Örnek Soruyu Değiştir

KAVRAYALIM Cümle Anlamı ve Yorumu Test 10 Yüzyıllardır hiçbir ulusun resmî dili olarak kullanılmayan La- tince Ölü bir dildir. 17. yüzyılın sonlarına kadar bilim insanları çalışmalarını ken- di ülkelerinde tartışmak için ana dillerini, uluslararası camia- ya duyurmak İçin İse Latinceyi tercih ediyorlardı. Aşağıdakilerden hangisi bu İki cümlede İfade edilenleri an- lamca doğru bir biçimde birleştirmiştir? A) Ölü bir dil Olan Latince, UZUn zamandır hiçbir ülkenin resmi dili olmamasına rağmen, bilim insanları tarafından 17. yüzyı- lin sonlarına kadar kendi ülkelerinde tartıştıkları bilimsel ça- Işmalan, başka ülkelere duyurmak için kullanılmıştır. B) Bilim insanlarının 17. yüzyılın sonlarına kadar bilimsel geliş- meleri kendi dillerinde tartışırken başka ülkelerdeki inşanla- ra duyurmak İçin İse Latinceyi tercih etmesi, bu dilin resmi dil olarak benimsenmesine katkı sağlamamıştır. C) Ülkeler Latinceyi resmî dil olarak tercih etmedikleri için bilim insanları kendi ülkelerindeki bir çalışmayı kendi ana dillerin- de tartışırken uluslararası camiaya duyurmak için ise Latin- ceyİ kullanmıştır. D) Bir ülkenin resmî dili olma özelliğini hiçbir zaman kazanama- yan Latince, 17. yüzyılın sonlarına kadar tüm bilim inşanla- rı tarafından bilimsel çalşmalann tartışılması ve duyurulma- sında aktif olarak kullanılmıştır. E) 17. yüzyıla kadar bilimsel çalışmaların diğer ülkelere duyu- 3. 4. "Sanatçı, çağına ayak uydurmak zorundadır." sözüne hiç mi hiç katılmıyorum çünkü yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik ege- mense ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda ka- layım ki? Aşağl&kilerden hangisi bu cümleyle anlamca A) B) C) D) E) Sanatçı, yapıtlarını yalnızca belirli bir keşimin beğenilerini dikkate alarak oluşturmaz. Sanatçı, yaşayacağı zorlukları da göze alarak gördüğü Olum- suzlukları dile getirmek zorundadır. Yazarın yaşadığı çağa ışık tutma kaygısı üretkenliğini kam- çılayan en büyük etkendir. Sanatçının görevi yaşamın peşinden gitmek değil, onu gü- zelleştirmektir. İçeriği dönemin eğilimlerine göre belirleyen yazarların yapıt- ları okurlar tarafından daha çok ilgi görür. 2- 2. III. rulmaşl İçin kullanılan Latince, bilim insanları tarafında ter- cih edilse de hiçbir zaman halkın benimsediği bir dil olama- mıştır. Bir romandaki karakterler doğru seçilmişse olaylar doğal olarak onların OlUştUrdUğU yapı Çerisinde gelişir. Yazarlar, roman karakterlerinin dizginlerini her zaman elle- rinde tutamaz hatta karakterler yazarlara kılavuzluk yapar. Her oyun ya da roman karakteri, yazıya dökülmeden Önce hayal ürünü bir kişiliktir. Yaşamdan yakınmamızın nedeni, karşılaştığımız zorlukların bü yüklüğü değil, gücümüzün azlığıdır. Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenenle anlamca aynı doğrultudadır? IV. Roman anlatıcıları, yazarın okura "bir Şey şöyleme görevli- si" ya da "onun elçisi" olmamalıdır. V. Romanların yazılma aşamalarında çoğu zaman roman ka- rakterleri birer okul, roman yazarları da onların öğrencileri Olur. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri, anlamca birbirine en yakındır? A) B) C) D) E) A) I veli D) III ve IV C) II ve III E) ıııveV Hayattan ve karşılaştığımız zorluklardan ne kadar şikâyet et- sek de her zaman hayatın akışını değiştirmek için bir nede- nimiz olmalı _ En çok yaşamış olan, uzun yıllar yaşamış olan değildir; ya- şamanın anlamını en fazla anlamış olandır. Karşımızdaki engeller ne kadar büyük olsa da yapabilecek- lerİmİzİn sınırlı olması, hayata karşı hoşnutsuzluğumuzu be- lirleyen asıl etkendir. Yaşamda karşılaştığımız zorluklar karşısında yapabilecekle- Timizin az olması yaşamdan kopmamızı gerektirmez. Hayatta önümüze çıkan zorluklar bizi hayata karşı sorgula- YICI bir tüt1.Jm Çine itse de inşana düşen elindeki İmkânları en verimli şekilde kullanmaktır.