ı.
GELİŞME TESTİ 17
PARAGRAFTA YAPI - BOŞLUK VE DİYALOG TAMAMLANA
ıınıt -
5.
6.
Kitabı yazmaya başladığımda kırk isimle sınırlandırmayı
kararlaştırmıştım. Daha önceden bu listeye kesin
gireceğini tahmin ettiğim yazarlarda yanılmadım. Ama
bazı yazarları bütünlüklü olarak okuduğumda
mecburen elemeler yapmaya başladım. Böylece bazı
öykücüler dışarıda kaldı. Kuşkusuz modern
öykücülüğümüzün kuruluş, gelişme ve nitelikli bir
kimliğe kavuşma sürecini eksiksiz olarak ortaya
koymak için, bu sürece pek çok yazarın dâhil edilmesi
gerekirdi. Ne var ki bunun imkânsız olduğunu söylemek
bile fazla. Bir sayıya sabitlemek gerekiyordu. Bu
yüzden sadece türün önemli durakları, Türk
öykücülüğüne kimlik ve belirgin ton kazandıranlar
kitaba girdiler.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı
vardır?
A) Kitaba aldığınız kırk öykücünün niteliklerinden söz
eder misiniz?
B) Kitabınızı ne zaman yazmaya karar verdiniz?
C) Kitabınızın edebiyatımızdaki konumu ve anlatımsal
özellikleri nelerdir?
D) Kitabınızdaki kırk öykücüyü nasıl belirlediniz, bu
belirlenmede hangi ölçütleri kullandınız?
E) Kitabınızı kırk öykücüyle sınırlandırmanızın özel bir
nedeni var mı?
(I) Şehirlerin her yüzyılda bir değişime uğradığını
söyleyenler savaş ve doğal afetleri göz önünde
bulundurmuş olabilirler. (II) Fakat modernizmin şehirleri
son kırk elli yılda nasıl değiştirdiğini düşünmüşler midir,
bilemiyorum. (III) Zira tarihin hiçbir döneminde, İçinde
yaşadığım bu çağ kadar hızlı değişen ve dönüşen bir
zaman dilimi yaşanmamıştır. (IV) Hızla gözlerimizin
önünden kayıp giden kadim şehirlerimize yazar Ve
şairlerimiz haklı olarak ağıtlar yakarken yaşanılan
zamana ayna tutmak, onu kayıt altına almak adına
olsun içinde yaşadığımız şehirleri yazmak kimsenin
aklına gelmemiş. (V) Modernizmin getirdiği bu hızlı
değişimden kadim şehirler de payını almış, yerini beton
yığını dediğimiz kentleşmeye bırakmıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi
düşüncenin akışını bozmaktadır?
7.
8.
---. Eleştirmen de, incelemeci de yapıta bir bütün
olarak bakar. Parça - bütün ilişkisinin bağlamlarını
gösterirler. Eleştiri, inceleme, çözümleme metinleri,
sonuçta yapıtla dolayım kuran ayırıcı metinlerdir,
dolayısıyla "yazın"a dâhildirler. Ne ki inceleme ve
çözümleme, eleştiri değildir. Eleştiri yapıtı eler, niteliğini
ortaya koyar. inceleme ve çözümleme, yapıtı ögelerine
ayrıştırır, bağlamlarını gösterir, anlamlandırılmış Olanı
yeniden anlamlandırır. Eleştiri, değer yargısı ortaya
koyar. inceleme ve çözümleme, metnin kurucu
ögelerini ortaya çıkarır.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre,
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Eleştirinin bugün İşlevini yitirmesinin, yerini
inceleme ve çözümleme metinlerine bırakmasının
nedenleri araştırıldı
Eleştiri düzeyi, inceleme düzeyi, çözümleme düzeyi
aslında hiçbir zaman kesişmez
Aslında eleştiri, inceleme ve çözümlemenin sınırları
öyle çok farklı, ayrışmış değil; iç içedir
Eleştiri metinleri İle ve çözümleme
metinleri arasında bazı bazı farkların her zaman öne
çıktığını görüyoruz.
Eleştiri metinleriyle çözümleme metinlerini ayrıştıran
özellikler, aynılaştıran özelliklerden de fazladır.
(l) Cengiz Dağcı, eserleriyle II. Dünya Savaşı yıllarında
milletimizin yaşadığı acıların unutulmasını önlemiştir.
(II) Biz, 1930 yılının hemen öncesinde Kırım'da ve diğer
Türk yurtlarında uygulanmaya başlanan Sovyet
sisteminin yaşattığı acılardan Cengiz Dağcı'nın
romanları yoluyla haberdar olduk. (III) Cengiz Dağcı'nın
eserleri Sovyetlerin yaptığı bu acılan anlattığı İçin
Sovyet Rusya'da yasaklanmıştı. (IV) Cengiz Dağcı'nın
en önemli yanı Kırım Türklerinin Sovyet sistemine geçiş
trajedisini yansıtmış olmasıdır. (V) Cengiz Dağcı, kendi
şahsi hayatında oldukça derin acılar yaşamıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi
düşüncenin akışını bozmaktadır?
C) III
Çözdüğünüz süre
Doğru
Yanlış
B) II
C) III
236