KAVRAYALIM
Anlatım Teknikleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Test
2.
Bazıları gelişme kavramını tek boyutlu bir kavram olarak algı-
lıyor, salt ekonomik kalkınma olarak görüyor. Kalkınmanın in-
sani boyutuna önem verilmemiş, insanı insan yapan en önemli
değerlerin kültürel değerler olduğu ihmal ediliyor. Oysa gerçek
anlamıyla kalkınma ancak ekonomik ve kültürel kalkınmayı pa-
ralel yürütmek ve onların birbirini beslemesini sağlamakla müm-
kündür. Hatta sağlam ekonomilerin arkasında büyük ölçüde zi-
hinsel ve kültürel donanımları gelişmiş bireyler vardır hep. Eski
ve kalıcı medeniyetleri kuran toplumların, maddi zenginlik ka-
dar kültürel zenginliğe de önem vermiş toplumlar olması bunu
göstermiyor mu sizce de?
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi ağır başmaktadır?
A) Öyküleyici anlatım
B)
Betimleyici anlatım
C)
Tartışmacı anlatım
D)
Tanımlamadan yararlanma
E)
Nesnel bir anlatımdan yararlanma
Kızıldağ Millî Parkı'na sonbahar geliyor. Sabahın ilk ışıkları dağ-
[arın arasına devrilmiş dev bir ayna gibi duran Beyşehir Gölü'ne
vuruyor. Birazdan sazanlar, su yılanları, kırlangıçlar, sazların ara-
sında yuvalanmış sakarmekeler uyanacak. Gece attıkları ağları
toplamak için yola koyulacak olan balıkçıların kayıkları bulutla-
rın sudaki yansımasını bozacak. Uzaklarda, Dedegöl Dağı'nın
yamaçlarında, Serik'ten gelip yazlayan Yörükler dönüş hazırlık-
lan yapmaya başlayacaklar. Kasnak meşelerinin üzerinde pa-
lamutlarla mutlu günler geçiren sincaplar yuvalarının kapısını
huzurla kapayacaklar. Sonbahar gümbür gümbür geliyor. Haş-
haşların, buğdayların, kayısıların türküsü çoktan sona erdi, şim-
di meyvelikleri elma kokusu sarıyor. Kızıldağ'ın zirvesinde her
gün gözlerini dört açıp "yangın gözleyen" orman koruma me-
murları ağaçların yaz sıcağından yavaş yavaş kurtulmasının se-
vincini yaşıyorlar.
Bu parçanın anlatımıyla İlgili olarak aşağıdakilerden hangi-
si söylenemez?
3.
4.
5.
Gülmek, engelleri yıkar, asidir, boyun eğmez ve en mahrem
mekânlara kadar sızabilir, içimizdeki en özgürleştirici duygu-
dur. Charles Baudelaire, gülme eyleminin mutluluk cennetinde
olmadığını, gülmenin tıpkı ağlama gibi acının çocuğu olduğunu
söyler. Ona göre gülme eylemi şeytanın soyundan gelen lanetli
bir şeydir. Gülmede işin içine şeytansı bir şeylerin, bir "muzırlı-
ğın" girdiğini, tensel olanının ruhu ayarttığını, baştan çıkardığını,
saflığını bozduğunu, ona, "Kalk hoşlanmadığın her şeye tepkini
göster, hoşlandığın her şeyi yap!" diyerek devinimsizlikten kur-
tardığını söyler.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Tanık gösterme
D) Kişileştirme
B) Örnekleme
C) Benzetme
E) Karşılaştırma
Halk şiirimizin güzelliklerini bilmez, anlamaz değilim. Köroğlu-
nun, Karacaoğlan'ın kimi şiirleri, en güzel gazellerin yanına ko-
nabilir. Ama onlar azdır. Divan şairlerimizin yazdıkları da bizim
baba mirasımızdır. Onları hor görmeye, yabancı saymaya hak-
kımız yoktur. Divan şiirini bırakamayız, bize dilimizi asıl onlar öğ-
retecek, tadına asıl onlar erdirecektir. Fuzûlî'nin, Bâkî'nin gazel-
lerini okurken o Arapça ve Farsça sözlerin altında Türkçenin tatlı
sesini duymuyor musunuz?
Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdaki anlatım biçimle-
rinden hangisi yoktur?
A) Alıntı yapma
B) Karşılaştırma
C) Açıklama
D) Duyu aktarması
E) Örneklendirme
Etna'nın karlı doruğunu seyrederken cadı kazanı gibi kaynayan,
yerkürenin derinliklerinden fokurdayıp gelen lavı düşündüm.
Sonra, başımı kaldırıp gökyüzüne bakınca bulutları gördüm. Bir
renk şöleni içinde yer değiştiriyor, biçimden biçime girerek rüz-
gârda savruluyorlardı. Nicedir böyle hareket hâlinde görmemiş-
tim onları. Biz büyük kentlerde yaşayanlar çok az haşır neşirdik
doğayla. Kentin ışıkları, yıldızları; beton yapıları da bulutları, pa-
muk helvası gibi gökyüzünde dağılan bulutları, görmemizi en-
geliyor ne yazık ki.
Bu parçanın anlatımıyla İlgili olarak aşağıdakilerden hangi-
si söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Eylemler oluş sırasına göre anlatılmıştır.
Deyimlerden yararlanılmıştır.
Kişileştirmeden yararlanılmıştır.
Devrik cümlelerle anlatıma doğallık katılmıştır.
Yinelemelerden yararlanılmıştır.
A)
B)
C)
D)
E)
Benzetmelere başvurulmuştur.
izlenimlerden yararlanılmıştır.
İkilemeye yer verilmiştir.
Karşılaştırmalarla anlatım somutlaştırılmıştır.
Bir yakınma dile getirilmiştir.
77