Örnek Soruyu Değiştir

KONU TESTİ 6 İnsanlık çok değişti, insan çok bencilleşti, ölümsüz saydığımız dostluklardan bile birer acı tortu kaldı Çimizde. Çıkara dayalı ilişkiler aldı onların yerini. Her alanda bir hız yarışmasıdır aldı yürüdü. Uçaklar ses perdesini aşarken, işadamları bir telefon bağlantısıyla milyonlar kazanırken alın teri ile yaşamanın, bir tek romana beş yıl vermenin bir geçerliği mi kalır? Bize çok eski gelen, gerçekte yakın bir geçmişin kuralı olan ve birçok üstün niteliği gerektirdiği Çin erişilmez sandığımız görevlere, her ba- kımdan yetersiz insanların geçmesini doğal karşılayan, kardeşin kardeşe yabancılaştığı, çıkara dayalı, acımasız bir çağda yaşı- yoruz. Ama bu arada, insanlık ne oluyor'? Onun üzerinde, onun alın yazışı üzerinde düşünen kim? Eski Yunan filozoflarından beri çok düşünülmüştür bu alın yazısı üzerine, ne oldu sonun- da? Sadece bir avuç anı kadı, denecek. Kendi dışlarında ya- şayanlar, kendi içlerinin boşluğuna bakmaktan korkanlar, böyle düşünürler elbette. Geleceğe olan güven, gazı tükenmiş bir lamba gibi sönüp gitmiyor. Kimi zaman bir parıltı, kısa bir süre İçin de Olsa karanlıkta kalanlara ışık tutabiliyor. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) Böyle düşünmeleri nedeniyle de insanlığın kaderi için yap- tıkları yorumlarının diğer insanları umutsuzluğa sürükle- meşi doğaldır. B) Hatta kendi boşluklarını anlamaktan uzak oldukları İçin İn- şanllğın İçinde Olduğu durumu anlamaktan da uzak kalırlar. C) Etraflarındaki insanların sanat ve kültür üzerine düşünme- leri onlara anlamsız, amaçsız, sonuçsuz eylemler gibi gelir. D) Onlar için felsefenin hayatlarında bir anlam taşıması, işleri- ne yarayacak bir durum ortaya çıktığında geçerli Olabiliyor. E) Arna her ülkede, sayıları sınırlı da Olsa haksızlığa karşı çıkmasını, İnsanlığı saymasını ve savunmasını bilen azın- lıklar sayesinde insandan umut kesilmiyor. (l) Çıkarcı, yani reklamcı bir çağda yaşıyoruz. (II) Buzdolapla- rı veya çamaşır makinaları gibi edebiyat ürünlerinin de sürüm yöntemleri var. (III) En basit eşerler bile gerek televizyondaki açık oturumlarla ya da okunmadan yazılan eleştirilerle yaldız- lanırsa, hele bilmem kaçıncı baskısı olduğu iy'i belirtilirse sa- tiş rekoru kırması İşten bile değildir. (IV) Bu durumda edebi- yat dünyası ne kadar çalkantılı, ne kadar bulanık ve ne kadar çıkarcı olursa olsun insanoğlu gene de düşten vazgeçmiyor. (V) Bakınız, ne güzel, ne doğru söylemiş Baudelaire: "Bana gelince, elbet çıkacağım, sevinçle eylemi düşe kardeş sayma- yan bu dünyadan." Bu parçada numaralanmış yerlerin hangisine "Böyle eser- ler çok satıldıkça edebiyat dünyasında sular boz bulanık akma- ya başlayacak, iyi ile kötünün ayrımı yapılamayacak." cümlesi 7. BÖLÜM: PARAGRAFTA BOŞ BIRAKILAN YERİ TAMAMLAMA (I) Edebiyatımızda eleştiri tarzı konusunda çok farklı düşün- celer vardır. (II) Nesnellikten yana olanlar öznel yargılar vere- meler, öznel yargılar verenlerin nesnelliğe saygılarından söz edilemez gibi düşünülür. (III) Eleştirmenin yan tutmadan, ön yargılara kapılmadan yapacağı bir eleştiri özneldir. (IV) Eleş- tirmenin kendi beğenişine dayanmadan dış verilere dayanarak yapacağı bir eleştiri de bilimsel olmayabilir. (V) Buna karşılık, bilimsel verilere dayanarak yapılan çalışmalar sonunda eleş- tirmen öznel yargılara yönelmek zorunda kalabilir. (VI) Bu ne- denle "nesnel" sözcüğüne çok geniş anlamlar yükleyip düşün- ceyi bulandırmamak gerekir. Bu parçada numaralanmış yerlerden hangisine "Hâlbuki bunları birbirinden ayırmak gerekir." cümlesinin getirilmesi uygundur? A) II B) III C) IV E) vı Hep nelerden hoşlanırsın, hangi türler daha çok ilgini çeker diye soruyorlar. Şiirden bahşetmeyi seviyorum. Türkçelerine dayanamadığım İçin roman okumadığımı söyleyebilirim. Dili estetik kullanan yazarlarımızı bunların dışında tutuyorum tabii. Şiire ağırlık vermemi bununla açıklayabilirim. Sanat konuları üzerine düşünürken şiiri Öne alıp konuşma, sonra Öbür sanat- lara açılma alışkanlığım eskilerden geliyor. Hatta Şiir en başta olmak üzere Öyküyü, romanı; deneme, eleştiri ve incele- meden çok sevmem de bundan. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? getirilebilir? A) B) C) D) E) C) III D) IV şiiri sanatların en eskisi olarak görüyorum desem düşün- celerimi daha İyi anlatmış olurum şiirselliğin olmadığı romanlar, Öyküler İlgi alanımın dışında kalıyor, diyebilirim bütün alanlarda sanatsallığa daha yakın türleri sevdiğimi, Öncelediğimi söyleyebilirim kurmaca türlere olan ilgim beni sanata yönlendirdiğini eski mülakatlarımda da belirttim bilimselliğe yakın türleri kuru ve sıkıcı bulanları hiç anlaya- madım desem yeridir