Örnek Soruyu Değiştir

II.Dünya Savaşı'nda Türkiye A. II.Dünya Savaşı'nda Türkiye'de Refik Saydam Başbakanlar Şükrü Saraçoğlu Şükrü Saraçoğlu Dışişleri Numan Menemencioğlu Bakanları • Hasan Saka İsmet İnönü (Cumhurbaşkanı) Genelkurmay Fevzi Çakmak (1938-1950) Başkanları Kâzım Orbay B. Türkiye'nin Dış Siyaseti (1939-1942) (1942-1946) (1938-1942) (1942-1944) (1944-1947) (1921-1944) (1944_1946) !l.Dünya Savaşı yıllarında Türkiye stratejik öneminden dolayı' Müttefik ve Mihver bloklarının baskısına uğramıştır. Türkiye bu baskılara karşı savaşın son anlarına kadar ne pahasına olursa ol- un bu savaşın dışında kalma, toprak bütünlüğünü ve bağımsız- ığını koruma politikasını uygulamıştır. 1939-1942 yıllan arasında baskı Mihver Devletlerden gelirken, 1943-1945 yılları arasında 95 e ABD, İngiltere ve Fransa Türkiye üzerinde baskı kurmuştur. 1943 1943 1943 1943 1945 1939 940 1941 1943 19 Ekim'de Türkiye, İngiltere ve Fransa arasında Üçlü İtti- fak (Ankara Paktı) Antlaşması imzalanmış, Müttefik Dep [etler bu antlaşmayı kullanarak savaş süresince Türkiye'yi savaşa sokmak istemişlerdir. Üçlü İttifak, Türk-Alman ilişkilerinin gerginleşmesine yol açmış ancak II.Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında Almanların başarılı olması ve Türkiye'nin Balkan coğrafyasında AI- manya aleyhine cephe açmayı reddetmesi iki ülke ara- sındaki ilişkileri iyileştirmiştir. Türkiye 18 Mart 1940'ta AI- manya'yla bir ticaret antlaşması yapmıştır. lık Paktı" imzalanmıştır. Ardından Almanya'nın SSCB'ye sal- dırması Türkiye'nin Polonya Sendromu'ndan (II.Dünya Sa- vaşl'nda Polonya'nın hem Rusya hem de Almanya tarafın- dan işgal edilmesi ihtimaline karşı Türkiye'nin duyduğu en- dişe için yapılan tanımlama) kurtulmasını sağlamıştır. Almanların Kasım 1942'de Stalingrad yenilgisinden son- ra Müttefiklerin Türkiye üzerindeki beklentilerinin artma- sıyla İngiltere ve Türkiye 30 Ocak 1943'te Adana Konfe- ransı'nda bir araya gelmiştir. Yapılan görüşmelerde, Türki- ve'nin savaşa katılmak için hazırlıksız olduğu ve özellik- le SSCB'nin savaştan galip çıkması hâlinde duyduğu cid- di endişeler dile getirilmiştir. kanlarının katıldığı Moskova Konferansı'nda Ruslar Tür- kiye'nin 1943 yıl' bitmeden savaşa dâhil olması gerek- tiğini ortaya koymuştur. Moskova Konferansı'nda alınan kararların Türkiye'ye ile- tilmeşi İçin 22-26 Kaşım tarihleri arasında I.Kahİre Kon- feransı düzenlenmiş, bu konferansta Müttefikler, Türk heyetinden üs talep etmiş, ayrıca yıl sonuna kadar Tür- kiye'nin savaşa dâhil olmasını istemiştir. Türk heyeti, üs talebini reddederek yeterli yardım yapılmadıkça Türki- 28 Kaşım-1 Aralık 1943 tarihleri arasında ABD, SSCB ve İngiltere liderlerinin katıldığı Tahran Konferansı'nda Sta- lin, Türkiye'nin savaşa girmeye zorlanması konusunda ısrar edince Roosevelt ile Churchill, Tahran dönüşünde İnönü'yü Kahire'ye davet etmiştir. İsmet İnönü 4-6 Aralık tarihlerinde Kahire'ye giderek Roosevelt ve Churchill ile görüşmüştür. II.Kahire Konfe- ransı'nda Müttefiklerin ağır baskısı İle karşılaşan İnönü, prensip olarak savaşa katılmayı kabul etmiş, fakat Tür- kiye'nin ihtiyaç duyduğu askerî malzeme ve teçhizatın tamamlanmasını ve ortak hareket planının belirlenme- sini ön koşul olarak ileri sürmüştür. Türkiye 23 Şubat 1945'te