KONU TESTİ 2
Günümüzde büyük miktarda veri üretilmekte ve bu veriler sü-
rekli depolanmaktadır. Ancak bu kadar bilginin depolanması di-
jital ortamların yetersiz kalmasına sebep Oluyor. Bununla İlgili
olarak ABD Brown Üniversitesinden araştırmacılar; metabolom
adı verilen ve biyolojik sistemlerde bulunan şeker, amino asit
ve çeşitli küçük moleküllerden Oluşan sıvılarda görüntü dosya-
larını başarılı bir şekilde depolamak üzere bir yöntem geliştirdi.
Metabolomlar, taşıyabildikleri bilgi bakımından epeyce zengin
kimyasal sistemler olarak değerIendiriliyor. Her ne kadar ge-
liştirilmeye muhtaç bir program olsa da bu durum, veri depo-
lamak için önümüzdeki dönemde sıvıları kullanabileceğimiz
anlamına geliyor. Araştırmacılar, Önce dijital verileri kimyasal
karışımlarda depoladılar sonra ise bu verileri geri almayı ba-
şardılar. Araştırmacılar yaptıkları çalışmada 6 ve 12 bit veri
depolayabilecek saflaştırılmış metabolitlerden oluşan yapay
metabolomlar hazırladılar.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
A) Biyolojik sistemlerin bulunduğu sıvılarda verilerin depolan-
maşl mümkün görülmektedir.
B) Veriler arttıkça bunların saklanması için gerekli olan alan-
ların da artması beklenmektedir.
C) Sıvılarda bilgi saklanmasına yönelik çalışmaların geliştiril-
meşine ihtiyaç duyulmaktadır.
D) Yeni bilgilerin üretilmesi, bunların depolanma sorununu da
beraberinde getirmektedir.
E) Kolay ulaşılabilirliği nedeniyle verilerin dijital ortamda sak-
lanmaşl tercih edilmektedir.
Nazım Hikmet'in düzyazılarında savunduğu şiir anlayışl İle
kendi şiiri tam bir paralellik gösteriyor. Ama bu saptamaları ve
savunmaları, çok katı bir şekilde başka şairlere de uyguladığını
görüyoruz. Ancak İyi şiir söz konuşu olduğunda kuramsal ya
da ideolojik ısrardan kaçınmayı da başarıyor. Dünya görüşüne,
şiir anlayışına uymayan, kendince "İyi olmayan" şairleri eleşti-
riyor. Bu eleştirilerde bazı kavramlar üzerinde duruyor, böylece
boş lafları eleştiri sanmamızı önlüyor.
Bu parçada Nazım Hikmet İle İlgili olarak aşağıdakilerden
hangisine
14. BÖLÜM: PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCE
ODB409DD
MÖ 4500 ile MÖ 2500 yılları arasında Avrupa'da ve Asya'da
Ön - Hint - Avrupa dili olarak adlandırılan ortak bir dil konu-
şuluyordu. Bu dile dair yazılı kayıt yoktur. Ancak dilin yeniden
kurulması için fonetikten yararlanılarak araştırmalar yapılmıştır.
Başlangıçta Doğu Avrupa steplerinde ortaya çıkan Ön - Hint -
Avrupa dilinde son derece önemli bir kelime tartışma konuşu
olmuştur. Bu kelime "parlamak" ve "şafak" anlamına gelen
Latince, Yunanca, Sanskritçe vb. birçok dilde kullanılan "aus"
kelimesidir. Aus kelimesinin yön İle İlişkili olarak Avusturya İçin
doğu, Avustralya için güney anlamında kullanılmış olduğu tah-
min edilmektedir. Güneş doğudan yükseldiği İçin şafak anla-
mına gelen 'tuş" kelimesinin doğuyu anlatmak İçin kullanılmış
olması oldukça mantıklıdır. Ancak Hollandalı bir kaşifin güneye
yani Ekvatora yaklaştıkça Güneş'in etkisinin giderek yoğunlaş-
tığına şahit olarak "şafak veya parlamak” anlamına gelen auş
kelimesini güney yönünü anlatmak için kullanmış olması da hiç
mantıksız değildir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
"ALIŞ" sözcüğü hem Avusturya hem de Avustralya İçin kul-
lanılır.
Ön - Hint - Avrupa dili MÖ 2500den sonra Avrupa'nın bir-
çok yerinde kullanılmıştır.
Avusturya ve Avustralya sözcüklerinin yön bildiren bir söz-
cükten türediği düşünülmektedir.
"ALIŞ" sözcüğünün anlamıyla İlgili bilgiler, Hollandalı bir
kâşifle değişmiştir.
Birçok dilde geçen "auş" sözcüğünün kökenine dair tartış-
malar yaşanmıştır.
O, edebiyatımızın en üretken yazarlarından birisiydi. Kışa Öm-
rüne sığdırdığı on dokuz roman, iki hikâye kitabı ve çok sayıda
tiyatro Oyunuyla yaşadığı döneme damgasını vurmuştu. Ne
yazık ki zaman her şeyi unutturabiliyor, 0 da pek çok meslek-
taşının akıbetine uğradı ve hafızalardan silinip gitti. Geçimini
sadece yazarak sağlamayı tercih etmişti ancak telif ücretlerinin
çok düşük Olduğu yıllarda maddi zorluklar İçinde yaşadı. Bun-
da, sürdürdüğü bohem hayatının da rolü oldu.
Bu parçada söz edilen yazarla İlgili olarak;
I. farklı türlerde eserlere imza atlığı,
II. maddi zorluklar yaşamasının sanatının önüne geçtiği,
III. bunalımlı yapısının ekonomik sıkıntısında payının Olduğu
belirlemelerinden hangileri
A)
B)
C)
D)
E)
Dünya görüşüyle sanatl arasındaki farklara
Şiirleri ve düzyazıları arasındaki ilişkiye
Bazı şairleri eleştirme sebebine
İyi şiirler karşısındaki duruşuna
Düşünceleriyle okur üzerindeki etkisine
A) Yalnız I
D) I veli
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) II ve III