5.
6.
İtalya'nın büyük kentlerinden birinde dolaşıyordum. Bir man-
zara dikkatimi çekti: Bir ana caddede onarım kazısı yapılıyordu.
Baktım koca iş makinelerinin altına tahtalar döşemişler. Bu ne,
diye sordum. İşçiler çalışırken, Roma Dönemi'nden kalma taşlar
bozulmasın diye döşemişler tahtaları. En son ne zaman onarım
gördü bu cadde, diye sordum. Hesap kitap yaptılar, 24 yıl önce,
dediler. O anda İstanbul geldi aklıma. Bunlardan dolayı hem
tarihî doku bozuluyor hem de trafik alt üst oluyordu güzelim
İstanbul'da. Nasıl üzüldüm, bilemezsiniz.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Bırakın yılı, sokaklarda, caddelerde hemen her ay yapılan
özensiz kazıları düşündüm.
B) Tarihî dokuyu korumanın, eğitimle verilen bilinçle
gerçekleştiğini anladım.
C) İstanbul'daki tarihî eserleri korumak için bir çaba
gösterilmiyordu.
D) İstanbul'daki plansız yapılaşmanın çevreye olumsuz etkileri
epey fazlaydı.
E) Birçok tarihî eser, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
Yıllar önce, bir ayakkabı şirketinin sahibi pazar araştırması yap-
mak üzere Afrika'ya aralıklı olarak iki pazarlamacı gönderdi.
Birinci pazarlamacı, araştırmasını bitirdikten sonra patronunu
arayıp şöyle dedi: "Burada bizim için hiçbir fırsat yok çünkü
hiç kimse ayakkabı giymiyor." Birkaç ay sonra giden ikinci
pazarlamacı ise patronunu arayıp heyecanla "Afrika'da inanıl-
maz fırsatlar var. Burada hiç kimsenin ayakkabısı yok!” dedi.
Gördüğünüz gibi
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) yaşamdaki olayların anlam ve değeri, aslında kişinin sahip
olduğu bakış açısıyla şekillenir.
B) hayatta karşılaştığımız sorunların çözümünde çeşitli yön-
temlere başvurmamız gerekir.
C) farklı yorumlama gücüne sahip insanlar çevreleriyle daha
rahat iletişim kurabilir.
D) olaylara farklı yönlerden bakmak kişiye hiçbir şey
kazandırmaz.
E) kendimizi daha mutlu hissetmek istiyorsak esnek düşünmeye
açık olmak ve değişimi reddetmemek gerekir.
Z
8.
Kaynaklara göre insanoğlu, yaşaması için gerekli olan beslen-
me ihtiyacını ilk dönemlerde, avladığı hayvanlardan elde ettiği
et türevi besinlerle ve topladığı meyve ve bitki tohumları ile
karşılamaktaydı. Bu aşamada doğanın kendisine sunduklarıyla
yetinen insanoğlu, elindeki malzemeyi değiştirme ve dönüştür-
me yetisine sahip değildi. Dolayısıyla bitki tohumlarını işleyip
una dönüştürmeyi de bilmiyordu. Kesin tarihi bilinmemekle
birlikte insanın ateşi kullanmayı öğrenmesi ve yerleşik yaşama
geçmesi, besin kaynaklarının çeşitlenmesinin önünü açtı. Bu
sürecin sonunda insanoğlu tahılı işlemeyi, elde ettiği unu mayalı
ya da mayasız olarak hamur hâline getirmeyi ve fırın, tandır,
sac gibi aletler aracılığıyla pişirerek ekmek hâline getirmeyi de
öğrendi. Ortaya çıkan bu yiyecek, insanlar tarafından öylesine
beğenildi ki tarihin her döneminde insanlığın en temel besin
kaynaklarından biri oldu.
Bu parçada ekmekle ilgili aşağıdakilerin hangisine
ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
İnsanlığın var olmasıyla birlikte ana besin kaynağı olmuştur.
Tarihî süreç içerisinde insanoğlu binbir türlü ekmek çeşidi
yapmayı başarmıştır.
İnsanlar tahılları işlemeyi öğrendikten sonra temel besin
kaynaklarından birine dönüşmüştür.
İlk insanların ateş yakmayı öğrenmeleriyle gıda sektöründe
ekmeğin de önemi artmıştır.
İnsanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle birlikte sofralardaki
yerini almıştır.
(l) Çağmızda teknolojinin hızla gelişmesi, düne kadar kullandığımız
birçok şeyi tarihin sayfalarına gömüyor ki bunlardan bir tanesi
de mürekkep. (II) Son yıllarda İnternet ve cep telefonu kullanı-
mının artmasıyla kalem, kâğıt, mürekkep gibi araç ve gereçleri
unutmaya başladık bile. (III) Birçoğumuz gerekli tüm yazışma-
ları elektronik ortamda gerçekleştiriyor, sevdiklerimize tebrik
kartı ve mektup yerine birer kısa mesaj ya da elektronik posta
iletisi gönderiyoruz. (IV) Birçok özel üniversite, öğrencilerine
bilgisayarlar vererek onları defter-kalem kullanma zahmetinden
kurtarmaya başladı. (V) Sonuçta, yazı yazarken kullandığımız
sözcükler sayısallaştıkça mürekkep kullanımı ve mürekkep kül-
türü de giderek yok oluyor. (VI) Mürekkebin, ilk önce Mısır'da
yapıldığı, MÖ 1000 ile 2500 yılları arasında kullanıldığı tahmin
ediliyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin
akışını bozmaktadır?
A) II
B) III
c) ıv
150