kendine ygğj!.gmyur (yakıştıramıyor) inşan, yanıldı-
ğını ya işine geliyor başkalarını yanılttığını gizlemek ya
da yanılıp yanılttığını kendi de bilmiyor. Sık sık eylemle-
rinde amaçtan uzak düşer inşan, sürçer (hata yapar).
Düzgün yapayım der, eğriye sapıverir; iyi olsun der, kötü
çıkar elinden. Bunu hep bildiğimiz içindir ki bir
bağışlama (hoş görme) sözü olarak kullanırız
'yanılma"yı. "Yanıldım"la, "yanıldın"la
insan
dokunulmazlığı (erişilmezliği) ile ilgili istesek de değişti-
remeyeceğimiz doğal bir zorunluluğu açığa vururuz
(belli ederiz).
Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin an-
lamı, parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuş-
mamaktadır?
C) III
D) ıv
Dil bilgisi kitaplarında gördüğüm en önemli eksik, ağaç-
lara bakarken ormanı görmemek. Dil bilgisi; depolana
cak, zamanı geldiğinde çıkarılıp gösterilecek kuru bir
bilgi değildir. Dili, doğru kullanmak için öğrenilir. Yoksa
derslerde de çoğu zaman dediğim gibi hiçbir zaman,
"gecenin ilerleyen saatlerinde" bir "dolaylı tümleç" konu-
su açılmayacaktır ki bu konudaki bilgisini sergileyip alkış
alsın insanımız.
Bu parçada altı çizili sözle vurgulanmak istenen
aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
TYTU451-2
Dil kurallarının ezberlenmesinin gereksiz olduğu
Dil bilgisinin teorik olarak öğrenilmesinin yeterli ol-
düğü
Dilin günlük hayatta doğru kullanımının azaldığı
Dilin genel yapısını ve işleyişini kavramak gerektiği
Dil bilgisi kurallarının birbiriyle bağlantılı olduğu
Diğer sayfaya geçiniz.