ı.
GELİŞME TESTİ 24
PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNCE
ıınıt
5.
6.
Sümerler, yalnız yazıyı icat etmekle kalmamış, onun
öğretilmesi ve yayılması İçin de çalışmıştır. Yazının,
kesintisiz bir biçimde devam etmesi, tapınak ve
krallıkların yazıcı yetiştirmek için kurdukları okullarla
mümkün olmuştur. Sümerlerde, okullara "Tablet EVİ"
adı verilmekteydi. Okuma yazma öğrenmek isteyen
öğrenciler, bu okulda kil parçaları üzerine aynı heceleri
tekrar tekrar yazarak yazı yazmayı öğrenmeye çalışırdı.
Kazı çalışmaları sırasında öğrencilere ait çalışma
tabletleri bulunmuştur. Sümer okullarında öğretim ve
eğitim metotları hakkında bilgi veren okul tabletleri
serisinden bir metin şu şekilde tercüme edilmiştir:
— Tablet evinin oğlu, günlerden beri nereye
gidiyorsun?
— Tablet evine gidiyorum.
— Tablet evinde ne yapıyorsun?
— Tabletimi okuyor, kahvaltımı yiyorum.
— Tablet evi kapandıktan sonra eve giderim.
Sümerler; öğretmene tablet evinin babası, öğrenciye
ise tablet evinin oğlu demiş ve okulu bir aile ocağı gibi
kabul etmiştir.
Sümerlerle ilgili bu parça, tarih araştırmalarının ve
kazı çalışmalarının, aşağıdakilerin hangisine İlişkin
bilgiye ulaşmayı sağladığını gösterir?
7.
8.
A)
B)
C)
D)
E)
Sosyal ve kültürel hayata
Ulusların birbirleri ile ilişkilerine
Bilimsel gelişmelerin süreçlerine
Dilin gelişim evrelerine
İnançların bilimsel hayata etkisine
Behçet Necatigil'in dünyasında büyük saadetlerden,
görkemli hayatlardan, coşkulu aşklardan, derin umut
veya umutsuzluklardan söz etmek mümkün değildir.
Dar ve zaten daraltılmış bir hayattır onunki. Kendi
küçük dünyasında belli sınırlar İçinde, "kontrol hapı
almış" gibi yaşamıştır. Aynı daraltılmışllğl,
sıkıştırılmışlığı, sınırlılığı, "kontrol hapı almış"lığı
şiirlerinde de görebiliriz. Kırık dökük, öksürüklü, solgun
bir dünyadan seslenir. Selim İleri'nin incelikli tespitiyle
"kırık inceliklerin şairi"dir Necatigil.
Bu parçada Behçet Necatigil ile ilgili olarak özellikle
aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
A) Her şeyden elini eteğini çektiği
B) Sade ve Ölçülü bir yaşamı yansıttığı
C) Alçak gönüllü yaşamıyla eserlerinin örtüştüğü
D) Sürekli yenilik peşinde koştuğu
E) Duyguların ağırlığından şiire yöneldiği
Bir tenkitçi için en korkulacak şey, isminin sözlerinden
çok önem kazanmasıdır. Artık okuyucu ona körü
körüne İnanır, her dediğine baş şallar, öğütlediği
kitapları alır, yerdiklerini okumaz bile. Tenkitçinin de
ağzı değişmiştir; gününe, saatine, dostluklarının
gelişmesine göre lakırdı eder, İleri sürdüğü fikirleri
eserden çıkarmaz, kendi beğenilerine saplanır kalır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
Yüksek tahsil yapamadıysam suç bende değil. Belki
böyle kestirip atmak da doğru değil. Belki hukuka
devam edebilirdim. Hani devam mecburiyeti yok ya.
Bankacılar arasında böyle çok hukuk mezunu vardır.
Benim hatam diplomaya ehemmiyet vermemekte
noktalandı. Kişiliğim, kültürüm, mesleki tecrübem yeter
diyordum. Ama yetmedi. Benden sonra gelenler, geldi
geçti beni.
Böyle düşünen bir kişide aşağıda belirtilen
duygulardan hangisi gğ!y başmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Okurların eserden uzaklaşarak eleştirmene bağlı
olması, edebiyat için olumsuz sonuçlar yaratabilir.
Eleştirmenler okuyuculara yol göstermelidir.
Eleştirmenler okuyucuya göre hareket etmelidir.
Eleştirmenler farklı düşüncelerle okuyucunun
karşısına çıkmalıdır.
Eleştirilen yapıtlar günümüzde daha çok
okunmaktadır.
Çözdüğünüz süre
A) Yalnızlık
D) Kararsızlık
B) Kaygı
C) öfke
Doğru
Yanlış
E) Pişmanlık