6.
7.
8.
III.
IV.
Akla karşı çıkma, bilinçaltını esas kabul etme ve
edebiyatl ruhsal bir otomatizm içinde görme
Modernizmi ve değerlerini sorgulayıp ulusal ve ev-
rensel kültür ayrımını reddedip çoğulcu kültür görü-
şünü benimseme
Sanayi çağının mekanik işleyişini, dinamizmini, atak-
lığını sanata taşıyıp geleneksel temaları ve biçimleri
kullanmama
Resimde geometrik şekiller kullanma, şiirde görselli-
ği yaratmak için her türlü yeniliği deneme
9.
Aşağıdaki akımlardan hangisi "Ben gördüklerimin
kendisini değil benim zihnimde ve duygularımda bırak-
tığı etkiyi anlatırım." diyen bir sanatçının bağlı olduğu
akımdır?
A) Natüralizm
C) Realizm
B) Egzistansiyalizm
D) Parnasizm
E) Empresyonizm
Yukarıda özellikleri verilen edebiyat akımları arasında
aşağıdakilerden hangisi
A) Natüralizm
C) Fütürizm
B) Postmodernizm
D) Sürrealizm
E) Kübizm
Bana göre iyi bir sanatçı, Aristo veya Seneca gibi kalıcı
ve evrensel yapıtlar Ortaya koyan kişidir. Eserlerinde dö-
nemsel izleklere, yerel değerlere, bireysel tutkulara, hayal
gücünün kullanımına, gerçeklikten uzak kurgu ve fantezi-
lere yer vermez. Mükemmel ve ideal olanı akıl ve mantık
süzgecinden geçirip toplumun Örf ve âdetine uygun dav-
ranarak göstermeye çalışır. Ele aldığı konu ve entrikaların
gerçeğe benzer olmalarını ister. "Görkem, Ölçü ve uyum"
sanatında vazgeçilmez ögelerdir. Geleceğe kalacak Olan
eser; belli kurallara uyan, öznellik taşımayan, yazarının
duygu ve düşüncelerine, toplumsal ve gündelik yaşa-
mın bayağılıklarına, gülünç Olay ve tiplerine, aksaklık ve
eksiklikler yer vermeyen, buna karşın her döneme hitap
edecek şekilde nesnel, tarafsız ve kalıcı Olmayı hedefle-
yen eşerdir.
Bu sözleri söyleyen bir sanatçı aşağıdaki akımlardan
hangisinin temsilcisi olabilir?
A) Klasisizm
C) Realizm
B) Romantizm
D) Natüralizm
E) Sürrealizm
Çevreyi kendi gözümle değil kahramanın gözüyle betim-
lerİm. Hislerime yenik düşmem, Hayallerime kapılıp git-
mem. insanların iç dünyalarında yaşadıklarının kaynağı
diş çevredir. Bu yüzden diş çevrenin sahici bir yansıtıcısı
olmaya Özen gösteririm.
Bu şekilde konuşan bir romancı hangi akıma bağlıdır?
A) Modernizm
C) Romantizm
ÖĞREN
B) Postmodernizm
D) Sürrealizm
E) Realizm
ÖĞREN
Klasisizm akla, sağduyuya, evrenselliğe, yüksek zümreye
ve şıkı kuralcılığa yaşlanırken ona tepki olarak doğan ro-
mantizm duyguya, hayale, coşkuya, millî ve dinî yerliliğe,
halka ve Özgürlüğe yaslanır.
DİKKAT
• İyi — kötü çatışması, iyilerin hep iyi, kötülerin hep kötü
olması ve iyiyi de kötüyü de yazarın belirlemesi roman-
tizmde çok görülür.
• Romantizme tepki olarak doğan realizm, duygu ve ha-
yalin yerine gözlemi ve gerçeğe bağlılığı esas alır.
• Recaizade Mahmut Ekrem ve Samipaşazade Sezai ro-
mantizmden realizme geçen ilk sanatçılarımızdır. Bunlar,
eserle bütünlüşmeyen süslü, sanatlı tasvirleri terk etmiş-
ler ve neden — sonuç bağını korumuşlardır.
• Realizmin aşırı bir uygulaması olan natüralizm, rea-
lizmin özelliklerinin yanına determinizmi, deneyciliği ve
soya çekim yasalarına uymayı eklemiştir,
• Egzistansiyalizm yani varoluşçuluk, II. Dünya Savaşl
yıllarında Sartre tarafından kurulmuş, Gide, Camus ve
Kafka tarafından geliştirilmiştir. İnsanın kendi seçimle-
rini kendisinin özgürce yapması ve geleceğini belirle-
mesi gerektiği felsefesine dayanır. İnşan, özgür olmaya
mahkûmdur; insanın varlığı ve hürlüğü tek gerçek değer-
• Egzistansiyalizmde "karakter" yoktur; bazı durumlarla
karşı karşıya kalmış ve seçim yapmaya zorlanmış insan
topluluğu vardır. "Var olmak" erdemden de felsefi düşün-
ceden de önce gelir. "Varım, öyleyse düşünebilirim," an-
[ayışı yapılandırıcı bir ilkedir.
• Ekspresyonizm yani "dışa vurumculuk" gerçekçiliğe
karşı çıkar, empresyonizmin tersini yapar yani dıştan içe
yansıyanları anlatmaz; içte olanları olduğu gibi dışa yan-
sıtır. Antinatüralisttir. 20. yüzyılın modernist akımlarından
Olan bu anlayışı en iyi Kafka, Eliot ve James Joyce temsil
etmiştir.
• Gonçarov'un Oblomov romanındaki başkişi olan Ob-
lomov, modernist ve nihilist bir aylaktır. Yusuf Atılgan'ın
Bay C. ve Sait Faik'in Lüzumsuz Adam tiplemelerine
benzer, 19. yy. Rus sosyal yapısının ve bürokrasisinin bir
simgesidir.
o
Şinasi, Ahmet Vetik Paşa ve Direktör Ali Bey'de ve Tan-
zimat komedilerinde Moliere'in ve klasisizmin etkileri gö-
rülür.
17