Kalıtsal bilginin DNA tarafindan taşındığı anlaşıldıktan sonra, DNA molekülünün
yapısı ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır.
Rosalind Franklin ve Maurice Wilkins 1951 yılında röntgen Işınları olarak da
bilinen X ışınlarını kullanarak DNA'nın kristal yapılı bir fotoğrafını çektiler.
Wilkins, DNA'nın X ışını fotoğrafını bu konuda araştırmalar yapan James Wat-
son ve Francis Crick'e gösterdi. Kendi çalışmaları ile DNA'nın fotoğraf görüntü-
lerini değerIendiren Watson ve Crick DNA'nın ikili sarmal yapıda olduğu ortaya
koydular.
Bu modele göre DNA nükleotit adı verilen birimlerden oluşuyordu. Bir zincir-
deki adenin nükleotidinin karşısına ikinci zincirde timin nükleotidi; guanin nük-
leotidinin karşısına ve ikinci zincirde sitozin nükleotidi gelmekteydi.
Watson ve Crick bu çalışmalarıyla Maurice Wilkins ile birlikte 1962 yılında No-
bel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü aldılar.
B. NÜKLEİK ASİTLERİN YAPISI
Nükleik asitler karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O), azot (N) ve fosfor (P) atom-
larından oluşan büyük ve karmaşık yapılı organik moleküllerdir.
Tüm canlıların kalıtım birimi olmakla beraber hücre yönetiminden de sorum-
ludurlar. Bu nedenle yönetici moleküller olarak da adlandırılırlar. Hücrelerde
DNA ve RNA olmak üzere iki tip nükleik asit bulunur.
DNA ve RNA nükleotit adı verilen yapıların birleşmesi sonucu oluşurlar.
Bir nükleotidin yapısında azotlu organik bir baz, beş karbonlu bir şeker ve bir
fosfat grubu bulunur.
/.BöCüm / NÜKLEİK ASİTLER
Örnek Sorular
Protein ile amino asit arasındaki ilişki DNA
ile aşağıdaki moleküllerin hangisi arasında
4.
5.
vardır?
A) Glikoz
C) Yağ asiti
B) Gliserol
D) Nükleotit
E) Vitamin
a-
Nükleik asitler ile ilgili olan,
I. organik baz,
nükleozit,
III. nükleotit
yapılarının küçük olandan büyük olana doğ-
ru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde ve-
rilmiştir?
A)l-ıı - II
D) II - III -ı
Bir bakteri türünün S (kapsüllü) ve R (kapsül-
süz) tipleri bulunmaktadır. Bu bakteri tipleri
değişik aşamalardan geçirilip farelere enjekte
edilerek aşağıdaki çalışma yapılmıştır.
¯O
Fosfat grubu
Fosfoester bağı
CH2
Pentoz
Nükleotit
Glikozit bağı
Azotlu baz
Nükleozit
canlı
S tipi
hücreler
canı.
R • tiPi
hücreler
Işıtılarak
öldürülmüş
S tipi
hücreler
Isıtılarak öldürülmüş
S tipi hücreler ve
canlı R tipi hücreler
Ölü farenin
Organik bazın glikozit bağı ile pentoza bağlanmasıyla nükleozit oluşur. Nükle-
ozitin fosfoester bağı ile fosfat grubuna bağlanması sonucu oluşan yapıya ise
nükleotit denir.
1. Azotlu Organik Bazlar
Nükleotitlerin yapısında bulunan azotlu organik bazlar pürin ve pirimidin olmak
üzere ikiye ayrılır.
Pürin bazları çift halkalı bir iskelete sahiptir. Adenin (A) ve guanin (G) bazları bu
grupta yer alır.
Pirimidin bazları tek halkalı bir iskelete sahiptirler. Sitozin (C), timin (T) ve ura-
sil (U) bazları bu grupta yeralır.
• Adenin, guanin ve sitozin hem DNA hem de RNA'nın yapısına katılır.
• Timin sadece DNA'nın yapısına katılır.
Urasil sadece RNA'nın yapısına katılır.
Nükleotitlerin adlandırılmasında azotlu organik bazlar kullanılır.
kanında
hücreler
canlı S • tipi
bulunur,
ölü tare sağlıklı tare sağlıklı fare ölü fare
Bu çalışmaya göre,
II.
III.
R-tipi bakteriler çevresel nedenlerle mu-
tasyona uğrayarak S-tipine dönüşebilir.
S-tipi bakterilerin canlı olup olmamala-
tına bakılmaksızın enjeksiyonu, her du-
rumda farelerin ölümüyle sonuçlanır.
Canlı R-tipi bakteriler, ölü S-tipi bakte-
rilere ait bazı faktörlerin etkisiyle kapsül
oluşturma özelliği kazanabilir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II C) Yalnız III
1
D)lveıı
E
E)lve III
(2016 - YGS)
2
B
3
c
233