Örnek Soruyu Değiştir

KONU TESTİ 2 Balzac: "Gerçeğe dönelim, diyordu, Eugenie Grandet ile kim evlenecek?" Bugünün sanat düşünürleri bu itirafları birer sa- natçı düşüncesi olarak kabul etmekten çok uzaktırlar. Bu dünyada romancı ve yarattıkları bir dakika olsun birbirini bı- rakmazlar. Salavin, Duhamel'i yıllarca birçok romanında izleyip durmadı mı? İtalyan romancılarından Annie Vivanti, Divoratori için yazdığı ön sözde bu gerçeği ne güzel belirtir: "Olay kişi- lerini büyük bir neşe ile yarattım. Onlara istediğim şekli ver- dim. Kadınlarım kumral, erkeklerim esmerdi. Birine kıvırcık saçlar verdim, diğerinin çenesine bir çukur koydum. Hoşuma gidenler her türlü şansa sahipti. Hoşuma gitmeyenler ölüme mahkûmdular. Fakat bir gün geldi, onlardan biri artık sözümü dinlemedi. Sonra birini gördüm ki benim uygun bulmamı bek- lemeden istediği gibi hareket ediyordu. Birdenbire anladım ki yarattığım bebekler canlıydı. Sakin villamız benim hayal gü- cümün yaratıklarıyla dolmuştu. Kitaptaki genç Nino kocamdan daha ziyade önem kazanmıştı. Nansi, evin içinde dolaşıyordu." Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) Romancı İçin hayali karakter oluşturmanın belli bir sınırı hiçbir zaman olmamıştır. B) Romancı, karakterlerini İçinde yaşadığı çevreden, çok ya- kından tanıdığı insanlardan seçer. C) Romancı, çağının sanat düşünürleri dışında kendine has bir yol İzlemelidir. D) Romancı, kurgusunu kendi evinden yola çıkarak Oluştu- rursa Özgün karakterler yaratır. E) Romancı için gerçek dünya; İçinde kahramanlarının yaşa- dlğl, geliştiği, Öldüğü dünyadır. Yazılı İletişim, yüz yüze İletişim konumunun bütün kestirme ko- 'aylıklarından yoksundur. Araya giren yüzyıllar ya da coğrafi uzaklık yüzünden bize yabancı birçok Ögeyi, metni kavramak İçin aydınlığa kavuşturmak zorunda kalırız İlkin. Nasıl ki günde- lik konuşmamızda kullandığımız her sözcük, her cümle ancak belli bir İlişkiler, davranışlar bağlamında anlam kazanıyorsa bu durum yazılı metin İçin de geçerlidir. Yazılı metin, Oluştuğu top- lumşal - kültürel koşullar bilinmeden tam olarak anlaşılamaz. Dolayışıyla Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki- 'erden hangisi A) bir yazarın hangi koşullarda ve hangi geleneğin etkisiyle yazdığını bilmek yapıtım anlamamızı sağlar. B) bir sanatçının yazdıklarım tam olarak anlamak İçin tarih biliminden faydalanmamız kaçınılmazdır. C) bir sanat eserinin vermek İstediği mesaj, çağının zihniye- tinden ayrı bir konumda yer alamaz. D) bir yazılı eserin, sözlü eserin verebildiklerine sahip olması yazın dünyasında mümkün olmamıştır. E) bir yapıtın eleştirişinde yalnızca metnin kendisini esas al- mak, yetersiz bir değerlendirmeye neden Olur. 7. BÖLÜM: PARAGRAFTA BOŞ BIRAKILAN YERİ TAMAMLAMA OBC80F82 Dünyada yalnız büyük tasalar, ruhu binbir şüphelerle kayna- şan üstün insanlar yok ya! Tramvay Biletçisi Rıza, İşkembeci Rüstem Usta, Garson Nuri, Belediye Tahsildarı Ahmet, Bek- çi Tabir Ağa, Mamaklı Hasan, Bıçakçı Süleyman, Kumkapılı Melâhat, Topkapılı Hacer de var; onlar da yaşıyor, onların da kendilerine göre meseleleri, dertleri var. Şiir yalnız falan üstada mı, falan büyük adama mı ithaf olunur? Bir vitrin karşısında acı hülyalara dalan Çöpçü Ahmet'i (Vitrinler- Rıfat Ilgaz), kara somunu yavuklusu gibi bağrına basan fırıncı Ahmet Ağa'yı (Ekmeğe Kaside - Fethi Giray) unutuyor musunuz? İşte yeni şiir dediğimiz, Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki- lerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) eski sanat kalitesinden ödün verilerek oluşturulmuş sıra- dan bir kişinin yazabileceği şiirdir sanatın prensiplerini şiirden uzaklaştıran bir grup sanatçı- nın ortaya koyduğu şiirdir şıradan insanların hayatlarından uzak duran, yüksek züm- renin Oluşturduğu bir şiirdir toplumun alt ve üst tabakasından her İnşanın hayat hikâyesini konu edinen bir şiirdir büyük konulara yüz çevirerek silik konuları, küçük tasaları, küçük sevinçleri ele alan şiirdir Öykü, yapısı gereği sınırları net bir şekilde çizilemeyen esnek, kaygan bir tür. Bu nedenle Öykü türünün kurallarını belirlemek 0 kadar da kolay değil. Diğer yazınsal türlerde Olduğu gibi Öy- künün de genelgeçer kuralları yok. Kuşkusuz kurama göre, kurallara göre sanat yapılamaz, yapılmamalıdır. Kuramlar, ku- rallar geçici, yapıtlar İse her zaman kalıcıdır. Ne var ki tüm "İyi Öyküler"in mutlaka belli başlı Özellikleri var. Bir başka deyişle bir Öyküyü beğenmemizin, İyi dememizin ve onların kalıcı hâle gelmelerinin nedenleri var. Bir şair, bir Öykücü, bir romancı İçin en Öğretici yöntem, kuram - teori kitapları değil, bu türlerin İyi Örneklerini okumaktır. Kuram yazıları, incelemeler, eleştiri ya- zıları sadece bir şiirin, bir romanın, bir Öykünün "niye iyi” Oldu- ğunu, sizin o metni niye beğendiğinizi İzah eder. Zaten kuralları bizzat 0 türün İyi Örnekleri, İyi yazarları oluşturur. Çünkü güçlü yapıtlar, kendilerini bir "edebiyat modeli” olarak sunar. Bu doğ- rultuda Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki- lerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) İyi eleştirmenlerin yazılarını okuyarak İyi bir Öykücüde bu- lunmaşı gerekenleri anlayabiliriz İyi bir Öykü okuduğumuzda, bir Öyküde bulunması gerekli temel Özellikleri de Öğreniriz İyi bir yapıt vermenin kuramsal yollarını Öğrenerek kendi- mizi Öykücülükte geliştirebiliriz İyi Öykü Örneklerini okuyarak çağdaş dünyanın Öykücülü- ğündeki gelişmelerden haberdar OlUrUZ İyi bir sanat yapıtı ortaya koymak için kendimize ait bir Öykü kuramı ortaya koyarız