5. Kendini tanımak, yolunu çizebilmek için... "Benim kitap yazan
olmakla uzaktan yakından bir ilgim yok; benim bütün meselem,
kendi yaşamıma yön vermek. Benim tek işim, tek uğraşım bu.”
diyen Montaigne kendi yaşamına yön vermek için yazar. Pek
çok yazarın amacı budur. Onlar; evrenin anahtarını bulabil-
mek, hakikate değebilmek için yazar. Çünkü yazmak; uzun bir
serüvene çıkmak, yeni evrenler keşfetmek, kendini ve evreni
tanımak için sorular sormaktır. Yazarak sorar ve sorularının
peşinden gider.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Bazı yazarlar; yazarak hayatlarını tamamlamayı, yaşadık-
larına ilişkin bir kanıt bırakmayı arzularlar
B) Yazarlar, bazen yazılarının arkasına sığınıp hayatın saldırı-
larından kendini korumak isterler
C) Yazmak, dar ve sıkıntılı günlerde alınan nefestir; karanlık-
lara ışık olmak, paylaşmak ve sevgi anlayışıdır
D) Saygı duyulmak, kabul edilmek, söylenecek sözlerin oldu-
ğunu duyurmak ve sevilmek için yazılır
E) Yazarlar, zaman zaman sadece kendi kendine sorduğu
ama cevaplayamadığı sorular için de yazarlar
6.
Z
8,
İnsanoğlu, kendilerini mutlu eden değer yargıları sayesinde bir
arada yaşadı ve medeniyetler kurdu. Ancak zaman içinde bu
değer yargılarını unutarak iki şeye bağlandı: para ve makam.
İnsanlar, bunlara sahip oldukları zaman daha mutlu olacaklarını
zannetti. Fakat bunlara sahip olduklarında kendilerini yücelten
ve mutlu eden değer yargılarından daha da uzaklaştı. Böylece
sadece maddeye inanan, madde dışında hiçbir şeye değer ver-
meyen toplumlar meydana geldi. Bu maddeci anlayış, insanlar
arasında gittikçe yayıldı. Özellikle 19 ve 20. yüzyılda pozitivist
felsefenin hakimiyeti ile insanlar sadece gözlem ve deneye,
onun sonuçlarına inanır oldu. Fakat bu maddeci yaklaşım, yüz-
yıllar boyunca insanları mutlu etmeye yetmedi. İçine kapanık ve
değer yargılarından uzak bir insan topluluğu meydana getirdi.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Para ve makama önem veren toplumlarda felsefi düşünce
daha çok gelişmiştir.
Toplumları huzurlu hâle getiren, bireyleri bir arada tutan;
değer yargılarıdır.
Değerleri öne çıkaran felsefi anlayışlar, toplumların mutluluk
anlayışını değiştirmiştir.
İnsanlar arasındaki sosyal ilişkilerin bozulmasına pozitivist
felsefe neden olmuştur.
İçine kapanık bireylerin çoğunlukta olduğu toplumların
kurdukları medeniyet kalıcı olamamıştır.
Televizyon reklamcılığının en önemli özelliği çeşitli sanatlardan
yararlanmasına rağmen, sanatsal bir yüceltme aramasıdır. İz-
leyici etkilemeyi, yaymak istediği sözleri belleklere sokmayı
kendine özgü yöntemlerle yaparken güzellik, doğruluk gibi
sanatsal kaygılara asla yenik düşmez. Reklamla sağlanmak
istenen ne olabilir? Reklam, bunu gerçekleştiriyorsa sa-
natsal olmak gibi toplumun az bir kesiminden başka kimseyi
ilgilendirmeyen boş özellikler taşımasa ne olur?
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Ürünün adını duyurmak ve ürüne olabildiğince çok alıcı
bulmayı sağlamak.
İnsanları mutlu edebilmenin yollarını aramak.
Reklamı yayımlamadan kuruluşa maddi destek sağlamak.
Monotonluğu ortadan kaldırıp izleyicide canlılık yaratmak
İzleyiciyi TV karşısında sabitlemek.
(l) Birçoğumuzun elinden çıkarmaya kıyamadığı eşyalar vardır.
(II) Kimimiz için bu, anneannemizden kalma bir kahve finca-
nıyken kimimiz için babamızın gençken kullandığı bir kravat
iğnesi ya da çocukken oynadığı oyuncaklar olabilir. (III) Çoğu
zaman atmaya kıyamadığımız eski eşyalar bazen evde kapla-
dıkları hacim yüzünden bir probleme dönüşür. (IV) Hepimiz bizim
için değerli olan bu eşyaları özenle saklar, hiç bozulmadan
kalmalarını, yok olmamalarını isteriz. (V) Bunun nedeni sahip
oldukları manevi değer ve bize hatırlattıkları anılardır. (VI) Onlar
var oldukça sahip oldukları anlamları da yaşatırlar, tıpkı kültür
varlıklarının geçmişte yaşamış insanlara dair bilgileri günümüze
kadar yaşatması gibi. (VII) Bu yüzden özel bir eşya bir insan
için ne kadar önemliyse bir kültür varlığı da tüm insanlık için
en az o kadar önemlidir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin
akışını bozmaktadır?
B) III
c) ıv
157