savaş sonrası düzenin oluşturu- lacağl San Francisco Konferansı'na katılabilmek ve Yalta Konferansı kararları uyarınca Birleşmiş Milletler Teşkilatı- nın aşıl üyeleri arasında yer alabilmek İçin Almanya ve Ja- ponya'ya resmen savaş ilan etti fakat bu savaş ilanı politik bir ifade olarak kalmıştır. C. Türkiye'nin İç Siyaseti 1942 1944 1945 Savaş koşullarının getirdiği karaborsacılık ve fiyatların yükselmesi bazı kimselerin olağanüstü servetler edinme- sine yol açmış ve savaş zenginleri ortaya çıkmıştır. 11 Ka- sım 1942'de kabul edilen Varlık Vergisi Kanunu ile sava- şı fırsata dönüştüren işletmelerin haksız kazançlanmn önüne geçmek istenmiştir. Bu kanun ile servet üzerinden bir defaya mahsus vergi alınmış, komisyonlar tarafından belirlenecek vergiyi bir ay içinde ödemeyenler bedenen çalıştırılmak üzere Erzurum Aşkale'ye gönderilmiştir. Bü- yük tartışmalara yol açan bu kanun 1944 yılında yürürlük- ten kaldırılmıştır. 26 Nisan 1944'te kabul edilen Toprak Mahsulleri Ver- gişi Kanunu ile tarımla uğraşan kesimi vergilendirmek, askerin ve halkın asgari ölçüde beslenmesini sağlamak amaçlanmıştır. Bu kanun nedeniyle çiftçiler yetiştirdik- leri ürünün %10'unu ya nakit olarak ya da mal olarak ödemişlerdir. Üç yıl boyunca uygulanan bu vergi, büyük toprak sahiplerinin iktidardaki partiye karş cephe alma- larına da yol açmıştır. 1945 yılında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu çıkarılarak çiftçiye arazi vermek, ülke topraklarında üretimin de- vamllhğım sağlamak amaçlanmıştır. Bu yasayla arazisi Ol- mayan çiftçiyi toprak sahibi yapmak ve tarıma açılan top- rakların İşlenip üretimin artırılması amaçlanmıştır. Kanunla İlgili yaşanan tartışmalar sonucu Celal Bayar, Adnan Men- deres, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü "Dörtlü Takriri" ve- rip CHP'den ayrılmışlar ve Demokrat partiyi kurmuşlardır. Dörtlü Takrir üzerinden Mecliste tartışmalar devam eder- ken iş adamı Nuri Demirağ öncülüğünde 18 Temmuz şı'ndan sonra kurulan ilk parti Millî Kalkınma Partisi olmuş- tur. Ancak Nuri Demirağ tarafından kurulan bu parti siyasi hayatta çok fazla etkin olamadan kapanmıştır. II.Dünya Savaşı'na fiilen katılmadığı hâlde, savaşn getirdiği ağır ekonomik şartları tümüyle yaşayan Türkiye, savaş yılların- da ekonomik olarak büyümekten ziyade mal darlığını hafiflet- mek, fiyat artışlarını frenlemek, karaborsa İle mücadele etmek ve sosyal adaleti sağlamak gibi hedeflere yönelmiştir, 18 Ocak 1940 tarihinde çıkarılan Millî Korunma Kanunu ile savaşn getirdiği olumsuz sonuçlardan kurtulmak istenmiş- tir. Bu kanun hükûmete fiyatlan saptamada, ürünlere el 1940 koymada, hatta zorunlu çalışma yasağı getirmede sınırsız yetkiler vermiştir. Millî Korunma Kanunu'nun 6. maddesi- ne dayanarak Petrol Ofisi, Et ve Balık Kurumu gibi bazı ku- rumlar oluşturulmuştur. 183 Nuri Demirağ Nuri Demi tarafından- • 1922'de ilk Türk sigara kâğıdı üretilmiştir. • Ankara'nın doğusuna İlk demir yolu yapılmıştır. • Bursa'da Sümerbank'ın Merinos fabrikası kurulmuştur. • İzmit'te selüloz fabrikası kurulmuştur, • Seri üretim olarak 1936'da İlk Türk uçağı yapılmıştır. • Karabük'te demir ve çelik fabrikası kurulmuştur. . • İlk yerli paraşüt yapılmıştır. • Sivas'ta çimento fabrikası kurulmuştur. instagram.com/copysinav