9.
10.
İhtiyar esir, sevincinden bayılmıştı. Kendine gelince oğlu
ona:
Ben karaya cenk İçin çıkıyorum. Sen gemide rahat
kal, dedi,
Eski kahraman kabul etmedi:
Hayır. Ben de beraber cenge çıkacağım.
Çok ihtiyarsın baba.
Fakat kalbim kuwetlidir.
Rahat et! Bizi seyret!
Kırk şenedir dövüşe hasretim.
Oğlu:
Vurulursun! Vatana hasret gidersin, diye onu gemide
bırakmak istedi.
Kara Memiş, o vakit, birdenbire gençleşmiş bir kap-
lan gibi doğruldu. Duramıyordu, Kalkan kılıç İstedi,
Şehit olursam bunu üzerime örtün! Vatan, al bayra-
ğın dalgalandığı yer değil midir, dedi.
Ömer Seyfettin'in "Forsa" adlı öyküsünden alınan bu
metin için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Olay Öyküsüdür.
B) Diyaloglardan yararlanılmıştır,
C) III. kişili anlatım yer almıştır.
D) Tema, vatan ve bayrak sevgisidir.
E) Sanat için sanat anlayışıyla yazılmıştır.
Beyazıt Meydanı, yağmurun altında pırıl pırıl parlıyordu.
Caddeden tramvaylar gelip geçiyor, camları buğulanmış
otobüsler, müşterilerini bırakıp acele acele yollarına gidi-
yarlardı.
İhsan, ıslak kadınmların üstünde bir aşağı beş yukarı do-
laşmaya başladı. Her seferinde "Bir Topkapı arabası daha
beklerim. Bundan da çıkmazsa çeker giderim." diye karar
veriyor. Fakat Melahat gelen tramvaydan çıkmayınca yine
de ayrılıp bir yere gidemiyordu,
Gözleri Aksaray yolunda bir çeyrek daha bekledi. Üç
buçuk Olunca ümidi büsbütün keşti.
Haldun Taner'in "Neden Sonra" adlı öyküsüne ait olan
bu metinden aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
A) Yer, zaman, Olay ve kişi unsurlarıyla Oluşturulmuştur.
B) Anlatımda İlahi ya da tanrısal anlatıcı da denen hâkim
anlatıcı kullanılmıştır.
C) Flashback yani geriye dönüş tekniğinden yararlanıl-
mıştır.
D) Betimleme ve öyküleme anlatım biçimleriyle Oluşturul-
muş, kurmaca bir metindir.
E) İç konuşma yani iç monolog tekniğine başvurulmuştur.
Dünya edebiyatında 'YIaşh fiction", "Short -Short story",
"anlık kurmaca" olarak tanımlanan küçürek öykü, Türk
edebiyatında; "minimal öykü", "çok kısa öykü", "öykücük"
gibi adlandırmalarla bilinmektedir, Yaşamın özüne tutu-
lan ayna niteliği İle küçürek Öyküler, bir zamansızlığın Öne
sürümüdür; bu nedenle öykülemekten çok gösterir ve an-
latmaktan çok haykırır; son derece yoğunlaştırılmış, son
derece yüklü, sinsi, çok yönlü, anlık, ürkütücü, kışkırtıcı,
düş kırıklığına uğratıcı Olan bu kışa kışa öyküler romanın
İki yüz sayfada yaptığını bir sayfada, bir paragrafta yap-
mayı amaçlar.
Bu açıklamaya göre aşağıdaki metinlerin hangisi kü-
çürek Öykü Örneği sayılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Köyün dışına çıkıp zeytinlikler arasına dalınca Hacer
sarı entarisinin eteklerini toplayıp beline şoktu; alçak
topuklu, kalın rugan ayakkabılarını çıkarıp heybesine
koydu; toprak üzerinde çıplak tabanlarının izini bıra-
karak yürümeye başladı.
Yol ilerliyor, bizim köye ayrılan köşede de hararetli ça-
lışmalar var. Silindirler gelip gidiyor ve alacalı bulacalı
bir sürü köylü amele karıncalar gibi çalışıyor.
Kaç kardeştik bilmiyorum, En küçükleri bendim ve
henüz saymayı bilmiyordum. Öğrendiğimde ise hepi-
miz dağılmıştık.
Güneş, aşağılarda uzanan ovadan tamamen çekil-
mişti. Yalnız arkamızdaki büyük ormanda, ağaçların
üstüne atılmış kırmızı bir çuha gibi rüzgârla hafif hafif
kıpırdıyordu, Biraz sonra büsbütün kayboldu,
Büyükannemin malikânesindeki bahçe, çok eski ve
büyük bir bahçeydi, Bir tarafı akarsulu suni bir gölle
nihayetleniyordu. Bu gölde sazanlar, kaya balıkları
bulunduğu gibi, şimdi hemen her yerde cinsi tükenmiş
olan meşhur çupralara da rastlanırdı.
12.
67
Anlatmaya bağlı metinlerde kişiler, ya "tip" olarak ya da
"karakted' olarak çizilir.
"Karakter" ile "tip" karşılaştırmasına ilişkin aşağıdaki
yargılardan hangisi yanlıştır?
A)
Tip Özel; karakter, genel ve sembolik nitelik taşır,
B)
Tip, bir toplumsal zümrenin bütün niteliklerini üzerinde
taşır; karakterin kendi kişiliği vardır.
C)
Karakter, kendine ait birçok özelliğiyle birlikte verilir-
ken tip, bir yönüyle ve abartılarak verilir.
D)
Karakter, kimseye benzemeyen kendine özgü kişili-
ğiyle, 'TP" her yerde rastlanabilen özellikleriyle karşı-
mıza çıkar.
E) "Karakter" bütün olarak ele alınır. "Tip" bir düşünceyi
temsil eder ve genelde 'tezi:' romanlarda karşımıza
çıkar.