ISLIMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ
ARİ
DERS
0
Uygurlarda kullanılan bir diğer önemli ödeme aracı kâğıt paradır. İlk olarak VIII. yüzyılın ortalarında Tang Ha-
nedanı Dönemi'nde başlayan ve "çav" olarak adlandırılan bu kâğıt paranın kullanımı, Uygurlarla birlikte Türk-
Moğol devletlerinin ticaret hayatına da büyük kolaylıklar getirmiş ve canlandırmıştır.
ö Kök Türklerde madenî paraya yarmak deniyordu. Türklerdeki en belirgin özellikteki paraları Türgişler basmıştır.
Çin parası şekline benzeyen bu paralarda Tigin ve Türgiş Kağan Pny (Türgiş kağanının parası) gibi yazılar vardır.
737-748 ile tarihlenen bu paralarda ay ve hilal motifinin yanında, Türgiş tamgası da mevcuttur. Uygurlar zama-
nında ise Mani dininin de etkisiyle paralarda ay motifi ön plana çıkmaya başlamıştır.
YAZI-DİL-EDEBİYAT-SANAT
Yaşam tarzı olarak da diğer Türk devletlerinden ayrılan Uygurlar ilk kez örgün eğitim kurumlarını oluşturmuşlar;
bilim, sanat, eğitim ve öğretimde öncülük yapmışlardır.
Dönemlerine ait çeşitli alanlarda birçok yazılı belge bırakan Uygurların kâğıdı ve matbaayı Avrupalılardan önce
kullandıkları, kendilerine ait mabetlerde dinî nitelikli eserlerin yer aldığı ve kütüphanelere sahip oldukları bi-
linmektedir.
ö Orta Asya Türk sanatının temeli ilk Türk devletlerinde görülen atlı göçebe kültürüne dayanmaktadır. Konargöçer
bir yaşam tarzını benimseyen Hunlarda ve Köktürklerde taşınabilir sanat (Hayvan Üslubu) eserleri öne çıkarken
yerleşik hayata geçen Uygurlarda farklı eser tipleri görülmüştür.
Yerleşik yaşamı benimseyen Uygurlar anıt mezarları, çadırdan esinlenerek kubbeli yapmışlardır. Karahoça ya-
kınlarındaki kubbeli anıt mezarları bu döneme ait ilk ömeklerdir.
Ayrıca "Stupa" denen kubbeli tapınaklarda duvar ile kubbe arasındaki bağlantıyı sağlamak için üçgenler kulla-
nılmışür. Daha sonralan Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde kullanılan bu üçgenler "Türk üçgeni" olarak adlandı-
rılmışür.
Uygurlar mimari alanda önceki dönemlere göre büyük gelişme kaydetmiş, birçok kent kurup etrafını surlarla
çevirmişlerdir. Evler, saraylar, dinin etkisiyle yapılan manastır ve tapınaklar Uygur kent mimarisinin önemli öge-
'eridir.
Bu dönemde yapılan manastır ve tapınaklar, mekân tasarım ve avlu etrafindaki oda dizileri Türk-İsIam devletle-
rindeki medreselere örnek olmuştur.
Köktürkler Dönemi'nde heykel sanatı önemli gelişme göstermiştir. Heykellerdeki yüz ve saç biçimi ile giyim
tarzının gerçeğe yakın bir şekilde yontulması dikkat çekicidir.
Ayrıca öldürülen düşmanları temsil eden balballar da diğer heykel örnekleri arasında yer almaktadır. "Bengütaş,
baba taş, kadın taş" gibi adlarla da anılan balballar, mezar taşı olarak günümüze yansımıştır. Özellikle Karako-
yunlu ve Akkoyunlu Türkleri bu geleneği yaşatmışlardır.
ö Türk resim sanaünın temeli Uygurlar Dönemi'nde atılmıştır. Uygurların tapınakları süslemek için yaptıkları duvar
resimlerinde (fresko) inşan yüzü duygulan ifade edecek şekilde.
Ayrıca kitapları süslemek için kullanıÎan minyatürlerin konuları dinî ya da günlük hayattan seçilmiştir. Türk min-
yatür sanatının kaynağını oluşturan Uygur resim ve minyatür sanatı, Moğollar aracılığıyla İran ve Anadolu'ya
taşınarak Anadolu Türk sanatını etkilemiştir.
Çini sanatının da ilk olarak Uygurlarda kullanıldığı bilinmektedir. Uygurların yerleşim merkezi olan Karahoço'da
yapılan kazılarda tapınakların zeminlerinde çini parçalan bulunmuştur.
Türkler; demircilik, dokumacılık, dericilik, maden ve ahşap işçiliği gibi el sanatları ile uğraşmışlardır, yaptıkları
eserleri çeşitli hayvan ve hawan mücadele sahnelerini gösteren motiflerle süslemişlerdir. Türk sanatındaki bu
süslemeye "hayvan üslubu" denmektedir.
www.dİzgİkİtap.com
25
ShMLYALÇ'N