KONU TESTİ 4
Kokulu mesajlaşma, Harvard Üniversitesinde geliştirilen ve
oPhone adı verilen yeni bir cihaz kullanılarak gerçekleştirildi.
projede çalışan ekip, kokulu mesajı Amerikan Doğa Tarihi Mü-
zesinden Paris'teki meslektaşlarına gönderdi. Bu mesaj yine
kokulu olarak cevaplandı. Kokulu mesajlaşma için üretilen OP-
hane cihazında, OChİp adı verilen şekiz tane Özel çip ve bu
çiplerin içinde de otuz iki temel koku bulunuyor. Yazıcılardaki
mürekkep kartuşu gibi çalıştığı düşünülen bu çiplerdeki kokular
karıştırılarak üç yüz binden fazla farklı koku elde edilebiliyor.
Kokulu mesajlaşmada, gönderilecek fotoğrafa veya metne bu
koku paletinde yer alan kokulardan istenen biri seçilip ekleni-
yor. Gönderilen mesajlar yine OPhone yardımıyla açılınca me-
saja eklenen koku da duyuluyor.
Bu parçanın anlatımında aşağıda verilenlerin hangisinden
yararlanılmıştır?
2. BÖLÜM: DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
OA870F24
Mutfakta, üzeri damalı bir muşambayla kaplı, açılır kapanır
masada, yaşamımın birçok dönemine tanıklık etmiş bu eski
nesnede, çelik bir taştan çorba içiyorum. Maşanın, ana kat-
maniarıyla yüklü ağırlaşmış yüzü, hafif dalgalı bir denizi an-
dırıyor. Muşamba ise sayısız kesik ve çiziklerle zamana karş
direnmiş. Bu izlerin kaçını ben yapmış olabilirim, bilmiyorum.
Kalın dilimlenmiş ekmekler arasında dolaşan karıncalar görü-
yorum. Amaçsız bir geziye çıkmış gibiler.
Bu parçanın anlatımında aşağıda verilenlerin hangisinden
A)
B)
C)
D)
E)
İzlenim kazandırmadan
Kişileştirmeden
Benzetmeden
Farklı duyulara ait ayrıntılardan
Kahraman anlatıcıdan
A)
B)
C)
D)
E)
Örneklendirme
Tanımlama
Tanık gösterme
Karşılaştırma
Sayısal verilerden yararlanma
Edebiyatın toplumla İlişkisi bahsinde, şıkça kullanılan benzet-
melerden biri aynadır. Romandan ve gerçeklikten söz açıldı-
ğında, çoğu zaman Stendhal'ın Kırmızı ve Siyahında geçen
meşhur cümle anılır: "Roman, uzun bir yol boyunca dolaştırılan
aynadır." Bilindiği gibi, aynanın biri aydınlık ve diğeri karan-
lık iki yüzü vardır. Aydınlık taraftan başlayalım. Burası içerik
ve dil Olsun. Edebiyat eseri; inşanı, toplumu içeriğinde ve di-
'İnde yansıtır mı? Eğer yansıtırsa ne Ölçüde, ne kadar, hangi
imkânlarla yansıtır? Aristo'nun Poetika'sından beri bu soruya
evet cevabını verenlerin sayışı az değildir. Edebiyat İçerik de-
diğİmİz Öz sınırları İçinde, kaçınılmaz olarak İnşanı anlatır; ede-
biyatın başka şansı da yok gibidir.
Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından
Uzaktan kamyonlar geçiyordu tozutarak. Tozlar bulutmuşçana
yol boyunca aşılıp kalıyordu. Traktörler, tarlalarda homurdanı-
yorlardı. Pamuk ırgatları alaçıklarının önüne oturmuşlar, koza
çekiyorlardı. Kozalar ak öbeklerle ovaya yayılmıştı. Leylekler
uzun boyunlarını, kırmızı gagalarını sündüre sündüre yaylana-
rak sararmış firezlerin arasında tatlı yemişler arıyordu. Hasan,
çay boyunca yürüyordu. Yürüyor, karmakarış düşünüyordu.
Belki düşünmüyor, düşlüyordu. Gözlerinin Önünden hızla bulut
gölgeleri kayıp uzaklara, mor Toros dağlarına akıyordu. Yanın-
dan yürüdüğü Su durgundu. (Jştünü tozlar, şamanlar örtmüştü.
Hasan'ın boynu uzamış, kararmış, yaşlı adamların boynu gibi
kırışmıştı. Kendi kendine konuşur bir hâli vardı. Belki de düş
görüyordu. Kopuk kopuk bir şeyler. Birileri konuşuyordu. Belki
bir köylü, belki büyükanaşl, belki Zala kan, belki amcaları, belki
Elif kız, belki... İnsanlar konuşuyorlardı, o alıyor, o bırakıyor, o
alıyor, Öteki bırakıyordu. Baş döndürücü bir hızda gelişiyordu
her Şey.
Bu parçanın anlatımında;
I. görme,
II. dokunma,
III. işitme,
IV. tatma,
V. koklama
duyulanndan hangilerine ait bir ayrıntıya
hangisine
A) Tanımlamaya
C) Tanık göstermeye
E) Karşılaştırmaya
B) Benzetmeye
D) Sessel yinelemelere
B) II ve v
C) II ve III
D) III ve IV