(I) Attila İlhan, 1954'te yayımladığı Sisler
Bulvarı kitabıyla birlikte toplumcu özden
çok bireysel duygulanımları öne alan
şiirlere ağırlık verir. (II) Şiir yazmanın
düzyazıdan "ciddi ve içten farkları" oldu-
ğunu belirterek imgeyi öne çıkarır ancak
imgenin asla tek başına amaç olamaya-
cağını savunarak II. Yenicilerden ken-
dişini özenle ayrı tutar. (III) Şiirdeki bu
tutum değişikliğinin sinyallerini 1951 'den
itibaren Pazar Postası, Kaynak, Seçilmiş
Hikâyeler ve Ufuklar gibi birçok dergide
çıkan yazılarında dile getirir, (IV) Attila
İlhan'ın bu yazılan, Ankara'da bir grup
gencin çıkardığı Mavi dergisi tarafından
benimsenir ve destek görür. (V) İmge
temeline dayalı özcü ve toplumsal sanatı
savunan Attila İlhan, toplumculuktan yoz-
laştırdıkları bir sanat tutumuyla imgeyi
şiirden atmak isteyen Garipçilerin şiiri bir
söz oyununa ve tekerleme yavanlığına
düşürdüklerini savunarak imge karşısın-
daki tutumlarına itiraz etmiştir.
Yukarıdaki paragrafta numaralandı-
rılmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda
verilen bilgilerden hangisi
A) I, cümlede, Attila İlhan'ın şiir anlayı-
şındaki değişiklikten bahsedilmiştir.
B) II. cümlede, II. Yenicilerden ayrı bir
çizgide olmasının sebebini açıkla-
mıştir.
C) III. cümlede, sayıp dökmelere yer
verilmiştir,
D) IV. cümlede, Mavi dergisinin Attila
İlhan'ın şiirlerini yayımladığı belirtil-
miştir.
E) V. cümlede, Garipçilore karşı durma-
sının açıklamasını yapmıştır.
Analizi
(l) Birinci Dünya Savaşı'nın bütün değer
yargılarını sarstığı bir umutsuzluk orta-
mında doğan gerçeküstücülük, kapitalist
Batı medeniyetinin biçimlendirdiği man-
tık, ahlak, sanat, estetik, toplum düzeni
gibi değerlere başkaldırarak dünyaya
yeni bir bakış açısı getirmeyi hedefleyen
bir düşünce akımıdır. (II) Andre Breton,
1924'te "Gerçeküstücülük ile
düşüncenin nesnel çatışması, hayalin
sınırsız gücü ve o zamana kadar ihmal
edilmiş bazı çağrışım biçimleri gibi konu-
lar üzerinden gerçeküstücülüğün felsefi
ve eleştirel hedeflerini ortaya koymuş-
tur. (III) Rimbaud'un "hayatı değiştirmek"
parolasını benimseyen gerçeküstücüler,
sanatta mutlak başkaldırıyı bir dogma
hâline getirmişlerdir, (IV) İmgede, arala-
tında mantıksal bir ilişki bulunmayan iki
gerçeğin rastlantısal yakınlaşmasından
ortaya çıkan bir güzellik aramışlardır.
(V) Şiirsel imgenin ve güzelliğin temeli
olarak gördükleri bu arayışla birbirinden
uzak iki gerçeğin bir araya getirilmesiy-
le alışılagelmiş çağrışım mekanizmasını
ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır,
Yukarıdaki paragrafta numaralandı-
rılmış cümlelerle İlgili olarak aşağıda
verilen bilgilerden hangisi
A)
B)
D)
E)
C) III.
l. cümlede, yerleşik sosyal düzen
ve değerlere karşı çıkılarak yeni bir
düzen getirmeye çalışıldığından söz
edilmiştir.
II, Cümlede, Andre Broton'un gerçe-
küstücülüğün ortaya çıkış amaçların-
dan bahsettiğine değinilmiştir.
cümlede, gerçeküstücülerin
sanatta değişmez, sorgulanamaz
gerçekleri benimsediklerinden söz
edilmiştir.
IV. cümlede, akla uygun olmayan
gerçeklerin tesadüfi birlikteliğine
dayanan imgesel bir güzelliğin peşin-
de olduklarından söz edilmiştir.
V. cümlede, İki gerçeğin bir araya
getirilmesiyle, sıradanlık üzerine bina
edilmiş çağrışım anlayışını yıkarak
şiirsel imge ve güzelliğe ulaşmaya
çalıştıklarından bahsedilmiştir.