KONU TESTİ 4
Dostluk, iki kişi arasında bir çıkarı amaçlamayan ve sevgi bağı
İle kurulan bir dinamiktir. Ortak yaşam deneyimlerine veya or-
tak yaşam kavrayışlarına dayanır. Yani bir kişiyle dost olmak,
ortak deneyim alanı içerisinde bulunmaya da işaret edebilir;
böyle bir alan olmaksızın dünyaya dair benzer kavrayışlara şa-
hip olmak bakımından ortaklaşmaya da. Modern dünyada in-
sanlar, farklı toplumsal çerçeveler içerisinde kimliklerinin farklı
yönleriyle bulunurlar. Goffman'ın belirttiği gibi günlük yaşamda
benliği bir maskeye sokarak sunarız. Bu bizim iki yüzlü, yalancı
insanlar olduğumuz anlamına gelmez. Tam aksine, bu durum
dostluğun da imkânını yaratacak bir güç İçerir. Nitekim dostla-
rımızı kendi bütünlükleri içerisinde sevsek dahi, onlarla dost
olmamızı sağlayan şey bu tekil görüntülerdir.
Bu parçada dostlukla İlgili olarak;
l. koşulsuz bir ilişki üzerine kurulduğuna,
II. deneyimlerle birlikte bireysel bir şekil aldığına,
III. toplumdaki rollere göre güç kazandığına,
IV. İnsanların gerçek kimliklerini ortaya çıkardığına
numaralanmış yargılardan hangilerine değinilmiştir?
14. BÖLÜM: PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCE
ODEB08CE
Sanat bir kültürün dünyaya en iyi şekilde anlatılma biçimidir. An-
cak sanat dijitalleşmeye başladığında çok çabuk tüketildi ve kısa
zamanda değerini yitiren eserler ortaya çıkmaya başladı. Değe-
rinİ yitiren sanat artık anlamsız ve maneviyatsız olurken sanatı
İcra eden kişi çok çabuk unutulmaya başladı. Popüler kültüre
evrilen sanata artık İnşanlar ayak uyduramaz hâle gelirken hızlı
dijital sanat için insanlar az zamanda çok fazla yıpranmaya baş-
ladı. Sanatın dijitalleşmesi, sanatın arlık maddi çıkar için gerçek-
[eştiğinin simgesi hâline gelmişti. Maddiyat İçin yapılan sanatlar
yüzünden artık eskisi gibi dünyayı etkileyen sanat akımları or-
taya çıkmıyor ve Dalİ, Picasso, Rene Magride gibi isimlerden
sonra etkili bir sanatçı doğmuyor. İnşanlar dijital sanatta yapı-
lan esere değil, eserin gerçekleşme evresindeki yazılıma dikkat
çekmeye başladı. Hızlı tüketen, bağları ve kültürlerinden kopup
tek ve popüler kültür altına sürüklenen insanlar artık daha kolay
yönetilebilir ve daha kolay sürüklenebilir hâle geldi.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisi cıka-
rılamaz?
A) Yalnız I
D) II ve III
B) Yalnız IV
E) III ve IV
C) ıve III
Orijinal adı l, Robot olan ve Türkçesini Ben, Robot ismiyle bildi-
ğİmiz robot Öykülerinden Oluşan antoloji, İlk kez Gnome Press
tarafından 1950'de yayımlanmıştır. Kitap hâline getirilmeden
önce ise bazı öyküler 1940 ve 1950 yılları arasında Amerika'da
yayın yapan bilim kurgu dergilerinde yayımlanmıştır. İçinde
9 adet bilim kurgu Öyküsü barındıran kitapta Asimov, kendi ta-
şarladığı 3 Robot Yasası'nın açıklarını bulup test ediyor. Ol-
dukça sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınan Öyküler; bilim
kurgu okumayı sevmeyen insanların dahi İlgisini çekebilecek
potansiyele sahip, tatmin edici kurgular içeriyor. Her öyküde
3 Robot Yasası'na değinilse de aynı konuları kullanıp Okurunu
sıkmaktansa her Öyküde farklı bir şeyler tattırmayı başarıyor
Asimov. Hikâyelerin birbirleri ile bağlantısı olmamasına rağ-
men aynı Asimov evreninde geçtikleri anlaşılıyor. İnsanlara,
robotlara, İnşan ve robot arasındaki ilişkilere ve en çok da ro-
bot psikolojisine dair öyküler bunlar.
Bu parçadan hareketle Ben, Robot adil eserle İlgili aşağı-
dakilerden hangisi söylenemez?
A) Aynı İçeriğin devamı niteliğinde birçok hikâyeden OlUştUğU
B) Hitap ettiği Okur kitlesinin dışından da birçok kişi tarafın-
dan ilgi gördüğü
C) Farklı hikâyelerden oluşmasına rağmen yazarın tarzını
yansıttığı
D) Kitap olarak yayımlanmadan önce bilim kurgu dergilerinde
boy gösterdiği
E) İçeriğinde yazarın robotlarla ilgili tasarladığı bir yasanın
bulunduğu
A)
B)
C)
D)
E)
Sanatın dijitalleşmesiyle birlikte maneviyatı yok olan bir
anlayış ortaya çıkmıştır.
Çağın gereği olarak dijital teknoloji, sanatsal ürünleri ça-
buk tüketilir hâle getirmiştir.
Dijital yazılım programları; İnsanların sanatsal üretimde,
sürece odaklanmasına neden olmuştur.
Günümüzde isim yapmış sanatçıların ortaya çıkmamasın-
da maddiyatın etkisi vardır.
Sanatın Özgün doğasından ayrılan sanatçılar, geçmişle
gelecek arasındaki bağlantının kopmasına sebep Olur.
'Özel Görelilik Kuramı” ya da "İzafiyet Teorisi", Albert Einstein
tarafından 1905'te Annalen der Physik dergisinde, Hareketli
Cisimlerin Elektrodinamiği Uzerine adlı 2. makalesinde açık-
[anan ve ardından 5. makalesi Bir Cismin Atıllığı Enerji İçeriği
İle Bağlantılı Olabilir mi? başlıklı makaleyle pekiştirilen fizik ku-
ramıdır. Kurama göre bütün varlıklar ve varlığın fiziki olayları
izafidir. Zaman, mekân, hareket, birbirlerinden bağımsız değil-
dir. Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafi olaylardır. Cisim
zamanla, zaman cisimle, mekân hareketle, hareket mekânla
ve dolayışıyla hepsi birbiriyle bağlantılıdır. Bunlardan hiçbiri
müstakil değildir.
Bu parçadan Albert Einstein'in İzafiyet Teorisi İle İlgili,
I. Evrendeki bütün varlıklar birbirleriyle ilişki Çerisindedir.
II. Zaman kavramı açıklanırken cisim, mekân ve hareket
bağlantısı çözülmelidir.
III. Her varlık fiziksel görüntüsünü zaman, mekân ve hareket
ekseninde sürdürebilir.
yargılarından hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I
D) veli
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) II ve III