ı ı ı • yırı r ı i i I' ı:
PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNCE
SONUÇ TESTİ 7
28.
29.
Konu, ancak sanatçının tutumuyla öz aşamasına
yükselebilir çünkü öz yalnız neyin sunulduğu değil,
nasıl sunulduğu, nasıl bir ortamda, ne derecede
toplumsal ve bireysel bir duyarlıkla sunulduğu
demektir. "Hasat” gibi bir konu sevimli bir kır yaşantısı,
kalıplaşmış bir günlük yaşayış resmi, insanlık dışı bir
sıkıntı ya da insanın doğa üzerindeki zaferi olarak
işlenebilir. Her şey sanatçının görüşüne, yönetici sınıfın
sözcüsü gibi mi, duygulu bir tatil ressamı mı, öfkeli bir
köylü mü, yoksa devrimci bir toplumcu gibi mi
konuştuğuna bağlıdır.
Bu parçada anlatılmak İstenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Üslup sahibi büyük yazarlar aynı duygu ve
düşünceleri, farklı yollarla ve farklı usullerle dile
getirirler.
B) Güçlü anlatım özelliği olan yazarların yazıları, her
zaman aranır ve zevkle okunur.
C) Her sanatçının dünya görüşü bir şekilde yazısına
yansır.
D) Bir sanatçıyı başka bir sanatçıdan ayıran yön onun
üslubudur.
E) Konu ile üslup birbiriyle uyumlu olduğunda eserin
sanatsal değeri artar.
Leylâ ile Mecnun konusu üzerinde birçok şairimiz eser
vermiştir. Ama bunlardan ancak Fuzûlî'ninki yaşamakta
ve gerçek bir değer taşımaktadır. Baudelaire, Kötülük
Çiçeklen"ndeki şiirlerinden pek çoğunun konusunu,
romanları dilimize bol bol çevrilmiş olan Xavier de
Montepin'in Alçıdan Kızlar adlı bayağı şiir kitabından
almıştır. Fakat bugün Montepin'in şiirlerini kim okuyor
hatta hatırlıyor? Aynı konular Baudelaire'de yaşayarak
yepyeni içeriklerle zenginleşmemiş midir?
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Aynı konuyu işleyen sanatçılardan bazıları
okunmazken bazıları geniş okuyucuya ulaşırlar.
B) Fuzûfi'nin şairlik yönü diğer şairlerden üstün olduğu
için yazdıkları daha çok okunmaktadır.
C) Bir dil ürünü olan edebiyat yapıtlarını oluşturan
ögelerin niteliği büyük ölçüde sanatçının anlatımıyla
değer kazanır.
D) Bir kitabı değerli kılan okuyanın ona verdiği
kıymettir.
E) Bir kitap İçimizdeki boşluğu doldurduğu ölçüde
değerlenir.
30.
"Hayatta en önemli şey nedir? Açlık çeken bir ülkedeki
birine bu soruyu sorarsak cevap "yemek" olacak.
Donmakta olan birine aynı soruyu sorarsak cevap
"sıcak" olacaktır. Bütün bu ihtiyaçlar giderildikten
sonra, bütün insanların ihtiyacı Olan bir Şey var mıdır
hâlâ? Filozoflar buna evet diye cevap verirler. Onlara
göre insanlar sadece ekmekle yaşayamazlar. Ayrıca
insanların sevilmeye ve İlgi görmeye İhtiyaçları vardır.
Ama bütün insanların ihtiyacı olan bir şey daha vardır:
Kim olduğumuzu ve neden yaşadığımızı bilmek.
Bu parçada anlatılmak İstenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
insanın fizyolojik ihtiyaçları karşılanmadan kendini
gerçekleştirmesi beklenemez.
Birçok ihtiyacı olan insanın en önemli ihtiyacı
sevmek ve sevilmek ihtiyacıdır.
Açlık çeken bir kişinin en önemli İhtiyacı öncelikle
yemek yemektir.
İnsanların biyolojik ihtiyaçlarının yanında başka
ihtiyaçları da vardır.
Fizyolojik ve biyolojik ihtiyaçları karşılanmayan
insanın üretken olması beklenemez.
31. Önemli olan, yabancı sözcükleri az ya da çok
kullanmak değil, düşünceyi Türkçenin kendi
değerleriyle biçimlendirebilmektir. Anlam güzelliklerini,
Türkçenin söz dağarcığında aramak; bulmaktır. Bir
yazar bu arayış, bu arayışın ortaya çıkaracağı
güçlükleri yenmeyi göze almadığı sürece, dilinin işçisi,
işleyicisi olma onuruna kavuşamaz. Bundan da öte,
yazmanın tadına varamaz; yazdıklarına, dilin tadını
katamaz.
Bu parçada yakmılan durun aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Bazı yazarların yabancı sözcükleri kullanması
Yazarların Türkçenin anlam inceliklerini
kavrayamaması
Bazı kişilerce Türkçenin söz dağarcığının yetersiz
görülmesi
Yazarların Türkçenin dil bilgisi kurallarına uymaması
Bazı yazarların sözcük dağarcığının yetersiz olması
Doğru
Yonhş