Örnek Soruyu Değiştir

KONU ÖZETİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK TİYATROSU 2 1950-1960 YILLARI TÜRK TİYATROSU 1950'li yılları etkileyen en önemli siyasi olay, 1946'da çok partili siyasi yaşama geçiştir. Bu durumun Türkiye'de meydana getirdiği köklü dönüşümün etkileri, tiyatro dünyasında da görülür. Türk tiyatrosu başta oyun yazarlığı olmak üzere kurumsallaşma, oyunculuk, eleştiri gibi alanlarda yeni arayışlarla bir dönüşüm sürecine girer. 1949 yılında Devlet Tiyatrolarının kurulması, Halkevleri ve Köy Enstitülerindeki tiyatro etkinlikleri, özel tiyatroların İstanbul dışında da yaygınlaşması bu dönemin önemli gelişmelerindendir. Üniversite düzeyinde tiyatro eğitiminin gündeme getirilmesi ve tiyatro eleştirisinin giderek önem kazanmaya başlaması tiyatronun gelişimini hızlandıran etkenler olur. 1950'li yıllarda tiyatro adına atılan bu yeni adımlar Türk tiyatrosunun Altın Çağ'ı olarak nitelendirilen 1960 sonrası tiyatro yaşantısının temelini oluşturur. 1950'li yıllarda tiyatro Batılılaşma; geleneksel-modern yaşam ve kuşak çatışması; aile kurumundaki sıkıntılar; aydın kişinin kendisine ve topluma yabancılaşması; çok partili hayata geçilmesiyle devlet yönetimine ilişkin siyasal sorunlar; ekonomik sıkıntılar, tarih, efsane ve mitolojiden alınan konuları ele almıştır. Bu dönemin tiyatro eserlerinde kullanılan açık ve yalın bir dil, somut bir anlatım üslubun belirleyici özellikleri olmuştur. 1960-1970 YILLARI TÜRK TİYATROSU Darbeyle açılan ve darbeyle kapanan 1960'11 yıllar, Türk tiyatrosunun en parlak ve hareketli dönemlerinden biri Olur. Özel tiyatroların artması ve politik hayattaki canlılığın tiyatroya yansımasıyla hareketli bir tiyatro yaşamı ortaya çıkar ve seyirci sayısı artar. Akademik düzeyde tiyatro eğitimi yapılması, tiyatro sanatı konusunda bilimsel araştırmaların çoğalması ve tiyatro eleştirilerinin gelişmesi de bu dönemde Türk tiyatrosunun gelişmesine katkıda bulunur. 1960'lı yıllarda yeni yazarlar yetişir, oyunların konuları çeşitlenir; absürt ve epik tiyatro gibi yeni türler denenir. Tiyatro sahnesi ekonomi, siyaset ve günlük yaşamdaki değişimlerle bunlardan kaynaklanan sorunların tartışıldığı önemli platformlardan biri olur. Bu dönem yazarlarından bir bölümü mitoloji, tarih, masal gibi kaynaklardan beslenerek güncel sorunlara yaklaşmış, bu kaynakların sağladığı estetik olanaklardan da yararlanarak çeşitli ürünler vermiştir. Kimi yazarlar bireyin iç dünyasına eğilmiş; iç dünyasında ve yakın ilişkilerinde yaşadığı çelişkileri evrensel bağlamda yansıtmıştır. Bazı yazarlar bireyin iç dünyasına eğildikleri oyunlarda, soyut ve simgeci bir yaklaşımı benimsemiştir. Bu dönemde köy oyunları olarak adlandırılan oyunlar yazılmış; bu oyunlarda sömürü, yoksulluk, geri kalmışlık, kadının toplumsal konumu ve benzeri sorunlar ele alınmıştır. Köyden kente göç ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sorunların işlendiği oyunlar bu dönemin bir diğer öbeğini oluşturur. Bu dönem yazarlarının yoğun olarak ele aldığı bir başka konu da dar gelirli aileler ve bu türden ailelerin yaşadığı sıkıntılardır. Kimi oyunlarda siyasi düzenin eleştirisi yapılmış ve oyunlara siyasi bir içerik kazandırılmıştır. TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI - AYT MEBİ KONU ÖZETLERİ 159