ISINMATESTi 7
PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNCE
4.
Postacı filminde, Neruda'nın şiirlerini kendi yazmış gibi
göstererek sevdiği kızı etkileyen Mario'nun bunu neden
yaptığını soran Neruda'ya şu sözü söylemiştir: "Şiir onu
yazana değil, ona ihtiyacı olana aittir." Nazım Hikmet'in,
Bertold 3recht'in ve daha pek çok şairin şiirleri
grevlerde, mitinglerde, düğün ve Ölüm duyurularında
karşımıza çıkmakta, dilden dile dolaşmaktadır.
Bu parçada anlatılan durumlardan hareketle
edebiyata İlişkin aşağıdakilerden hangisi
çıkanlabilir?
A) İnsanların kendilerini ifade etme aracı toplumsal
yaşamda dolaşıma girer.
B) Toplumların en önemli iletişim araçlarından biridir.
C) Çağının sorunlarını yansıtmada ve gidermede etkin
rol oynamaktadır.
D) İnsanların içsel dünyasındaki gelişmelere yön verir.
E) Halkların gelişmesine öncülük eder.
6.
Eski kıraathanelerin, adı üstünde kitap okuma
hanelerinin, bugün oyun oynanarak zaman öldürülen,
sigara İçilerek bedenlerin Öldürüldüğü nâhoş mekânlar
hâline geldiği gibi bugün de kütüphaneler, ansiklopedi
karıştırılıp fotokopi çekilen, yer yer internete girilip boşa
vakit öldürülen, ödev yapılan yerler hâline gelmiş
bulunmaktadır. Tabii ki ansiklopedi karıştırılıp fotokopi
çekmenin kitap okumakla hiçbir İlgisi yoktur.
Türkiye'nin birçok yerinde üç beş meraklı inşan da
gidip gelmese kütüphaneler tamamen ziyaretçisi
olmayan, terk edilmiş mabetler hâline gelecektir.
Dışarıda da durum kütüphanelerden farklı değil.
Otobüste, parkta, vapurda, şurada burada kitap
okuyanlara nesli tükenmekte olan türler nazarıyla
bakabilirsiniz.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden
hangisidir?
» Çözüm
A)
B)
C)
D)
E)
Kütüphaneye ve kitaba olan ilgi giderek azalmıştır.
Kitaplar eski önemini gitgide yitirecektir.
Kütüphanelerin işlevini yitirmesi doğaldır.
Kütüphanelere yeni işlevler kazandırılmalıdır.
Kitap her mekanda okunabilmelidir.
5.
Parçada geçen "... pek çok şairin şiirleri grevlerde,
mitinglerde, düğün ve ölüm duyurulannda karşımıza
çıkmakta, dilden dile dolaşmaktadır. " ifadesinden A
seçeneğinin vurgulandığını söyleyebiliriz.
Cevap: A
Büyük emekler ve yüksek fiyatlarla ele geçen bir
nimetin değerini herkes takdir eder. Fakat hiçbir fiyat
ödemeksizin doğuştan sahip olduğumuz nimetler,
dünyadaki her şeyden daha değerli olmalarına rağmen,
lâyık oldukları itinâyı nedense görmezler. Böyle
nimetleri mirasyediler gibi harcamakta birbirimizle
adeta yarışırız. İşin en garip tarafı da bu nimetlerin en
değerlisinin, en hoyrat bir şekilde israf edilmesidir. Bu
nimet sayılıdır, sınırlıdır, her an hızlanan bir tükenişle
eriyip gitmektedir ve bir daha geri gelmeyecektir.
Zaman tünellerine belki filmlerde, hikâyelerde ve
rüyalarda girebilirsiniz ama gerçek hayatta asla. Bir
hastalık sonrası sağlığın geri dönüşü gibi. Kayıp
zamanlar hiçbir zaman tekrar ele geçmez.
Bu parçada neyin Önemi vurgulanmak
» Çözüm
Parçada geçen "kütüphaneler, ansiklopedi karıştırılıp fotokopi çe-
kilen, yer yer internete girilip boşa yakit öldürülen, ödev yapılan
yerler hâline gelmiş bulunmaktadır. " ifadesiyle kütüphanelerin es-
ki önemini kaybettiği vurgulanmışt'r.
7.
Cevap: A
Kırk yıldır yazıyorum. Kırk yıldır sözcükleri düşüne
taşına yan yana getiriyorum. Bir yerden alıp öbür yana
koyuyorum. Beğenmiyor, yeniden değiştiriyorum. Bir
paragrafı yukarıdan alıp aşağı aktarıyorum. Siliyorum,
bozuyorum, karalıyorum, atıyorum.
Yazma eyleminden bu sözlerle bahşeden bir yazar,
aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
A) Durmadan üreten
C) Kılı kırk yaran
B) Dile egemen olan
D) Riski göze alan
İstenmektedir?
A) Sağlığın
D) Nimetin
Çözüm
B) Emeğin
C) Zamanın
E) Mirasın
Parçadaki "Kayıp zamanlar hiçbir zaman tekrar ele geçmez. " sö-
zünden de anlaşılacağı gibi zamanın önemi vurgulanmıştp:
Cevap: C
E) Yazıyı yüzüne gözüne bulaştıran
» Çözüm
Parçada geçen "beğenmiyor, yeniden
değiştiriyorum, yukarıdan alıp aşağıya aktanyorum,
siliyorum, bozuyorum, karalıyorum, atıyorum"
ifadelerinden yazarın titizlikle işini yaptığı yani kılı kırk
yardığı anlaşılmaktadır:
Cevap: C