Örnek Soruyu Değiştir

1. 2. İlk gök kuramı Knidoslu Eudoksos tarafından geliştirildi. Eu- 3. doksos Ortak Merkezli Küreler ismi verilen bu kuramıyla gökte o zaman için çıplak gözle görebildiklerini geometri kullanarak açıkladı. Kurama göre, Yer evrenin merkezidir, beş gezegen ile Güneş Yer'in etrafında dolanır, her bir gezegenin kendisine özgü birden fazla küresi bulunur, gezegenler döngüsel hareket eder, her bir gezegen kendisini taşıyan kürenin ekvatoruna çakılıdır ve sistem toplam 27 küreden oluşur. Bu kuram, daha sonra Kallippos ve Aristo tarafından geliştirildi. Giderek anlaşılması zorlaşan kuramı en sonunda Ptolemaios yalınlaştırdı. Kuram bu haliyle 1543 yılında Kopernik, Güneş merkezli evren kuramını ileri sürünceye kadar geçerliliğini korudu. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir? A) Gökyüzü ile ilgili ortaya konulan bilgiler birikimli olarak ilerlemiştir. B) İlk Çağ'dan itibaren gök cisimlerinin hareketleri ile ilgili gözlemler yapılagelmiştir. C) Kopernik'e gelinceye kadar kuram hakkında çok fazla ilerleme kaydedilememiştir. D) Bilim insanları, gök cisimlerinin hareketlerini açıklamak için farklı yollara başvurmuştur. E) Gökyüzü ve uzay, insanlığın var olduğu zamandan beri insanların dikkatini çekmiştir. 'Sağlıklı düşünemediğinizi mi sanıyorsunuz? 'Nasıl doğru dü- şünülür acaba?' sorusu içinizi mi yiyor?” İlk yapacağınız şey, hemen bir otorite bulmaktır. Düşünme biçimine, akıl yürütmele- rine hayran olduğunuz birini bulur; ondan öneriler beklersiniz. Ya da tıkalı bulduğunuz yolu açacak, tez okunur, kolay anlaşılır bir kitap ararsınız: "Hem Eğlen Hem Düşünmeyi Öğren, Yarım Saatte Başarılı Düşünme Anahtarı, Düşünmeyenler Gelin Bu Kitapla Düşünün” vb. Düşünme ciddi bir iştir ve kılavuzsuz nasıl gerçekleştirilir? Yeter ki o şablonu, yöntemi öğrenelim. Yöntem uçağına bin, dilediğin düşünce ülkesine uç. Bu, "kalıp", 'teknik", "tarif', "anahtar”, "hap” arayan bakışla mı düşünmeyi öğreneceğiz Allah aşkına! Bu parçada eleştirilen tutum aşağıdakilerin hangisidir? Aslında sonlar beni hep korkutmuştur ama bir film, sonuyla konuşulageliyor. Klişe veya didaktik bir son, tüm filmin derinliğini ortadan kaldırabiliyor ve filmin kısa sürede unutulmasına yol açıyor. Bu açıdan filmlerimin sonunun çok net olmasını sevmi- yorum. Çünkü ben de hiçbir şeyden emin değilim. Sorguluyo- rum ve bir soru soruyorum. İzleyicinin kendi cevapları, herkese göre değişiyor ve bu, daha değerli. Tek bir son olması yerine neden her izleyici kendi düşüncesi ile hikâyeyi tamamlamasın? Bu amaçla birçok detayı kullanarak kendi son yorumumu da izleyiciye hissetiriyorum. Çok net bir son yerine konuşulan, yıllarca yorumlanan bir final sahnesi olsun istiyorum. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir? A) B) C) D) E) Filminizin sonunun yeni bir film için başlangıç oluşturdu- ğunu söyleyebilir miyiz? Filminizde kurgusal olarak her şey çok net; bu, filmin izleyici kitlesinin beklentisi doğrultusunda çekildiği anlamına mı geliyor? Bir filmin final sahnesiyle hatırlandığı görüşüne katılıyor musunuz? Filmlerinizde benzer bir son var, kafanızdaki belli bir şablona göre mi kurguluyorsunuz filmlerinizi? Filmlerinizin sonunda izleyicinin farkındalık kazanması için ne gibi görüşler ileri sürüyorsunuz? 4. Eskiden insanlar güne sıcak bir kahve eşliğinde, kuş cıvıltıları arasında başlarlardı. Sabah güneşinin eşliğinde bir süre yürüyüş yaparlardı. Rüzgârın melodisiyle, ağaçların gölgesinde hayallere dalarlardı. Ancak bu huzurlu anlar günümüzde unutulmuş gibi görünüyor. İnsanlar günlük hayatın yoğunluğu içinde gökyüzü- nün güzelliğine, ağaçların yeşilliğine, çiçeklerin kokusuna ken- dini veremiyor. İşe yetişme telaşı içinde, kahvaltılarını aceleyle yaparak sokaklarda koşuşturuyor. Havanın güzelliğine, ağaçla- rın gölgesine ya da çevrelerindeki detaylara dikkat etmiyor. Her geçen gün de yaşam temposu artıyor ancak insanlar bu telaş içinde ne yazık ki bir şeylerin kaybolduğunu fark edemiyor. Bu parçanın yazarı aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır? A) B) C) D) E) Özgün düşünceler üretmek yerine, kalıp durumundaki fikirleri tekrarlamak Düşünmeyi öğrenmek için birtakım reçeteler aramak Doğru düşünme yollarını öğretecek kaynakları okumamak Derinlikten uzak, yüzeysel düşünceler peşinde koşmak Düşünme konusunda başkalarını örnek almak A) B) C) D) E) İnsanlar arası ilişkilerin yoğunluktan dolayı bozulmasından Hayatta kalmak için çalışmak zorunda kalan insanların alışkanlıklarını terk etmelerinden Yoğunluğun günümüz insanların yaşam tarzlarını değiştirmesinden İnsanların hayattan beklentilerinin gün geçtikçe azalmasından İnsanların toplumsal olaylar karşısında duyarsızlaşmasından 317