Örnek Soruyu Değiştir

Kök-Gövde-Ek BiçiM BiL6isi 9 KÖK VE GÖVDE KÖK Sözcükte bulunan tiitim pprn ve çekim çıkarıldıktan son- ra daha küçük parçalara ayrdarnayan ve sözcüğün ternel arda- mını karşılayan bölüme kök adı v«İIİr. "Kök'ü sözcüğün geneliyle anlamlı en küçük puçaya bakmalıyız. Örneğin, "ka- zartç- sözcüğüme 'kaz- , "kaza-, "kazan- maşına rağrn«ı sözcüğün wıeliyle anlam bağı olmadğı İçin kök sayıknaz. Burada kök, WWiy18 anlam düren "kum- • sözcüğüdW. Köklerin Özellikleri Kökler İşim veya fiil kökü olarak aynhr. -mak. -mek mastar ekini getirebildiğimiz kökler fi" kökü, getiremedğhniz kök- lor iso İsim köküdür: dağ, kol, ev, Su, göz, çay Türk, kaya... gibi İşim İç, kd-, say-, S8V-, otur- . „ köklü İse fiil kthüdür. q q Hem İsim hem fiil kökü olarak kullanılabilen köklere "ortak kök- EV/ boyat". Boyayı tMvara süm (sim) Sesteş kökleri Ortak köklerle karıştırmamahyız. Ortak kök- q ler araşmda anlam bağı bunmurken sesteş kökW anlam bağ' bulunmaz: (mevsirn ismi), yaz- (N) - s«teş yaş (zanm isim), yaş (ıslak, isim) — sest« al (renk isrni), al (tuzak, - bay (zengin kimse), bay (saygı sözü) - sw (v«nik), Sr (gizli şey) - sesteş kalın (İnce karşıtı), (armağ@ - Türkçede kökler tek fakat çok he- celi olanlar da vudr•. Ana, damga, otur-, öğen-, kıM... gibi. Türkçede kimi her zaman kök Yaş: yapdl, KüçİM: küçücük, küçük" Yüksek: yüksecik, yükselen, yükseldi Alçak: alçacık, alçdmış Ufak: ufacık, ufdan Baş: başlamak, bawmak, tophm Ben: bencil, IŞI-: Işık, Işıl, İşit' AVANTAJ Yabancı sözcükler Türkçe yapım eki almadığı sihece basit bakkal, hatım samt, cerrah, miMyet„. Türkçede kimi köklerin tespiti ÖzeüİkIe ses düşmesinden Ötürü zor kökü): M"di, koku (ad kökü): kokWmş, koklayan, kokkıyor... sızı (ad kökü): sızlayan, sızlıyor... (ad beşleyecek, (ad kökü): wamuş, . oyt.m (ad kökü): aynam... berüz (ad kökü): benziyor, Öz (ad kökü): öüûyw, özkyip„. iz (ad kökü): izliyor, hleyerek.„ yaş (ad kökü): yaşadı „ . GÖVDE Yapım ekleriyle türetilmiş sözcüklere gövde delir. Gövde, kö- küh yapm eki almış hâlidr. de kökler gibi İşim ve fiil gövdesi olmak üzere ikiye amir. göz (İsh kökü), göz-cü (İsirn gövdesi), göz*- (fü EKLER Cümle İçinde sözcükler Nişkİl«İ kurmak mi sözcük türetmek arnacıyla kök ve gövdelerin so- ruma şeşl«e ek d". öğretnwü smıfa koştu. • yer alan *'eri hceleyelhn: Bu eklerden -ce ve -n»n, diğ« -a, -tu) İşlevi bakl- mndan farkhdr. Çünkü -ce eki bir ulus adl olan İngiliz sözcüğü- nim o ulusul konuştuğu yeni cük yapıyor: hgMizce. Aynı şekilde -men eki, tir kimseye bir ko- tilqİ ve beceri kazandırmak Müanuna gelen öğretrnek fü- gelip işi bilgi ve beceri kazandırmak Olan kime an- lamında yeni bir sözcük yapım: Öğretnwy. Burada İngiliz ve Öğret- köklerinden yeni sözcükW yapan bu tür eklere yqym Aynı cthnlede alan -i, -a, -tu eklMİyse soruma geldikl«i söz- cüd«İn anlammı değişthniyor, onlarthn Mü sözcükler W. Sözcükl«in anlarnıru değiştirmeyen böyle ekl«e de çekim denir. DH işl«ük kazanır. Sözcükl«k'l yan yana gelmesi•yle cüm- 18 kurulamaz. duygu ve düşihceler iletilemez. çocuk / hastane I ağlamak / gitmek sözcükl«hi yana getirdiğimiz- de bir cümle kurmuş olmayız. Bu sözcükl«in anlamlı oluşturması amak eklerle mümkündür. YAYINLARI 91