İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ
Devlete adını veren Selçuk Bey, Aral Gölü ile Hazar
Denizi arasına hâkim olan Oğuz Yabgu Devleti'nin
komutanlarından Dukak Bey'in oğludur.
Dukak Bey ölünce Selçuk Bey Oğuz Yabgu Devle-
tinde subaşı (ordu komutanı) olmuştur. Daha son-
ra Yabgu ile arası açılan Selçuk Bey kendisine bağlı
Oğuzları alarak Cend şehrine gelmiş ve Selçuklu
Devleti'nin temellerini burada atmıştır. Burada
Selçuk Bey ve etrafindakiler İslam dinini benim-
semişlerdir.
TARİ
DERS
OT
1007 yılında Selçuk Bey'in ölümünden sonra ye-
rine oğlu Arslan Yabgu geçer. Selçukluların gelişmesinden rahatsız olan Karahanlılar ve Gazneliler ittifak kurar,
Bu ittifak sonrasında Gazneli Mahmut, Hint Seferleri için Arslan Beyden yardım istemek bahanesiyle Arslan
Bey'i Gazne şehrine davet eder. Ancak Arslan Bey, Gazneli Mahmut tarafindan 1025 yılında tutuklanarak Hin-
diştan'daki Kalincar Kalesi'ne hapsedilir. Yedi yıl sonra Arslan Bey burada ölür.
Arslan Bey'in ölümünden sonra Oğuzların başına Mikail'in çocukları olan Tuğrul ve Çağrı kardeşler geçer. Tuğrul
ve Çağrı Beyler, Gazneliler ve Karahanlılarla bölgede ekonomik ve askerî yönden güçlerini artırmak için müca-
deleyi devam ettirirler.
Tuğrul Bey Dönemi (1038-1053)
Gazneli Mesut ile 1035 yılında Nesa, 1038 yılında Serahs Savaşları yapılır. İki savaşta da Selçuklular galip gelir.
Serahs Savaşı'ndan sonra Tuğrul Bey Nişabur'da adına para bastırıp, hutbe okutur.
1040 Dandanakan Savaşı ile Büyük Selçuklu Devleti resmen kurulur. Devletin kurucusu Tuğrul Bey, ilk başkenti
ise Nişabur'dur. 1042 yılında İbrahim Yinal tarafindan Rey'in fethedilmesi üzerine başkent Rey şehrine taşınmış-
ör.
Tuğrul Bey, Selçuklu Devleti'nin sınırlarını genişletip güçlendirmiştir. Halkına yeni bir yurt için Anadolu'yu hedef
göstermiştir. Bu doğrultuda Bizans İmparatorluğu ile Selçuklular arasında 1048 Pasinler Savaş (Hasankale) ya-
şanmış ve bu savaşı Türkler kazanmıştır. Savaş sonucunda imzalanan antlaşmaya göre;
6 Bizans, İstanbul'daki caminin onarılmasını ve bu camide Abbasi halifesi ve Tuğrul Bey adına hutbe okunmasını
kabul etmiştir.
Sultan Tuğrul, Büveyhîlerin işgalindeki halifelik merkezi olan Bağdat'ı kurtarmak için Abbasi Halifesi Kaim bi-
Emrillah'ın davetiyle 1055'te Bağdat'a girmiş ve Tuğrul Bey, Büveyhî Hükümdarlığı'nı yıkarak Abbasi halifeliğini
yeniden güçlendirmiştir. Halifeliğe karşı yapılan Fatımî saldırılarını bertaraf etmiştir. Halifelik makamına ve Bağ-
dat şehrine hizmetinden dolayı, 1058'de Tuğrul Bey'e iki altın kılıç kuşatan Halife, onu "Doğu'nun ve Batı'nın
hükümdarı", "Dinin direği " ve "Halife'nin ortağı" şeklindeki yeni şerefli unvanlarla ödüllendirmiştir. Böylece
İslam aleminin siyasi hâkimiyeti resmen Tuğrul Bey'e verilmiştir. Arük halifeye bağlı bütün İslam dünyasının
siyasi kudretini Türkler temsil etmekteydi.
Tuğrul Bey Bağdat'a yapağı seferler sonucunda şehre Şıhne atayarak Bağdat'ı doğrudan kendisine bağlamış,
halifenin kızıyla evlenmiş, Bağdat'ta imar çalışmaları yapmıştır. Bundan dolayı Bağdat'a "Tuğrul Bey'in Şehri"
denilmişin
Tuğrul Bey Dönemi'nde hanedan mensuplarından İbrahim Yinal ve Kutalmış isyan çıkarmıştır.
ö Çağrı Bey, 106Uta Tuğrul Bey ise 1063'te vefat ettiler. Tuğrul Bey'in oğlu olmadığından Çağrı Bey'in oğlu Alp
Arslan, Selçuklu tahtına oturmuştur.
www.dizgikitap.com
S"LYALÇIN