Örnek Soruyu Değiştir

5. 6. ı.A Mitomani, yalan söyleme hastalığıdır. Bu hastalık, ilk kez 1891 yılında Alman Doktor Anton Delbrueck tarafından tanımlanmış- tır. Gelişimi 15-16 yaş gibi ergenlik çağından başlar ve tedavi edilmezse erişkinlik dönemine kadar devam eder. Mitomani hastaları, yalan söylediklerinin farkında değildir. Hayal gücüy- le ürettikleri düşüncelerin gerçekliğine inanır. Normal insanlar yalan söylediklerinde utanç ve suçluluk duyabilirler ancak mi- tomanlarda böyle bir durum yoktur. Mitoman kişi; sürekli hayalî senaryolar, olaylar ve kişiler uydurur ve söylediği bu yalanlara kendisi de inanır. Bu tip insanlar, tüm hayatını bir yalanın üzerine kurar. Mitomani hastaları üzerinde yapılan gözlemlerde bazı- larında epilepsi olduğu, kafa travması geçirdiği ve aile içinde psikiyatrik hastaların bulunduğu gözlenmiştir. Bu parçadan mitomani hastalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) Belli başlı belirlilerle ortaya çıktığından tedavisinin mümkün olduğuna Kendi yalanlarına bir süre sonra kendilerinin de inandığına Yaşamlarının neredeyse bütününü yalan söyleyerek geçirebildiklerine Z Yalan söylediklerinde kendilerini suçlu hissetmediklerine Ergenlik çağında başlayıp yetişkinlik dönemine kadar devam edebildiğine TEST 37 7 — 8. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Kent soylu; köylü, işçi veya soylu sınıfına dahil olmayıp sosyal statüsünü ve gücünü eğitimden, işveren konumundan alan kentli kişidir. Dünya üzerinde gerçekleşen birçok tarihî ola- yın arkasında kent soyluluğun olduğu bilinmektedir. Özellikle mülkiyet hakkına büyük önem veren kent soylular, bu hakkı güvenceye alabilmek için tarih boyunca diğer sınıflarla hep çatışmışlar pek çok ülke de bu durumlara ortam sağlamıştır. Kent soylu toplum düzenine ilk geçen ülke İngiltere'dir. Roma- nın bu ülkede doğuşu bundan dolayı bir rastlantı değildir. Bu türün Fransa'da kök salması daha sonradır. Üstelik romanın bu ülkedeki gelişmesi de uzun zaman almıştır. Çünkü roma- nın büyük ustalara sahip önemli bir sanat türü olması için bu ülkede kent soylu düzenin tamamlanması gerekmişti. Ülkemiz için de böyle bir durum söz konusudur. Tanzimat'a kadar bizde de roman yazılmadı, kaldı ki bu düzene yöneldikten sonra da roman yazılması kolay olmadı, birçok koşul tam olarak hazır değildi henüz. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı olabilir? A) B) C) D) E) Romanın özel ayrıcalıklardan yararlanan bir toplum düzeni ile ilişkisi nedir? Roman türünün dünya uluslarındaki tarihî gelişimi nasıl olmuştur? Romanın asıl konu alanının kent soylu insanlar olduğu doğru mudur? Romanın diğer türlerden daha çok ön planda olmasına zemin hazırlayan olaylar nelerdir? Edebiyatımızda roman türünün belli bir ilerleme göstere- memesini neye bağlıyorsunuz? Bu yayınevi kültürel yayıncılık yapan, insanımızın gelişimine katkı sağlayacağını düşündüğü eserleri, kârlılığını çok da ön plana almadan yayımlayan, beklenti itibariyle de ticarethane olarak görülmeyen bir okul. Yayımladığı kitaplar, popüler kültü- rün ve eğilimlerin beklentileriyle çok çakışmıyor. Dolayısıyla hep belirli bir sayıda basılıp, zamana yayılmış şekilde "hep" satan kitapları var. "Çok satan" kitap peşinde değil. Belki ticari açıdan bakıldığında olağanüstü gelirler elde etmiyor ama sektördeki bir krizden de en az düzeyde etkileniyor. Buna karşın popüler kültüre sırtını yaslayan, "proje yazar" üretip muazzam paralar kazanan veya üstlendiği risk sebebiyle büyük borçlar altına giren yayıncılar sıkıntı yaşayabiliyor. Bu parçadan sözü edilen yayıneviyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? 8. Bu parçaya göre roman türünün Türk edebiyatına geç girmesi aşağıdakilerin hangisiyle açıklanabilir? A) B) C) D) E) Roman yazabilecek kültür birikimine sahip yazarların olmamasına Toplumu etkileyebilecek düşüncelerin romanla anlatılma- sının mümkün olmamasına Yazarların yaşadıkları dönemde siyasi baskılardan çekinmiş olmalarına Büyük sanatçıların roman dışındaki türlere ilgi duymuş olmalarına Roman için gerekli olan sosyal zeminin uygun olmamasına A) B) C) D) E) Ticari bir kaygı taşımadığı Nitelikli kitaplar yayımladığı Risk almadığı Ciddi ekonomik kayıplar yaşamadığı Bilimsel kitapların yayımlanmasına öncelik verdiği 139 2. B 3. B 4. c 5, A 6. 7.