KAVRAYALIM
Paragrafta Konu ve Ana Düşünce
Test
2.
Yazarların kendi yazdıklarını yayımlandıktan sonra okumaktan
korkmaları gibi, kimi iyi okurlar da eskiden baş tacı ettikleri ya-
zarları yeniden okumaya korkar. Sevdiklerini gözden düşürmek
istemez. Geçmişte önemli bir yerde gördüğümüz yazarlar, bu-
lundukları dönemi yansıttıkları için tarihsel bakımdan eskimez
elbette. Ama bir de romanı ya da öyküyü değerlendirirken oku-
run edebiyatın değişim ve gelişim çizgisinin gerisinde kalma-
ması gerekir.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Okur, sevdiği bir sanatçıyı değerIendirirken edebiyattaki ni-
teliksel ilerlemeyi dikkate almalıdır.
B) Yazınsal yapıtlar, onları okuyan kişiler var oldukça unutul-
C) Yazarın, toplumsal alandaki değişimleri memesi bir zorun-
luluktur.
D) Her okurun okuma zevkini belirleyen farklı ölçütler vardır.
E) Büyük sanatçılar, her dönemde yeniymiş gibi okunmaya de-
vam ederler.
Sakil bir madeni ortaya çıkarmaya çalışmıyorum. Ölü bir kültür
İçinde yaşamak huyum değil. Edebiyat tarihini yalnızca klasik-
[erden oluşan bir yapı olarak gören keyfi anlayıştan söz eder
Edward Said. Bu türden bizde de çoktur. Klasikler, ustalar der-
ken bugün yazılanları okumayan, yaşlı, erkek ve kadın yazar
lar kolayca çoğalmıştır. Sürekli olarak Ahmet Mithat, Halid Ziya,
Mehmet Rauf, Halide Edip okuyorlarmış gibi...
Bu parçaya göre düzyazı İle İlgili yanlış anlayış aşağıdaki-
lerden hangisidir?
A) Yeni yazarların klasik sanatçıların yapıtlarını dikkate alma
dan yapıtlar vermesi
B) Edebiyatın klasiklerden İbaret görülmesi nedeniyle çağdaş
yazarların okunmaması
C) Şiirsel anlatım tekniklerinden düzyazıda yararlanma yoluna
gidilmemesi
D) Eski yapıtların korunması gereken birer hazine olarak görül-
mesi
E) Düzyazının, soyutlama yöntemleriyle kendisini yenilemesi
3.
4.
Kahvaltılık alışveriş için markete gittiğimizde çeşitli yumurta se-
çenekleriyle karşılaşırız. Organik, çift sarılı, büyük, kahverengi,
beyaz gibi birçok çeşit arasından birine yöneliriz. Kendimizce
bir gerekçemiz olabilir. Ama unutmayalım ki kabuk kalınlığı tavu-
ğun yaşıyla ilgilidir. Genç tavukların yumurtası daha serttir. Yu-
murlanın rengi, tavuğun kulakçık rengiyle ilgilidir. Kulakçık ren-
gini, tıpkı insanların deri rengini belirlediği gibi kalıtsal özellikler
belirler. Buna göre beyaz yumurtalar genellikle açık renkli ya da
beyaz kulakçığı olan tavuklardan çıkarken kahverengi yumurta-
lar kırmızı kulakçıklı lavuklar tarafından yumurtlanır. Yumurtala-
rın lezzetini ve besin değerini kabuk rengiyle veya ebadıyla de-
ğİI, tavuğun neyle beslendiği belirler.
Bu parçadan "yumurta" ile ilgili olarak aşağıdakilerden han-
gişİne ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
En çok kahvaltılarda tercih edildiği
Görünüşüne aldanmamak gerektiği
Seçilmesini, renginin ve büyüklüğünün belirlediği
Beşin değeri yüksek olanların daha lezzetli Olduğu
Besleyiciliğinin, tavuğun cinsiyle yakından İlişkili Olduğu
Pragmatist felsefeye göre eğitim durumları yaşamın kendisi ol-
malıdır. Bu felsefeye göre eğilimde konu; yaşamda kullanılabi-
lecek bilgi, beceri ve sorunlann çözümüne yönelik davranışlann
edinilmesini içermelidir. Pragmatist eğilimde bireylere toplum-
sal yaşamda işe yaracak, işleri kolaylaştıracak bilgi, beceri ve
tutumların verilmesi amaçlanır. Eğitim programının temel ama-
CI, bireyi yaşama hazırlamaktır. Pratik yönü, gözlem ve deneye
ağırlık veren bir felsefe olmasından ötürü öğretim süreçleri uy-
gulamaya yönelik etkinlikleri içerir.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi pragmatist felse-
fenin eğitim alanında İlke edindiği bir slogan olabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Gerçekleri değil, düşünmek için aklını eğit.
Eğitimin kökleri acı, meyveleri tatlıdır.
Yaparak Öğren, yaptırarak Öğret.
En çok hürriyet nerede İse en çok eğitim oradadır.
İnsanları iyi terbiye et ki onlarda bulunan kabiliyetler olabil-
diğince gelişsin.