Örnek Soruyu Değiştir

KAVRAYALIM Paragrafta Konu ve Ana Düşünce Test 2. Sanat adamının gördüklerini bire bir yazması gerektiğini anlat- mak için "fotoğrafını çekmek" diyenlere gülerim. Fotoğraf, önü- ne konulanı olduğu gibi mi gösteriyor? Bir şeyi olduğu gibi gös- teren bir fotoğraf karşısında da düşünüyoruz, acaba gerçekten böyle mi diye. Biliyoruz ki büyük sanat adamları görüşlerini bi- ze herhangi bir yolla aktaran ve bize doğrudur diye kabul etti- renlerdir. Bu yüzden onun merceği her şeyi olduğu gibi göster- mez. Merceği içbükey ya da dışbükey bir ayna gibidir. Ressam fırçasına, şair kalemine nasıl buyurursa o da merceğine öylece buyurur. Bu parçanın yazarı aşağıdakilerden hangisine karşı çık- maktadır? A) Fotoğraf sanatının kimi yönlerden resimle benzerlik taşıdı- ğının ileri sürülmesine B) Her fotoğrafın aslında tarihe düşülen bir kayıt olduğunun göz ardı edilmesine C) Fotoğrafçıların bazen fotoğraflarında, çekileni bağlamından koparmasına D) Şair, ressam ve fotoğrafçının aynı amaca hizmet ettiğinin sa- vunulmasına E) Sanatçının, hayatı olduğu gibi aktarması gerektiğinin düşü- nülmesine Biriyle ilişki kurduğumuzda o kişinin bizden önceki deneyim ve alışkanlıklarının hakkımızdaki algısını biçimlendirmesi gibi, oku- run önceki deneyim ve alışkanlıkları da okuma biçimini etkiler. Her algı, yeni bir gerçekliktir. Okurun okuduğu bu yeni metin- de yazarın niyet ettiklerini aramak yersizdir. Hele ki "niyet edi- len"in yazar için de bir muamma olduğu düşünülürse... Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılanlara uzak düş- mektedir? A) Bir yapıta yönelik okuma, kişinin karakteri ve birikimine gö- re şekillenir. B) Bir yapıtla İlgili yorumların aynı noktada birleşmesi, 0 yapı- tın anlamsal zenginliğiyle İlgili soru işaretleri Oluşturabilir. C) Bir yapıtla İlgili farklı eleştirmenlerin farklı yorumlar yapması ve yapıtla ilgili zıt fikirler İleri sürmeleri gayet doğaldır. D) Bir yazarın yapıtında anlatmak istedikleri dışında yorum ve değerlendirmeler görülmesi hiç de şaşırtıcı değildir. E) Her yapıt, yazarından okuruna mektuptur ancak her okurun o mektuptan anladığı aynı olmaz. 3. 4. Felsefede kavramlar üzerinde bir anlam birliği oluşturmak, doğ- ru düşünmenin ve tartışmanın temeli olduğu gibi mantığa uygun- luğun da vazgeçilmez koşuludur. Oysa bazı kavramların günlük konuşma dilindeki anlamıyla felsefenin bu kavramlara yükledi- ği anlam, birbirinden farklı olabilmektedir. Gerçekte felsefi bir te- rim olan "ideal", günlük dilde "varılmak istenen en yüce amaç, ülkü" anlamında kullanıldığı hâlde, felsefede "fikir ve düşünce ile ilgili olan" demektir. Felsefe üzerine çalışan biri bu durumun farkında olmalı, kavramları ona göre kullanmalıdır. Yoksa felsefi kavramlar üzerinde fikir birliğine varmadan tanışmanın bir anla- mı yoktur, Bu parçada aşıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangi- sidir? A) B) C) D) E) Konuşma dilinin kısıtlılığı, felsefi terimlerin anlaşılmasını güç- leştirir. Bütün felsefi tartışmaların nihai amacı doğru bilgiye ulaş- maktır. Farklı fikirlerin çatışması, nesnel verilere ulaşmayı kolaylaş- tırır. Felsefi sorunlar, anlamları üzerinde uzlaşılmış kavramlarla ele alınabilir. Felsefe, doğru bilginin niteliğine ilişkin tartışmalarla anlaşı- labilir. Yusufçuk (helikopter böceği) olmasaydı ve insanoğlu onu taklit etmeseydi şu anda "Apachi" kelimesi sadece eski bir kızılderili kabilesi ismini çağrıştırmaktan öte gidemeyebilirdi. Amerika'da çelik yelek üreten firmaların, çelik yelek yapımında ham madde olarak örümcek ağını kullandığı düşünüldüğünde örümcek ağ- larının var olmadığı bir dünyada, çelik yelek ya da buna benzer değerleri tam olarak anlayamayacaktık. Bu parçada anlatılanlar aşağıdakilerden hangisini destekle- mek İçin şöylenmiş olabilir? A) B) C) D) E) Bilimin ilerlemesinde insanların alın teri, zihinsel çalışmalar- dan daha etkili olmuştur. insan dış dünyayı sayısal verilerle değil, sembollerle algılar. Bilim, İnşanın karşısına çıkan her problemi çözmekle yüküm- lüdür. Bilim, İnşan etkinliği olarak toplumsal bir bağlamda ortaya çıkar. Doğayı doğru bir biçimde gözlemlemek, teknolojinin geliş- meşini doğrudan etkilemiştir. 97