Kara Kitap / Orhan Pamuk
Gahp, çocuklukları birlikte geçen Rüya ile evlidir. Rüya'nın bir
not bırakarak evi terk etmesi üzerine eşini aramaya koyulan
Galip, yaptığı araştırmalardan sonra eşinin, Celal'in yanında
olduğunu anlar. Galip, kendini Celal 'in yerine koyarak onların
izlerini sürer. Celal'in gizli evini bulup oraya yerleşen Galip, ço-
cukluktan beri hayranı olduğu Celal'le özdeşleşmeye başla-
mşbr. O kadar ki Celal'in köşe yazılarım yazıp onun adına ga-
zetecüere demeç bile verir. Bir gün Celal'in hayranı olduğunu
söyleyen biri, yanlarına yaklaşarak Celal'i ve Rüya'yı öldürür.
Bu olaydan sonra tekrar avukatlık yapmaya başlayan Galip,
Celal'in yazılanm yazmayı da sürdürür.
CUMHURİYET DÖNEMİ TİYATROSU
1923-1950 ARASI TÜRK TİYATROSU
—j Batı tiyatrosu örnek alınarak trajedi, komedi ve dram türlerin.
de eserler yazılmış; müzikli, danslı, absürt, epik tiyatro örnek-
verilmiştir.
Muhsin Ertuğrul, bu dönemde tiyatronun gelişimine büyük
katkı sağlamıştır
1923-1950 yılları arasmda tiyatro; daha çok, Cumhuriyet de-
ğerlerinin halka aktarılmasında bir araç olarak kullanılmıştır.
—j Anadolu'ya yönelimin yoğunlaştığı bu dönem tiyatrosunda
Kurtuluş Savaş, Türk tarihi, Batılılaşma. eski ve yeni yaşam
biçimlerinin çatışması vb. sıkça işlenen temalardır.
Musahipzade Celal, İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci, Reşat
Nuri Güntekin, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Yakup Kadri Karaos-
manoğlu. Hüseyin Suat. Nahid Sırn Örik, Faruk Nafiz Çam.
lıbel, Yaşar Nabi Nayır gibi sanatçılar tiyatro türünde eser ve-
ren başlıca İşimlerdir.
1950-1980 ARASI TÜRK TİYATROSU
—j 1950 sonrasında tiyatro teknik açıdan ilerlemiş, işlenen konu-
lar çeşitlenmiştir.
Teknik olarak daha başarılı ve konu bakımından daha çeşitli
tiyatro yapıtları kalerne alınmıştır.
Sahneleme tekniği gelişmiş, tiyatroların sergilendiği sahne sa-
yısında artış gözlenmiştir.
176
Bu dönem eserlerinde yurt sorunları, kadının toplum yaşamın-
daki yeri, köy, töre, kuşak çatışması, değer yargıları gibi te-
malar işlenmiştir.
1960'11 yıllarda Türk tiyatrosunda görülen en önemli yenilik,
Benoit Brecht'in geliştirdiği epik tiyatro anlayışıdır. Haldun Ta-
ner'İn Keşanlı Ali Destanı adil eseri, edebiyatımızdaki İlk epik
tiyatro Örneğidir.
EPik Tiyatro
Epik tiyatro, alışılagelinen tiyatro anlayışından farklı olarak
seyirciyi olaylara sadece gözlemci olma konumundan çı-
karıp sergileme sürecinde aktif olmaya yönlendirir,
Bu tiyatro anlayışında izleyici, olayları [zleyip eleştirir ve so-
nunda bir yargıya varır; hiçbir zaman oyunun içinde kay-
bolup gitmez.
Oyunlarda afiş, film, slogan, müzik, hoparlör ve projeksi-
yon kullanılarak oyunun akışı kesildiği için bu tiyatro tü-
tünde seyirci daima uyanık olmak zorundadır.
Epik tiyatro terimi, Alman tiyatro yazarı ve kuramcısı Ber-
tolt Brecht tarafından Ortaya atılmıştır.
Bu dönemde absürt tiyatro türüne uygun eserler de görülme-
ye başlamıştır, Güngör Dilmen 'İn Canlı Maymun Lokantası ad-
II eseri, absürt (uyumsuz) tiyatronun edebiyatımızdaki başa-
nil örneğidir.
Absürt tiyatroda oyuncu; kalıplan kırmak, belli sınırların dl-
şna çıkmak ister. Seyircinin karşısına bütün ölçülere ayki-
n, saçma, şaşırtıcı olaylarla çıkmayı esas alan bu tiyatro
türü 20. yüzyılda yaygınlaşmıştır,
Uyumsuz tiyatroda Olaylar arasında bağ kurulmaz. Kahra-
manian genellikle zavallı, suçlu, zayi, bilgisiz kişilerdir. Belli
bir olay dizisi yoktur. Verilmek istenen mesaj yoruma açıktır.
Samuel Beckeffin Godot'yu Beklerken ve Eugene loneş-
co'nun Ojen İyonesku) Kel Şarkıcı adlı oyunları bu türün
ilk örnekleri olmuştur.