İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ
Fergani
TARİ
DERS
Me'mun Dönemi'nin önemli astronomu olan Fergani, astronomi üzerine kapsamlı eser yazan ilk bilim insanıdır.
833 yılında yazılan "Astronomi Esasları" isimli eserinde, evrenin ve gezegenlerin büyüklükleri, gezegenlerin ve
sabit yıldızların uzaklıkları, çapları konusundaki bilgileri içermektedir. Bu bilgiler, kendinden sonraki Müslüman
astronomlar tarafindan da doğrulanmıştır.
Battani
Battani (858-929) Urfa'nın ilçesi olan Harran'da doğmuş ünlü astronom ve matemaökçidir. Yıldızlara tapan
Sabi dinine inandığı söylentisine karşın ele geçirilen künyesinde, Müslüman olduğu yazılıdır. Astronomi'deki en
büyük başarısı, Güneş yılını 365 gün 5 saat 46 dakika ve 24 saniye olarak ölçmesidir. Battani'nin bugüne ulaşan
tek kitabı olan, Zic-i Sabi adlı kitabında, 877-929 yılları arasında yapmış olduğu gözlem sonuçlarını vermiştir.
Nasıruddin Tusi
ö XIII. yüzyılda yaşamış olan ünlü bilim insanı Nasıruddin Tüsi (1201-1274), Horasan bölgesindeki Tuş şehrinde
doğdu. İslam dünyasındaki önemli gözlemevlerinden biri olan ve İlhanlı Hükümdarı Hülagu'nun, Urmiye Gölü
kıyısında kurdurduğu Meraga gözlem evinin kurucusudur. Gözlem aletlerinin zenginliği ve gözlemevinde çalışan
bilim insanlarının seçkinliği bakımından dikkati çeken bir gözlemeviydi. Tuşi, burada yapmış olduğu gözlemler-
den derlemiş olduğu bulguları, "el-Zic el-ilhani" (İlhanlı Zici) adlı eserinde toplamış ve bu eser astronomların
başvuru kitabı olmuştur.
İbnü'l Heysem
Işık ve Işıkla ilgili olguların incelendiği optik veya o zamanki adıyla, görme bilimi, tüm zamanlar içindeki en
büyük gelişimini İslam dünyasında gerçekleştirmişhr. "Tüm zamanların en büyük optikçisi" kabul edilen İbnü'l
Heysem (965-1040), bu bilim dalını gerçek kimliğine kavuşturmuştur. "Kitab el Menazir” (Görüntüler Kitabı)
isimli eserinde, doğrudan görme, yansımayla görme ve kırılmayla görme gibi geleneksel olarak yapılandırılmış
konuları, modern bilim çağına kadar aşılamayacak şekilde ayrıntılı biçimde irdelemekle birlikte, renk, gökkuşağı
oluşumu, karanlık oda gibi konuları da bilim dünyasının gündemine taşmıştır.
Cabir İbn Hayyam
Cabir ibn Hawam (721-815), teorik ve deneysel çalışmalarıyla kimyanın gelişmesinde önemli rolü üstlenmiştir
ve bu nedenle simyanın doruk noktasındaki bilim adamıdır. Birçok kimyasal bileşiğin, kimyasal alet ve sürecin
uygulayıcısı olarak modern kimyanın kurucusu kabul edilir. Cabir, Aristotales'in dört element (ateş, hava, su,
toprak) teorisini ve bu ögelerin temel özelliklerini (sıcak, soğuk, ıslak, kuru) benimsemiştir.
Zekeriya El Razi
â Kimya çalışmalarıyla öne çıkan isimlerden biri de Zekeriya el Razi (864-925)dir. Bağdat'ta başhekimlik yaptıktan
sonra, Afrika ve Endülüs ülkelerine seyahatler yapmıştır. Simya, felsefe ve tıp alanlarında çalışmalar yapmıştır.
Aristoteles'in dört element teorisine inanmayarak, atomsal evren teorisini kullanmak suretiyle Yapısal Dönü-
şüm Teorisi'ni benimsemiştir. Çeşitli deneyler yaparak saf elementler elde etmeye çalışmış, yeni kimyasal mad-
deler, yeni yöntemler ve aletler geliştirmiştir.
Zehravi
Endülüslü Zehravi, İslam dünyasının en ünlü cerrahıdır. Kaleme aldığı "el Tasrif" isimli eserinde döneminin
cerrahi bilgilerini ve yeni yöntemleri tanıtmışür. Yaraların ateşle dağlanması, deney amacıyla, hayvan vücutları
üzerinde ameliyatlar yapmak, kadavra teşrihi, ameliyatlarda kullanılan aletlerin resimleri bu eserde yer almıştır.
Çeviri döneminden sonra, ban cerrahi uygulamalarının gelişmesinde, Zehravi'nin büyük etkisi olmuştur.
www.dİzgikİtapcom
SebthYALÇIN