KONU TESTİ 19
002AOD42
(I) İnsan sınırlı ya da sınırlandırılmış bir varlıktır, bu yüzdendir
ki sınırsız bir şeyi düşünemez, ondan korkar ve sınırsız ola-
nı da zihninde sınırlandırma eğilimine girer. (II) Bu bağlamda
düşünürsek gördüğümüz, duyduğumuz, kısacası algıladığımız
her şeyi kendi kafesimize yani aklımıza sokarız. (III) Çevre-
mizdeki değişkenleri, sabit nesneleri kendi algı süzgecimizden
geçirip kendi algı kapasitemizle yorumlarız ve sonunda o şey
artık bize ait olur. (IV) Bireye kendi dışındaki şeyler ne kadar
yabancı gelirse gelsin zihnindeki 0 "şey" İn İmgesi tam olarak
bireye aittir. (V) İnsan için sınır çok önemlidir, değer verebil-
mesi ve değer görebilmesi İçin sınıra İhtiyacı vardır. (VI) Sınır
onun düşünebilmesini ve yaşayabilmesini sağlar çünkü doğası
gereği insan sınırlıdır ve bu yüzden ancak sınırı olan bir şeyi
kavrayabilir.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
bilir?
A) İnsan çevresindekileri anlamlandırırken doğası gereği al-
gışal sınırlandırma yapar.
B) İnşanın varlıkları algılaması, çevrenin yapısına göre de-
ğİşkenlİk gösterebilir.
C) Düşüncelerine sınır koyan kişi gelişime ve ilerlemeye ken-
dişini kapatmış demektir.
D) Bireyin kendini koruyabilmesi, daha önceden belirlediği
alanın dışına çıkmamasıyla mümkündür.
E) Çevresel algılarda meydana gelen her değişim, İnşanın bir
adım daha ileri gitmesini sağlar.
Bu parça İki paragrafa ayrılmak İstense İkinci paragraf nu-
maralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
15. BÖLÜM: BİR PARÇAYA BAĞLI BİRDEN ÇOK SORU
Bir roman dünyası oluşturmak ve o dünyayı gerçeğinden ayı-
rarak bir mikrokozmos hâline getirip bu yolla bütün insanlığı
anlatmak çok zor bir İştir. Bunu başarmış bazı yazarlar tanı-
yoruz elbette. Mesela William Faulkner, Yoknapatawha diye
bir ülke yarattı. O ülkedeki İnsanları, pamuk İşçilerini, İklimi,
tozu, güneşi anlattı. Onun romanlarında pamuk işçilerinin te-
rini, tozlu yolları, sarı sıcağı, nemi hissedersiniz. Faulkner gü-
neyli bir yazar, Yaşar Kemal de öyle. Bu yüzden ikisi arasında
edebî bir akrabalık var. Faulkner'de de psikoloji çok önemli,
Yaşar Kemal'de de. Yaşar Kemal de aynen Yoknapatawha gibi
Çukurova'yı anlatırken yeniden anlamlandırır. Artık o hem bil-
diğimiz Çukurova'dır hem değil.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Romanda anlatılan şeylerin gerçekten uzaklaşıp hayale
dönüşmesi
Diğer türlere göre roman türünün yazılmasının daha zor
olması
Her yazarın roman yazmada başarılı olamaması
Yazarların doğup büyüdükleri yerleri eserlerinde daha İyi
anlatması
Bazı yazarların gerçek yaşamdan yola çıkarak yeni bir
dünya oluşturması
Bu parçada geçen "Artık o hem bildiğimiz Çukurova'dır hem
değil.” sözüyle yazarların hangi yönüne vurgu yapılmak İş-
tenmiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
B) III
C) IV
E) vı
Birbirine benzer Özellik gösteren yazarların ortak bir pay-
dada buluştuklarına
Eserlerinde işledikleri yerlerin gerçek niteliklerini kaybetti-
ğİne
Herkesçe bilinen bir çevreyi yeniden yorumlayarak Okura
sunduklarına
Yaşanılan coğrafyanın yazar üzerinde etkisi olduğuna
Aynı bölgenin farklı yazarlarca farklı şekillerde yorumlana-
bileceğine