KAVRAYALIM
Paragrafta Konu ve Ana Düşünce
Test
2.
Yazarlar, yaşanmışlıktan yola çıkarak yazıyor bazı romanlarını.
Ancak biliyorlar ki roman yazmak yaşanmış bir olayı aktarmak
değildir. Bu yazarlar, yaşanmış olayın kendilerindeki çağrşım-
[arını yazıyor. Burada da yazarların birikimi ve hayal gücü dev-
reye giriyor. Dil ve üslup da çok önemli elbette. Zaten bunlar
olmadığında yani "olay" farklı bir biçime, kurguya hatta içeriğe
dönüşmediğinde yazılan şey roman değil de belge, kuru bir ha-
ber oluyor.
Bu parçada aşıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A) Bir edebî eserde önemli olan, anlatılandan çok yazarın dil
ve anlatımıdır.
B) Sanatçının roman yazarken yaşadıklarından beslenmesi do-
ğal bir durumdur.
C) Gerçek olaylardan yararlanmayan romanların toplumda bir
karşılık bulması çok zordur.
D) Haber metni ile roman arasındaki en önemli fark, haber met-
ninin gerçeklere dayanmasıdır.
E) Yazarlar, yaşanmış bir olayı kendi hayal güçleriyle yeniden
kurgulayarak romanlaştırır.
Her şeyden Önce popüler edebiyatın reddi binlerce inşanın Oku-
düğü, paylaştığı bir alanın görmezden gelinmesi demektir. Ör-
neğİn bizdeki en başarılı popüler türlerden biri polisiyelerdir.
Edebiyatçılar ve eleştirmenler, polisiyeyi ciddiye almayıp, hiçbir
çalışma yapmayınca binlerce okurun edebiyat olarak kabul etti-
ği bir alana dair söyleyecek hiçbir sözü olmuyor. Yani ne kadar
kötü de olsa toplumun "roman" dediği eserleri incelemek, sınıl-
lamak, geçmişten bugüne gelişimini araştırmak zorundayız. An-
cak böyle bir yaklaşımla toplumun popüler eserleri neden daha
çok okuduğu anlaşılabilir.
Bu parçada özellikle aşağıdakilerin hangisinden yakınıl-
maktadır?
A) Popüler edebiyatın toplumun geneli tarafından kabul edilip
benimsenmesinden
B) Edebiyat çevrelerinin popüler edebiyatı ciddiye alıp gerekli
değerlendirmeleri yapmamasından
C) Gerçek sanat yapıtlarının hızla gelişen popüler edebiyatın
gölgesinde kalmasından
D) Polisiye romanların popüler edebiyatın içinde değerlendiril-
diği için gerçek değerinin anlaşılmamasından
E) Popüler edebiyat alanında verilen ürünlerin gittikçe daha ni-
telikli ürünlere dönüştüğünün görmezden gelinmesinden
3.
4.
Heisenberg, atomları parçaları bulunan şeyler olarak değil, kav-
ramsal olarak ele alan Yunan felsefesine, Platon ve atomistlere
ilgi duydu. Fizikçilerin çoğu atomlann fiziksel resimlerini yapma-
yı denerken Heisenberg, atomların Güneş sistemine benzeyen,
elektronların belirli yarıçaplarda çekirdeğin etrafında döndüğü-
nü gösteren resimlerinden uzak durdu. Heisenberg, atomların
ne olduklarıyla değil, ne yaptıklanyla, enerji geçişleriyle ilgilen-
di. Matematiksel olarak ilerleyerek atomların geçişlerini sayıların
bir dizisi olarak tanımladı. Matematiksel becerilerini kullanarak
bu sayı dizilerinin uyduğu kuralları buldu ve bunları atomik sü-
reçleri hesaplamakta kullandı. Çalışmasını arkadaşı Max Born'a
gösterdi. Born, Heisenberg'in sayı dizisinde matrisler matemati-
ğini kavradı. Born, öğrencisi Pascual Jordan'ın yardımını istedi
ve ayrıntılar üzerinde birlikte çalıştılar. Born ve Jordan; Heisen-
berg'in fikirlerini genişleten, atomik enerji geçişleri için matris
cebirinin önemine işaret eden bir yazı yazdılar. Bir şekilde ba-
sit sayılar yerine matrisler, atomun tanımlanması için doğru dili
sağlıyordu.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Bilimin ilerlemesinde önceki buluşların katkısı vardır.
Tarih boyunca birçok bilim adamı atomla İlgili çok değerli
çalışmalar yapmıştır.
Yunan felsefesi sadece sosyal bilimlere değil, fen bilimleri-
ne de katkı sağlamıştır.
Bilimin temelinde olayları geniş bir bakış açışıyla değerIen
dirmek vardır.
Bilim adamları arasındaki dayanışma İnsanlığa büyük katkı-
lar sağlar.
Dergimiz şiir dergisi değil, edebiyat dergisi. Bu uyarıyı sık sık
yapmak zorunda kalıyorum. Yazarlarımız bunun farkında de-
ğiller anlaşılan. Dergimizin beş yıl öncesinde şiir dergisi olarak
yayına başlaması bu yanılgıyı canlı tutuyor besbelli. Ama yazı
gönderen bir inşan, dergisinin ne dergisi olduğunu bilmez mi?
Bilmeyenler var demek.
Bu parçada yazarın dergi İle İlgili olarak aşıl yakındığı du-
rum aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Edebiyat dünyasında pek tanınmaması
Eleştirmenler tarafından yanlı değerlendirilmesi
Geniş Okur kitlesinin olmaması
Yazın hayatına şiir dergisi olarak başlaması
Yazarlar tarafından şiir dergisi olarak görülmesi
85