeye katkı sağlamaktır.
Devletin sürekliliğinin sağlanması her türlü amacın üze-
rindedir.
Devlet gücünü halktan alıyorsa güçlü sayılmalıdır.
Devlet toplumsal düzenin kaynağıdır.
Rönesans Dönemi'nde sanata ve bilime duyulan ilgi, yeni
ve Özgün düşüncelerin oluşumuna yol açmakta ve yer-
leşik değerler sorgulanmaktadır. Bu dönemde en önemli
düşünsel sıçrama, değişmez ve mutlak doğru düşünce
yerine, Öznellik ve görelilik kavramlarına duyulan İlgi İle
başlar. Herkes için geçerli genel - geçer doğrular yerine,
bireysellik ve öznel algı ön plana çıkar. Bu açıkça, bireyin
Özgür İstencini Öne çıkarmaktadır, Diğer bir deyişle İnşanın
bireyselleşmesi, kendisi için bir Şey olmasıdır.
Buna göre Rönesans Dönemi İle İlgili aşağıdakilerden
hangisi söylenebilir?
z
o
A)
B)
C)
D)
E)
Bilimsel yöntem geliştirmenin zorluğunu
İnsanın doğa karşısında çaresiz kalmasını
Bilim insanlarının çabalarının yetersiz kalmasını
Doğanın çözülemeyecek kadar karmaşık olmasını
Bilimsel metotların doğru kullanılmamasını
A)
B)
C)
D)
E)
Dogmatik yapının desteklenildiği
Sanata ilginin arttığı
Yeni siyasal Oluşumların etkili Olduğu
Hümanistik görüşlerin ortaya çıktığı
Skolastik düşünceden etkilenildiği