11. İklim, coğrafya ve tabiat şartlan kadar kültürel değerler de kıyafeti
belirlemiştir. Kıyafet bir yönüyle bireyin yaptığı işi (asker, sivil,
polis, din adamı, hemşire vs.) dolayısıyla statüsünü, diğer ya-
nıyla da ekonomik durumunu ve cinsiyetini ortaya koymaktadır.
Kıyafetteki gelişmeler zamanla estetik ve moda denen tarzın
doğmasına yol açmış olup, çeşitli milletlerin ve insan topluluk-
larının dinî inançlarına, medeni durumları ile örf ve âdetlerine
göre farklılıklar göstermiştir. Kıyafetin tercihinde, iklim şartlarının,
dinî inanışların, kültürel farklılıkların, zevklerin, hatta ekonomik
durum ile bazı sosyal değerlerin etkisinden söz edilebilir. Ki-
sacası giyim; insanın mevkisini, milliyetini, bölgesini, ait olduğu
kabilesini, medeniyetini, inanç, duygu ve düşüncesini ortaya
koyup belirlemektedir. Bu belirlemede önceleri başa giyilenler
üste giyilenlerden daha önemli olmuştur.
Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisine açıklık
getirmeye çalışmaktadır?
A) Giyimin insanın kimliğini ortaya koyan bir aksesuar
olduğuna
B) İnsanın kıyafetiyle barışık olmamasının yol açtığı
beğenilme sorunlarına
C) Giysilerin insan davranışlarını etkileyen bir özelliğe
sahip olduğuna
D) İklimle birlikte kıyafet değişiminin insanlarda meydana
getirdiği uyumsuzluğa
E) İnsanların giysileriyle kendilerini olduklarından farklı
göstermeye çalıştığına
12. Her yıl olduğu gibi bu yıl da medyada uzayla ilgili çeşitli safsatalar
yer aldı. Kozmik ölçeğe göre Dünya bir gün yok olacak. Bu kaçı-
nılmaz bir gerçek. Ancak safsatalar habere dönüştürüldüğünde
Dünya çok kısa bir sürede yok olacak denebiliyor. 2017 'nin
Eylül ayında gizemli (ve varlığı bir türlü kanıtlanamayan) Nibiru
isimli bir gezegenin Dünyayı yok edeceği iddia edildi. Ancak
hepimiz hâlâ buradayız. Başka bir yok oluş senaryosu ise
uzaydan gelecek, ölümcül virüs taşıyan bir asteroitle ilgiliydi.
23 Aralık'ta Dünyaya düşmesi beklenen bu asteroidin taşıdığı
virüs nedeniyle insanlık ciddi bir tehlike altına girecekti. Ancak
bu da gerçekleşmedi.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin
hangisidir?
A) Uzayla ilgili yapılan araştırmalarda yanılma payı olduğu
B) Görsel ve yazılı basın organlarında gerçekliği tartışmalı
haberler yayımlandığı
C) Dünya'nın geleceğine dair her zaman felaket senaryoları
yazıldığı
D) Bilim insanlarının Dünya'nın yok oluşunu uzaydan gelecek
bir gök taşına bağladığı
E) Yayın organlarının uzayla ilgili boş iddiaları gündeme
taşımaya devam ettiği
19
13. Kentler, modern yaşamın en yoğun yaşandığı alanlardır. Kırsal
hayata baktığımızda babasının tarlasını süren, geleneksel bir
ortamda yaşayan, temiz havayla iç içe ama fazla sosyal ve
ekonomik hareketliliğin olmadığı bir hayat görürüz. Bu durum,
onlarca yıl önce dünyanın birçok yerinde böyleydi. Kent yaşa-
mında sosyal ve ekonomik hareketlilik, hızlı yaşantı ve bunların
sonucunda dayanışmanın bozulduğu bir durum ortaya çıktı.
Böylesi bir yaşam, insanların psikolojisini de etkiledi. Çünkü
bireydeki değişim, toplum üzerinde sonuç veriyor ve kitlelerin
değişimini etkiliyor. Bireydeki davranış, yaygınlaşınca sosyal
davranışa dönüşüyor. Tüm bunlara metropollerdeki gökdelen-
ler, beton yığınları da eklenince ruh ve beden sağlığımız, yıkıcı
etkilere maruz kalıyor.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Bir kişide yaşanan değişimin, bir şekilde içinde yaşadığı
kitleyi de etkilediğine
Kırsal bölgelerdeki yaşamda samimiyet fazla olduğundan
insanların daha mutlu olduğuna
Modern yaşamın hareketli yapısının insan üzerinde olumsuz
etkilere yol açtığına
Büyük kentlerdeki yapılaşmanın insanların ruhuna ve be-
denine zarar verdiğine
Kırsal bölgelerdeki hayatın, kent hayatına göre durağan
olduğuna
14. Berlin, büyük yıkımlara sahne olmuş ama her sarsıcı olayın
ardından küllerinden doğmayı başarmış bir şehirdir. Bu şehir-
de daima genç bir enerji var. Asırlar devirmiş kiliselerin klasik
tavrı ile modern mimarinin cesur kimliğiyle yükselen binaların
yakaladığı şaşırtıcı uyum, şehrin genel dokusunun en belirgin
özelliği. Berlin bir köprüler şehri hatta bu açıdan Venedik'le re-
kabet edebileceği bile söyleniyor. Başkentin en görkemli köprüsü;
kırmızı tuğlaları, çift katlı tasarımı ve masallardan ilham alan
kuleleriyle Oberbaum Köprüsü. Köprü, Berlin tarihindeki pek
çok olaydan payına düşeni alsa da şehrin önemli yapılarından
biri olmaya devam ediyor. Adım adım keşfetmesi ayrı bir keyif
olsa da bisiklete binmek için dünyanın en ideal şehirlerinden
biri Berlin, diğer taraftan şehri kuşatan mükemmel bir metro ve
tren ağına sahip; şehrin her köşesine rahatça ulaşabiliyorsunuz.
Bu parçada Berlin ile ilgili aşağıdakilerin hangisine
değinilmemiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
Simgesi sayılan bir yapının bulunduğuna
Yüzyıllık kiliselere ev sahipliği yaptığına
Bisiklet sürmek için ideal bir kent olduğuna
Yok oluşun varlığının tohumları olduğuna
Köprü sayısının çok olduğuna