Örnek Soruyu Değiştir

KONU TESTİ 5 03D4057F (I) Son zamanlarda yayımlanan şiir antolojilerinin sayısı dikkati çekecek kadar arttı. (II) Doğrudan doğruya şiirle uğraşmaya, şairleri teker teker Okumaya pek vakit bulamayanlar Çin büyük bir kolaylık sağlayan bu antolojilerin her gün farklı bir türünü görüyoruz. (III) Bunlardan bazıları belli bir döneme ait olan, ba- zıları da belirli konuları işleyen şiirlerden derlenmiş. (IV) Arna beğenilerek alınan bu şiirlere bakınız, birbirinden ne kadar uzaklar! (V) Söz gelimi Orhan Burian'ın antolojisinde yer alan bir Necip Fazıl Kısakürek İle bir Selâhattin Batu arasında aynı çağın şairleri olmaktan başka ne bulabilirsiniz? (VI) Hâlbuki her biri başka bir İklimin şairi. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına göre "Bu ve buna benzer antolojilere elbette hazırlayıcılarının beğendiği şiirler girecektir." cümlesi getirilebilir? 7. BÖLÜM: PARAGRAFTA BOŞ BIRAKILAN YERİ TAMAMLAMA Türkçe eğitimi; temeli bireyin dünyaya geldiği andan itibaren atılmaya başlanan, genel amacı Türkçenin doğru bir şekilde tanıtılarak bu dile ait sözlü, yazılı, görsel ve düşünsel birtakım becerilerin kazandırılması Olan bir süreçtir. Bu süreç içerişinde birey, ilk olarak dilini yakın çevresinden öğrenmekte ve konuş- tuğu dilin tüm özelliklerini kazanmakladır. Aile ile yakın çevre- de başlayan dili öğrenme süreci gelişigüzel kültürleme yoluyla olmakta; bunu okullarda kasıtlı kültürleme süreci İzlemektedir. Okullarda yer alan kasıtlı kültürleme süreci ile dil öğretimi, dilin kurallarını ve doğru kullanımını bireylere kazandırmayı amaç- lamaktadır. C) III D) IV III. Görüldüğü gibi resmî ve gayrı resmî öğrenmeleri kapsaya- bilen Türkçe eğitimi süreci, dile ait yaşantıların ve etkile- şimIerİn OldUğU her yerde ve zamanda gerçekleşebilmek- te, diğer bir İfade İle yaşam boyu devam etmektedir. Bu nedenle Türkçe eğitiminin bir ders ya da disiplin alanı olmasının yanı sıra birey için ana diline ait zenginlikleri ta- nıtarak dili kullanma zevkini tatmasına imkân sunan doğal bir gelişim süreci olduğu görülmektedir. Özetle Türkçe eğitimi resmî yönüyle ele alındığında Öğ- renmenin temelini oluşturan okuma, yazma, konuşma ve anlama gibi kritik becerilerin edinildiği, çok yönlü ve diğer tüm derslerle ilişkili bir ders olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre yukarıdaki- lerden hangileri getirilemez? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III Yaşamın her anında var Olan oyun, geçmişte açık alanlarda ve arkadaşlarla etkileşim hâlinde gerçekleşirken ilerleyen tekno- lojiye ayak uydurmuş ve 20. yüzyılın ortalarına doğru ortaya çıkan bilgisayar oyunları İle çocukların oyun oynama alışkan- lıklarını değiştirmiştir. Son yıllarda çocuklar ve gençler arasın- da popüler bir eğlence ve boş zamanını değerlendirme aracı Olan bilgisayar oyunları İle fazla zaman geçirme, çocukların gelişimlerini olumsuz etkilemektedir. Uzun süre oynayan ço- cuklar, kendilerini gerçek yaşamdan soyutlayarak sosyal ha- yattan koparmakta ve sorumluluklarını ihmal ederek akademik başarısızlık yaşamaktadır. Aynı zamanda uzun süre bilgisayar başında oturmak yetersiz fiziksel aktivite, beslenme ve uyku alışkanlıklarına yol açmakta, çocuk saatlerce aynı pozisyonda oturduğu için kas ve iskelet sorunları yaşamaktadır. Bunların tümünü göz Önünde bulundurunca I. çocuklarımızı eski türden sosyal etkileşimli oyunlara yön- lendirmemizin çok daha sağlıklı olduğu anlaşılmaktadır. II. çocuklarımızın aşırı düzeyde bilgisayar Oyunu oynaması- nın sağlık açışından zararlı Olduğu görülmektedir. III. çocukların akademik başarısızlığında bilgisayardan öğ- rendikleri bilgilerin yetersizliğinin payı ortaya çıkmaktadır. Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre yukarıdaki- lerden hangileri getirilebilir? E) II ve III Roman nedir? Romanla nasıl kültür oluşur? Her hâlde roman masal değildir. Roman okuyan kimse, okuduğu uydurma bile Olsa onun olabilirliğine İnanmak İster. Bunun İçindir ki roman düşten gerçeğe yönelerek bu doğrultuda gelişmiştir. Arna ro- manda gerçekçilik, toplumdan bir keşimin yansıması değildir. Bunlardan çıkan sonuç şudur: Romancı her şeyden Önce, gör- düklerinin yaratıcı bir yorumcusudur. Bu yorum da romancının yetişme koşullarına, kişisel deneylerine, kültür birikimine göre değişir. Aynı şeyleri roman Okuyucuları İçin de söyleyebiliriz. . Başka deyişle her romancı aynı toplumda kendi romanını yazar, her Okuyucu okunan aynı roman da Olsa kendi romanını Okur. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III E) II ve III Romancı her ne kadar gerçekçi bir yaklaşıma sahip olsa da okuyucu, romanı kendi birikimine göre yeniden kurgu- layarak okuyacaktır Romancı için gerçeği aynı açıdan değişmez biçimde gör- mek nasıl olanaksızsa Okuyucular İçin de aynı romanı aynı biçimde anlamak olanaksızdır Roman okuyucusu, tıpkı romancı gibi kendi kültürel seviye- sine uygun olarak romanın sanat kalitesini denetleyebilir Romancı romanında belli bir dünya kurmak istese de oku- YUCU, bu dünyayı anlamakta romancı kadar kendine sınır- lar çizmeyebilir Romancı yaşadığı toplumun ulusal kültürüne göre bir kur- gu oluştururken okuyucu, romanı kendi kültürüne uyarla- yarak okur