KONU TESTİ 19
OED7069A
Olasılıksız'da yazar Adam Fawer, hiçbir şeyin rastlantı olma-
dığını söyleyerek başlıyor esere. Sonra İddialı bir bilim İnşa-
nının bir deneyi üzerinden o ilginç yeteneği ortaya çıkarıyor.
Bu, "zamanı bükerek” tüm gelecekteki Olayların olasılıklarını
görebilme yeteneği. Kahraman "her an” dediği sürece girdi-
ğİnde gelecekte büyük ihtimalle Olabilecek olayları görüyor.
Olayı daha ilginç hâle getiren de kitabın sonlarına doğru kah-
ramanımız, kendi eylemleriyle gelecekteki olayların hangi ilişki
içerisinde değişmekte olduğunu da görmeye başlıyor. İşte o
zaman, geleceği değiştirebilme gücüne sahip Olduğunu fark
ediyor. Kitaptaki bir diğer ilginç hikâye, bunu net olarak göre-
bilen bir kahramanımız olması ve bunu gören başka bir dene-
ğin söylediklerinin tüm hikâyenin senaryosunu da oluşturması,
yani kendi İçinde bir döngü de bulunmakta.
Bu parçada Olasılıksız adil eserin İçeriğiyle İlgili aşağıda-
kilerden hangisi söylenemez?
A) Eserin başkişisinin geleceği değiştirme yeteneğine sahip
Olduğu
B) İnsanların yaşamlarına dair seçimlerinin, geleceği etkilediği
C) Bir İnşanın yaptığı her davranışın başkalarının geleceğini
şekillendirdiği
D) Eserin başıyla sonunda gerçekleşen olayların birbiriyle
İlişkili olduğu
E) Geleceği görmeyle İlgili İnşan deneylerinin yapıldığı
Ağız şapırdatılması, poşet buruşturulması ya da çekirdek çit-
lenmesi sırasında çıkan seslerden belirgin biçimde rahatsız
Olma hâli mizofoni olarak adlandırılır. Mizofoni bozukluğu Olan
kişilerin bu tür sesleri duyduklarında hissettiği duygu basit
bir rahatsızlığın Ötesindedir. Öyle ki bu şeşleri duyduklarında
gerilir, şiddetli bir stres yaşar, kısacası "tepeleri atar." O anda
tek İstedikleri, şeşin bulunduğu yerden kaçmak ya da şeşi dur-
durmaktır. Bir grup araştırmacı, ciddi derecede mizofonik olan
20 kişi ve böyle bir rahatsızlığı Olmayan 22 kişi olmak üzere
toplam 42 kişiyle bir çalışma gerçekleştirmiş. Çalışmada ka-
tılımcılara doğa şeşleri, herkese rahatsızlık verebilecek kimi
sesler ve mizofonik kişilerin rahatsızlığını tetikleyen sesler din-
letilmiş. Her İki grubun da tetikleyici şeşler dışındaki şeşlere
benzer tepkiler verdikleri gözlenmiş. Ancak tetikleyici sesleri
duyduklarında miz0fonİk Olan katılımcıların beyinlerindeki an-
terior insular kortekste etkinliğin daha yüksek olduğu görülmüş.
Bu parçadan hareketle "mizofoni" İle İlgili olarak aşağıdaki-
lerden hangisi söylenemez?
A) Belli başlı seslere verilen tepkiler olduğu
B) Bu bozukluğa sahip kişilerin bazı sorunlar yaşadığı
C) Kendisini tetikleyen seslere beyinde birtakım tepkiler veril-
diğ
D) Duygular üzerindeki etkileri konusunda bazı araştırmalar
yapıldığı
E) Tanıya sahip kişilerin, başkalarına göre aynı sese aşırı
tepki verdiği
14. BÖLÜM: PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCE
Vladimir Nabokov'un Lolita adlı yapıtı büyük bir romandır,
büyüleyicidir. Okurken bir yandan yazarın size ne anlatmaya
çalıştığını, dili ne kadar ustaca ve güzel kullandığını düşünür-
sünüz; bir yandan da şu ezeli masumiyet - deneyim, kirlenme
- arınma gibi seçenekler çıkmazına iten sahnelerle altüst olur-
sunuz. Sıradan bir okursanız anlatım teknikleri üzerine fazla
kafa yormazsınız, bunu yaptığınızda okumak zevk olmaktan
çıkıp ders hâline gelir. Fakat eğer birinci tekil şahıs diliyle anla-
tılan bir roman yazmayı planlıyorsanız Lolita gerçekten de şıkı
bir ders metnidir.
Bu parçada Lolita adlı romanla İlgili aşağıdakilerden han-
gişİne değinilmemiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
Farklı disiplinlerle ilişkisine
Roman yazacaklara yönelik öğretilerine
Anlatım özelliklerine
İçeriğinde barındırdığı İkilemlere
Okuyucu üzerinde bıraktığı etkiye
Çok büyük bölümü buzlarla kaplı Olan Antarktika'da bitkilerin
yaşama şansı çok düşüktür. Soğuk çöl İklimi ve kışın uzun şü-
ren karanlık dönem, bitki fotosentezi Çin elverişli değildir. Aşırı
soğuk, kuvvetli rüzgârlar ve kuraklık bazen yaz aylarında bile
büyümeyi engeller. Bitkilerin büyüyebilmesi İçin suya İhtiyaçları
vardır. Antarktika'nın çok büyük bölümü yağış almaz. Bitkiler
Suyu sadece kar ve buz eridiğinde kullanabilir. Antarktika'da
ağaç ya da çalı benzeri bitkiler yoktur. Kıtada toplam 2 tane
çiçekli bitki türü yaşar. Sadece Antarktika Yarımadası'nda
bulunan bu bitkiler, Deschampşia antarctica ve Colobanthuş
quİtenşİş olarak kaydedilmiştir. Bununla birlikte, uç koşullarda
yaşamaya uyum sağlamış karayosunları, ciğerotları, likenler
ve mantarlar Antarktika'daki bitki Örtüşünü oluşturur.
Bu parçada Antarktika'yla İlgili olarak aşağıdakilerden
hangisine değinilmemiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
Üzerinde hangi tip bitkilerin yaşadığına
Bitkilerin suyu alma şekillerine
Bitki örtüsünün az olmasının nedenine
Canlı yaşamına yönelik zorluklarına
Sahip olduğu iklimin özelliklerine