ı.
GELİŞME TESTİ 8
PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCELER
ıınıt -
5.
6.
Yeni duygular, yeni düşünceler ancak yeni biçimlerle
verilebilir. Hiçbir düşüncenin, önceden ölçülüp biçilmiş
bir dil biçimi yoktur. İfade, her zaman düşünceye
göredir, düşünce nasılsa ifade de öyledir. Bu nedenle,
düşünce ve duyguların, belirli dil biçimlerine dökülmek
amacıyla törpülenmesi, ayıklanması, ilintilerinden
soyutlanarak basit ve çıplak hâle sokulması ve ancak
bu şekilde aqk seçik olunacağının sanılması, zahmet
istemeyen, çok kolay bir anlatım yoludur. Düşünce ve
duygunun dinamizmini ve dramını dile dökmek çetin bir
iştir. Biz, her karmaşıklığı karışıklık sanıp basite
indirgeyen, düşünce ve duyguları girift ilintilerinden
soyan bir yazma ve okuma eğitiminden geçirildik. Bu
nedenledir ki bugün, özellikle edebiyat-sanat alanında,
yazılanı okumak ve bütünlüğü içinde anlamak sabrımız
yok.
Bu parçada anlatılmak istenen düşünceler
arasında,
. Her öz kendi kabuğunu yapar, kendi tekniğini, kendi
biçimini getirir.
. Çağrışım yönünden zayıf metinleri anlamak güç
değildir.
III.
Düşünce ve duygunun sayısız çağrışımlarını, hızını
başkalarına iletmek mümkün değildir.
IV.
Kolay yazma ve okuduğunu kolayca anlamaya
alıştırılan bir kafa, düşünceyi asıl sürecinde, gerçek
oluşumunda yakalayamaz; hep yüzeylerde dolaşır.
yargılarından hangilerinin olduğu şğylpnpmpz?
7.
z
286
Evet, "Hah, işte bu olmuş!" dediğim bir şiir kitabı Akla
Çarpan. Metnin tamamı bir anlamda bir nehir şiir, tek
başına uzun bir şiir olarak görülebilir. Aklın farklı
şekillerde kullanılması imgesiyle genişleyen, akan bir
nehir, çok sayıda kısa kollardan oluşmuş bir nehir.
Şiirde "olmazsa olmaz” olarak kabul ettiğim
bütünselliği oluşturan, geliştiren, taşıyan şiirlerden
Oluşan bir kitap. Demek İstediğim 1980 sonrasında
ortaya çıkan İkinci Yeni'nin kötü kopyalarında olduğu
gibi, birbiriyle hiçbir bağlantısı olmayan şatafatlı
İmgeler ve dizeler yığını değil. Şiirde, hem tekil hem de
genel olarak zeminden çatıya bir bütünlük, birbirini
tamamlama, birbirinin üstüne yükselme söz konusu.
Taşlar Öyle İşlenmiş ki yapının bütününde girinti çıkıntı,
fazlalık, sırıtma yok; yapı taşlan birbirini tamamlayacak,
birbirine destek olacak, birinin şavkıması ötekinin
Işığını bastırmayacak biçimde örülmüş. Aşın
süslemelerden de kaçınılmış; anlamın, özün üzeri
kapatılmamış.
Bu parçaya göre Akla Çarpan adlı şiir kitabında;
. birbiriyle İlintili şiirlerden oluşmak,
sağlam bir mimari yapısı olmak,
III.
görkemli bir dille oluşmak,
arka planında bir düşüncenin var olduğunu
IV.
göstermek
özelliklerinden hangisi gğrğ_gg?
A) Yalnız III
D)lvelV
B) Yalnız ıv
E) III ve ıv
A) Yalnız II
D)lvelll
B) yaınız III
C) Yalnız IV
E) III ve IV
Edebiyatın konusu insandır, doğadır; edebiyat bütün
olanaklarıyla insanı tanımaya yönelmiştir. Eleştirinin
konuşu İse eşerdir, amacı eseri tanıtmak ve
değerlendirmektir. Edebiyatta dolaysız bir üretme söz
konusudur. Eleştirmen ise dolaylı olarak üreten kişidir.
Yargılanacak bir eser olmadıkça eleştiri de olmaz.
Aşağıdakilerin hangisi bu parçadan çıkarılacak bir
yargı ğgğj!ğğr?
A)
B)
C)
D)
E)
Eleştirinin varlığı bir esere bağlıdır.
Eleştirmen, nesnel davranmak zorundadır.
Edebiyat, doğrudan üreten bir sanattır.
Edebiyatın ağırlık merkezi insandır.
Eleştirmenin hedefi bir eseri tanıtmaktır.
Çözdüğünüz süre
C) I ve III
Doğru
Yanlış