KAVRAYALIM
Söz Yorumu
Test
10
Cumhuriyet'in İlk yıllarında soluğU kesilmiş görünen divan şiiri,
güçlü temsilcileri aracılığıyla yaşamını sürdürüyordu. Garipçile-
rin günlük dile dayalı bir şöylemle yola çıkmaları belki de en çok
divan şiiri geleneğine bakışı değiştirdi. Çünkü Garipçiler önce-
likle bu gelenek yüzünden yozlaştığını düşündükleri Türk şiiri
nin makyajını silmiştir.
Bu cümledeki altı çizili sözlerle anlatılmak istenenler aşağı-
dakilerden hangisinde şırasıyla verilmiştir?
2.
3.
4.
5.
Bir yazının söz örgüsündeki fazlalıklar, yazarının yazı İşinde piş
mediğinin kanıtıdır. Ayrıca onun dil duyarlığının yeterince geliş-
mediğini de gösterir. Çünkü sözcüklerin seçimi, cümle düzeni
içindeki bağlaşım, cümlenin İç ve dış yapısı tek boyutlu bir İş
değildir. Türlü etkenlerin payı vardır bunda. Bu etkenleri yön-
lendiren yazma gücüne, dil duyarlılığı diyebiliriz. Yazarı, Öbür
bireylerden ayıran, bu duyarlılığıdır. Düşünce ve duyguyu, söz
yükünün altında ezen kişilerde bu duyarlılık yeterince gelişme-
mİştİr.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakiler-
den hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
ilgi görmemek - dönüm noktası olmak
geçmişte kalmak - konuları basitleştirmek
ortadan kalkmak - gerçek kimliğine kavuşturmak
etkisini yitirmek • dili süslü anlatımdan arındırmak
gündemde olmamak - özgün bir dil oluşturmak
A)
B)
C)
D)
E)
Yapıtın anlamsal zenginliğini gereksiz sözlerle gölgelemek
Görüş ve düşünceleri, etkili sözlerle anlatamamak
Asıl anlatılmak isteneni dolaylı değil, doğrudan bir biçimde
vermek
Sözcüklere bilinen anlamlannın dışında yeni ve farklı anlam-
lar kazandıramamak
Duygu ve düşünceyi, mantıklı bir zeminde birleştirememek
Akımlar, gelişecekleri ortamları bulduklarında sürgünlerini ala-
bildiğine vermeye başlar. 18. yüzyıl ve sonrası, modernizm için
böyle bir dönemdi. Balzac kendi ana yurdunda nasıl görüyorsa
dünyayı, Tolstoy da öbür uçta aynı görüyordu. Bu açıdan mo-
dernizm, edebiyatı yurlsuzlaşlırdı. Artık inşan, -nerede anlatılır-
sa anlatılsın- acıları, sevinçleri, hüzünleri ve sorunlarıyla aynı in-
sandı.
Bu parçada geçen "edebiyatın yurtsuzlaşmaşl" sözüyle ede-
biyatla İlgili olarak anlatılmak İstenen aşağıdakilerden han-
gişidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Gerçeklerle bağının kalmaması
Yerellikten sıyrılıp evrensel bir nitelik taşıması
Geçmişle tüm bağlarını koparması
Eski dönemlerdeki kadar İlgi görmemesi
Toplumsal yaşamın dışına itilmesi
Belli dönemlerde yazarların edebiyat anlayışlarında ortak yöne-
[imler olur. Bu dönemlerde oluşturulan yapıtlara bakarsak bun-
[arın belirli duyguları, düşünceleri, toplumdaki eğilimleri anlat-
tığını görürüz. Elbette nitelik yönünden farklılıklar gösteren bu
yapıtların yanında dairenin dışında kalanlar da vardır. Ne yazık
ki bunlar arasında nitelikli olanlar da dönemin yönelimleri nede-
niyle gözden ırak kalmıştır.
Bu parçada altl çizili sözle, sözü edilen yapıtlarla İlgili olarak
aşağıdakilerden hangisi anlatılmak İstenmiştir?
Benim tek bir ustam yok, ustalarım var ve bunlar bir soy ağacı
gibidir. Söz gelimi, büyükbaba Anton Çehov, oğul Ernest
Hemingway, torun John Cheever ve her zaman kalp cebimde
taşıdığım dost Sait Faik Abasıyanık ve onların yazdığı öyküler,
benim yolumu aydınlatan birer gibidir. Karakterlerin gelişimi
ve değişimi, olayın kurgulanması ve açımlanması, dilin eğilip
bükülmesi gibi pek çok konuda onları referans alırım. Ancak
bu, onların kötü bir taklitçisi olduğum anlamına gelmez. Çünkü
ışığı onlar tutsa da kendi yolumu açmasını bilirim.
Bu parçada altı çizili sözle, yazarın kendisiyle İlgili anlatmak
istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sadece meraklıları tarafından bilindiği
OlUştUrUldUğU dönemi yansıtmadığı
Niteliksizliğinden dolayı İlgi görmediği
Nitelikli olanların bir süre sonra fark edileceği
İçerik yönüyle genel eğilimden ayrıldığı
A)
B)
C)
D)
E)
Yapıtlarının dilini ve içeriğini başarılı yazarlara bakarak bi-
çimlendirdiği
Ne kadar özgün olmayı amaçlasa da yapıtlannın, yazdığı tü-
rün klasikleriyle dilsel ve tematik benzerliklerinin bulunduğu
Farklı uluslardan yazarların etkisinde kalsa da kendi kültü-
Tüne Özgü yerel renkleri yansıtmayı ihmal etmediği
Yapıtlarının dilini ve İçeriğini biçimlendirirken zengin bir kay-
naktan beslendiği
Başkasından etkilense de kendine özgü bir yazınsal kişilik
geliştirmeyi başardığı