ı.
GELİŞME TESTİ 19
PARAGRAFTA YAPI - BOŞLUK VE DİYALOG TAMAMLANA
ıınıt -
5.
6.
Yazının icadından önce insanlar, toplumsal hafızalarını
sözlü olarak kuşaktan kuşağa aktarmıştır. (1) Eski
Yunan'da mit ve efsane anlatıcıları, Türklerde ozan ve
âşık, Afrika'da topluluğun en yaşlıları; bu aktarım
görevini üstlenmiştir. Toplumlar, sözlü geleneklerini
oluştururken çevrelerinde olup biten ve kendilerini
etkileyen bütün olay ve unsurları kullanmıştır. (2) Sözlü
geleneğin bir ürünü olan bu anlatılar, aslında insanlığın
yazlı olmayan tarihini oluşturmaktadır. Efsaneler, mitler
ve destanlar gibi halk anlatıları; zamanla hem başka
kültürlerden etkilenmiş hem de diğer kültürlerin Sözlü
ürünlerini etkilemiştir. (3) Tarihin, özellikle birbiri ile bir
şekilde teması olmuş ulusların ortak birikimlerinin bir
sentezidir.
I. Sözlü gelenek, bu sebeple insanlığın ortak mirasıdır.
II. Yani anlattıkları yalnız yaratılış, tufan, kuruluş gibi
geçmişten gelen hikâyeler olmamış; kendi
hayatlarında büyük yankılar uyandırmış olayları da
bunlara eklemişlerdir.
III. Bu, o günün imkânları çerçevesinde kültürel
hafızayı korumanın bir yoludur aslında.
Bu parçanın anlamlı bir bütün oluşturabilmesi İçin
1, 2 ve 3 numaralı yerlere I, II ve III numaralı
cümlelerden hangileri getirilmelidir?
7.
8.
(I) İlkokul öğrencisi olduğumuz o uzak yıllarda her şey
az bulunurdu ve kıymetliydi. (II) Kağıt peçeteler,
çokomel kâğıtları, cikletlerin içinden çıkan karikatürler
ve kartpostallar biriktirirdik defterlerimizin arasında.
(III) Pul koleksiyonu yapan arkadaşlarımız vardı, bizi
evlerine çağırmazlardı da okula getirirlerdi koleksiyon
yaptıkları o güzel defterleri. (IV) Farklı nesneler
biriktirmekten haz alırdık. (V) Ancak zamanla biriktirme
huyundan vazgeçtik, iyi birer koleksiyoner olamadık.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin
hangisinden sonra, "Özellikle yabancı ülke pulları ilgi
Odağı olurdu." cümlesi getirilebilir?
B) II
C) III
2
3
B)
C)
D)
E)
III
Yazdım. Atlantis dergisi zaman üzerine özel bir sayı
çıkarıyormuş. Çeşitli ülkelerin bazı hikâyecilerine, bu
arada da bana, bu tema üzerine bir hikâyem olup
olmadığını telgrafla sordu. On gün içinde İsviçre'ye
ulaştırmam isteniyordu. Benim böyle bir hikâyem
yoktu. Altı gün İçinde On İkiye Bir Var'l yazdım. Her
sayfasını Heinz Anstock günü gününe çevirip temize
çekiyordu. Onuncu günü hikâye Atlantis'e ekspres
ulakla ulaştı. Ve özel sayıya seçilen tek hikâye o oldu.
Daha sonra birçok antolojiye girdi. Bazen bir çırpıda
yazılan hikâyeler uzun zaman uğraşılanlardan daha
başarılı olur.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık
söylenmiş olabilir?
O, duygulan parmaklarıyla tuşlara, tuşlardan da
seslere, renklere, insanlara ve hayata aktaranlardan...
Piyanosunun başına geçince nefes alanlardan... Ama
yaşamak İçin müzik yapmıyor.
Bu parça düşüncenin akışına göre, aşağıdakilerden
hangisiyle sürdürülebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Bir hikâyenizin yazılma sürecinden söz eder
misiniz?
Hiç yurt dışında yayımlanan hikâyeniz oldu mu?
Uzun sürede yazılan hikâyeler daha mı başarılı?
Hiç ısmarlama hikâye yazdınız mı?
Hiç istemeden hikâye yazdınız mı?
A)
B)
C)
D)
E)
Müziği kendinden bir parça olarak görüyor
Müzikte mutluluğu buluyor
Müzik onda yaşamın en büyük kaynağı
Yaşamı müzik olarak görüyor
O, müziğe hayat veriyor
Çözdüğünüz süre
Doğru
Yanlış