5.
6.
Kimi yazar ve düşünürler, dünya genelinde ahlaksal norm
ve ilkelerin farklılık ve çeşitliliğinden yola çıkarak genel ge-
çer etik ilkelerin olanağına karşı çıkarlar. Çeşitli kültürlerdeki
farklılıklara İlişkin bu olgusal durumdan "tüm değerlerin gö-
reliliği düşüncesine varılmakta, dolayışıyla koşulsuz ve tüm
insanları birleştirici ahlaksal normların hiçbir zaman mevcut
olmadığı ve bundan sonra da olamayacağı" sonucuna ula-
şllmaktadır.
Parçada sözü edilen yazar ve düşünürlerin aşağıdaki-
lerden hangisini reddetmesi beklenir?
A) Etik yaşamın varlığını
B) İnsanın mutlu olamayacağını
C) Ahlaki kuralların değiştiğini
D) Sezgisel kavrayışların önemini
E) Ahlaki kuralların evrenselliğini
Kendine hâkim olma, cesaret, adalet, bilgelik, çalışkanlık,
doğruluk, ölçülülük gibi erdemler insanlar tarafından yaşam-
da uygulandığında ortaya çıkar. Çünkü erdemi İfade eden
sözler, erdemli olmak için yeterli değildir. Çünkü erdem alanı
bilgisel bir alan değil, pratik bir alandır. Erdemler kişi tara-
tından gerçekleştirildiği anda erdem hâline gelir. Bu sebep-
le zor zamanda dahi doğruyu söyleyebilme cesareti erdem
iken, cesaret hakkında binlerce ciltlik bilgi birikimi olan kişi-
nin durumu erdem Olarak adlandırılamaz, Bu yüzden ada-
let, cesaret, doğruluk gibi vasıflara erdem denilebilmesi için
pratik olarak hayat İçerisinde gerçekleşmiş olması gerekir,
Bu parçada erdemin hangi yönü vurgulanmaktadır?
A) Gözlenebilmesinin çok zor olduğu
B) Sonucun bireye yarar sağladığı
C) Eylem alanına da taşınması gerektiği
D) Mutluluk verdiği ölçüde değerli olabileceği
E) Ölçülü bir eyleme yol açtığı
7.
8.
İçinde yaşadığımız dünya geçici ve yalan bir dünyadır. Duyu
verilerimizin bize sağladığı veriler ve buna bağlı olarak Olu-
Şan bilgilerimiz yanıltıcıdır. Tek gerçek Tanrı'nın iradesidir.
Tanrı'nın İradesi mutlak İyilik, güzellik ve doğruluktur, En
yüksek değer mutluluk değil, erdemdir. Erdem ise Tanrıya
boyun eğmektir. Çünkü sadece Tanrı, inşanın kurtarıcısıdır.
Bu parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisi vurgulan-
maktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Ahlaki eylemin belirleyicisi tanrısal motiflerdir.
Erdemli birey görüşlerini yaşamına uygulayandır.
Mutluluk değişken olduğundan sürekli olmaz.
İnşan eylemlerinde Özgürdür.
Ahlaki eylem olabildiğince çok kişiye yarar sağlayan ey-
lemdir.
İnşan kendini bilmeli ve nefsinin eşiri olmamalıdır. Gözünü
iyice gözetmeli ve dilini de her türlü kötü sözlerden sakı-
narak korumalıdır. Kendisini bilen, kendi nefsinin eşiri Ol-
mayan, kendisini iyi gözetip kötü davranış ve hareketleri
yapmaktan alıkoyan ve kendisine hakim olan insan ömrü
boyunca doğruluk yolunda yürür ve bu yoldan ayrılmaz. Bu
ise onun hayatının sevinç ve mutluluk içinde geçmesine
vesile olur. Bunun tersi davranış ve hareketlerde bulunan
inşan, birçok kötülüğe bulaşacağından, bu onun hayatının
huzursuzluk içinde geçmesine neden Olur.
z
Buna göre İnşanın mutlu olması aşağıdakilerden han-
gisine bağlıdır?
o
A)
B)
C)
D)
E)
Hazlarını doyurmasına
Bilgili Olmasına
Olçülü olmasına
Ödev ahlakına uymasına
Kendine egemen olmasına
69