KONU TESTİ 5
OD440FBE
Aşağıdaki parçalardan hangisi "Bir inşan, gülebildiği için
mesleki yaşamında başarılı olabilir mi?" sorusuna cevap
vermektedir?
A) Gülmek insanın doğal olarak yaptığı ve vücutta bir dizi
kimyasal değişiklik ile ortaya çıkan bir durum. Hayatlarını
sürdürürken bir alışkanlık olarak ve tarz olarak daha fazla
gülen insanların bedenlerinde, gülmeyenlere oranla çok
daha pozitif etkiler olduğu biliniyor. Gülme insan sağlığını
doğrudan etkileyerek çok olumlu etkiler yaratabiliyor.
B) Gülmek ruhu besleyen en önemli gıdalardan biri. Günlük
hayatın üzerimize bindirdiği yükün hafifletilmesi ve psi-
kolojik olarak rahatlamamızı sağladığı için birçok olası
hastalığın da önüne geçmemizi sağlıyor. Yapılan araştır-
malara göre gülmeyi başarabilen insanların depresyon,
anksiyete gibi hastalıklara daha az yakalandığı biliniyor.
C) Gülümseme, içerisine girdiğiniz ortamlarda hemen fark
edilmenizi ve sıcak bir hava oluşmasını sağlayan bir ileti-
şim aracı aynı zamanda. Özellikle İlk temas anında karşı-
nızdaki kişiye gülümserseniz çok daha pozitif etkiler yara-
tarak çok daha sağlam ve İyi ilişkiler kurabilirsiniz.
D) Mutlu bir İş yeri, gülen çalışanlar; ilkel beynimiz İçin orta-
mın gergin olmadığı, herkesin güvende Olduğu mesajını
veriyor ve beynimiz kendini korumak İçin plan yapmak,
stres olmak yerine rahatlayabiliyor ve kendi yüksek per-
formansını gösterebiliyor. Dolayışıyla birey, sahip olmak
İstediklerine gülme sayesinde ulaşıyor.
E) Gerçek bir gülümseme, sizin 0 an için hem fiziken hem de
ruhen İdeal bir aşamada Olduğunuzu gösteren doğal bir
tepki aynı zamanda. Bu tepki, sizin Özgüveninizin ve ken-
dinize Olan İnanıcınızın da en yüksek seviyede Olduğunu
çevrenize göstermenizi sağlıyor. Gülümsediğiniz zaman
çevrenizdekiler size daha Olumlu bakıyor.
Şiirden şair, resimden ressam anlarmış; eleştirmen değil. Böy-
le diyenler ne dediklerini biliyorlarsa eserlerini ortaya çıkarma-
malıdır. Şiirlerini şairlere, resimlerini ressamlara göstersinler.
Buna gelmiyorlar, kitapları, resimleri beğenilecek; satın alı-
nacak; bu parayla geçinecekler; bir gün zengin bile olacaklar.
Kimden alacaklar o parayı? Sizden, benden, anlamayanlar-
dan, sanat gücü olmayanlardan... Şiiri eleştirmenin anlayama-
maşı, okuyucunun anlayamamasıyla aynı paraleldedir. Eleş-
tirmen, herhangi bir okuyucudan başka nedir ki? Ne üstündür
herhangi bir okuyucudan ne de aşağı. Yalnız herhangi bir okur,
okuduğu kitap üzerine düşündüklerini yazmaz, eleştirmen ya-
zar. Yazması mı onun anlamadığını gösteriyor?
Bu parçada yazarın yakındığı durum aşağıdakilerden
hangisidir?
12 BÖLÜM: PARAGRAFTA ANA DÜŞÜNCE
Dünya çok renkli. Yaşayan milyarlarca farklı insan ve binlerce
farklı kültür de bu dünyanın renklerini oluşturuyor. Her birinin
dili, gelenekleri, alışkanlıkları farklı. Doğal olarak İhtiyaçları da
farklı. Bir Amerikalı hamburger severek, bir İsviçreli çikolata-
dan hoşlanarak, bir Çinli pirinç severek dünyaya geliyor. Bu
koca gezegenin çok çeşitli ihtiyaçlarına tek bir bakış açışı nasıl
hitap eder, nasıl ihtiyaçlarını karşılayabilir? Örneğin kahvaltısı-
nı çayla yapan bir topluma kim sabah sabah kahve içirebilir?
Dünyada her ülkenin anlayışlarından yavaş yavaş sıyrılarak
benzer yaşam biçimi, benzer zevkler ve benzer tüketim anla-
yışına geçişini sağlamak için artık küresel iletişim stratejileri
geliştirilmeye başlanmıştı. Marshall MCLuhan'ın "global köy"
adını verdiği bu yeni fikirle dünya küreselleşerek artık herkesin
benzer şeyleri tükettiği tek bir pazar hâline gelecekti.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Ulusların birbirinden ayrılan yönleri incelenirken öncelikle
tüketim anlayışlarına bakmak gerekir.
Günümüz pazar anlayışının en büyük hedefi, milletlerin
tüketim alışkanlıklarını tek tipleştirmektir.
Farklı tüketim ihtiyaçları Olan toplumlar, yeni dünya düze-
ninde bu anlayışlarını koruma İçgüdüsüne girer.
Dünya ekonomisinin gıda sektörüne kilitlenmiş olmasının
altında, ulusal tüketim alışkanlıkları yatar.
Küresel İletişim stratejileri, toplumların benzer ve farklı
alışkanlıklarının incelenmesiyle belirlenir.
Fuzuli'nin meşhur Şikâyetname'şi, üzerinden geçen yüzlerce
seneye rağmen hâlâ bizimdir; bizim edebî zenginliklerimizden-
dir. Bugün hâlâ bize, en azından "Selâm verdim, rüşvet de-
ğİldİr deyü almadılar." cümlesi İle bir şeyler söylemektedir. Bu
şikâyetini Nişancı Celâlzâde Mustafa Çelebi'ye telefonla bildi-
ren bir Fuzûlî, bizim için uğradığı haksızlık karşısında sızlanan
bir ihtiyarcıktan Öte ne İfade ederdi? Toplamı binlerce sayfa tu-
tan mektuplarına karşılık, Magosa'da ahbabıyla cebindeki tele-
fon vasıtasıyla "mesajlaşan" yahut önündeki "laptop"u aracılı-
ğıyla "chat"leşen bir Namık KemaMn edebî ve tarihî değerinin
bir cephesi noksan kalmaz mıydı?
Bu parçada edebi eserin hangi yönü üzerinde durulmuştur?
A)
B)
C)
D)
E)
Eleştirmenlerin sanattan anlamadığının düşünülmesi
Sanat eleştirmenlerinin hak etlikleri değeri görmemesi
Eleştirmen ile okuyucunun aynı kefeye koyulması
Sanatçıların, kendi eserlerini eleştiriye kapatması
Sanattan anlamayanların eleştirmenliğe soyunması
A)
B)
C)
D)
E)
Gelişen teknolojiye yenik düşmesi
İçeriği ve taşıdığı değerle sınırlarını aşması
Zamanın değişen koşullarına ayak uydurması
Teknolojik araçlarla İfade edilemeyecek yapısının olması
Geçmişle gelecek arasında köprü kurması