HOCA
ÂNLATIM ğİÇİMIÇRl
SORU TARZI
5.
6.
_SAKIN SÜRETUTMA TESTİ
Bazı insanlar. kütüphanelerin sessizliğine tutkundur; bazıları tarihî
mekânların hüznüne; kimisi ise dağların yalnızlığına kapılır. Aşım
ise eski tren istasyonlarının büyüsüne kapılmıştı. Tren raylarının,
demir yığınlarının arasında kaybolan eski hikâyeler, Asım'ın
zihninde sonsuz bir öykü kervanına dönüşüyordu, Günün ilk
ışıklarında eski istasyonların paslı raylarına düşen güneş, Asım'a
geçmişin hüzünlü ve nostaljik anılarını fışıldardı, O saatlerde, eski
tren sesleri, kuş cıvıltıları arasında yankılanır; sanki geçmiş
zamanların ruhu, bu eski yerlerde yaşamaya devam ederdi, Aşım,
bu anlan yaşarken zamanın ötesinde bir yolculuğa çıkıyormuş gibi
hissederdi. Eski istasyonun ahşap peronlarında yürürken altından
geçen rayların tıngırdayan sesi, onun zihninde derin duygusal bir
melodiye dönüşürdü.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde
verilenlerden yararlanılmıştır?
A) Açıklama - betimleme
B) Tartışma • Öyküle me
C) Betimleme - tan imlama
D) Öyküleme - açıklama
E) Öyküleme - betimleme
Teknolojinin hayatımızda yarattığı devrimleri görmek Çin uzaklara
gitmeye gerek yok. Ancak bu dewimin, bizi sosyal varlıklar olarak
daha m. etkin kıldığı, yoksa sosyal yaratıklardan izole bireylere mi
dönüştürdüğü konuşunda tartışmalar bitmek bilmiyor, Bazları
teknolojinin, özellikle de sosyal medyanın, insanlan birbirine daha
çok yakınlaştırdığını ve global bir köyde yaşamanın hissini verdiğini
savunuyor, Diğer yandan, bazılarına göre teknoloji, gerçek
hayattaki sosyal etkileşimleri azaltarak insanları ekranlara
hapsediyor, Hangi tarafın haklı olduğunu belirlemek zor ancak
teknolojinin bize sunduğu olanakların doğru kullanılması, bu
tartışmanın önemini azaltabilir,
Bu parçanın anlaümında aşağıdakilerden hangisine
7.
8.
Aşağıdaki parçalardan hangisinde ötekilerden farklı bir anlatım
biçimine başvurulmuştur?
A)
B)
C)
D)
E)
Oktay Akbal, kimi zaman esprili, kimi zaman hüzünlü, derinlikli
öyküleri ve romanlan ile tanınır. Ancak onun kaleminde belki
de en az bilinen arna en değerli yönlerinden biri denemeciliğidir,
Deneme türü, bir yazarın düşüncelerini, gözlemlerini ve iç
dünyasını Okura aktardığı Özgün bir türdür Ve Akbal bu türde
de ustalığını gösterir,
Sait Faik Abasıyanık, halkın içinden gelen sıcak hikâyeleri ve
şiirsel diliyle tanıdığımız eşsiz bir yazardır. Ancak onun belki de
en öne çıkan yönü, derinlemesine gözlem yeteneğidir,
Hikâyelerinde sadece bir olayın ya da karakterin yüzeyine
değil, onun derinliklerine iner; İnşan ruhunun en İnce
detaylarına, en gizli köşelerine dokunur.
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk edebiyatının en değerli
kalemlerinden biri Olarak kabul edilir, Onun eserlerini
diğerlerinden ayıran en belirgin özellik, zaman kavramına olan
derin ilgisidir, Tanpınar, hikâyelerinde ve romanlannda
zamanın insana, topluma ve kültüre etkilerini inceler. Zamanın
inşan üzerindeki izlerini, değişimini ve dönüşümünü merkezine
alarak bireyin iç dünyasındaki çatışmaları ve arayışları ele alır,
Nâzım Hikmet, Türk edebiyatının en güçlü şairlerinden biridir
ve onun şiirleri, devrimci bir ruhun kelimelere dökülmüş hâlidir.
Bu Özel şair, eserlerinde bireysel duyguları ve toplumsal
sorunları ustalıkla bir araya getirir. Onun dizelerinde, toplumsal
adaletsizliklere, bireyin İç dünyasındaki çatışmalara Ve İnşan
haklanna dair derin bir duyarlılık bulunmaktadır.
Orhan Pamuk'un eserlerini detaylı bir şekilde incelediğimizde
yazarın mcdernİzrnİ sadece bir alışkanlık ya da modası geçmiş
bir deoloji olarak değil; aynı zamanda toplumsal dönüşümlerin ve
bireysel sorgulamaların bir parçası olarak aldığını görebİhrİz.
Ancak şunu da unutrnamalıyız ki her yazarın eserlerinde kendi
dünya görüşünün ve değerlerinin İzleri bulunur.
Kasabanın en yaşlı sakinlerinden biri olan Ahmet Dede, her sabah
Olduğu gibi bu sabah da eski, tahta kapışını araladı ve küçük
bahçesine adım attı. Gözlüklerinin üzerinden uyanan güneşe baktı
ve derin bir netes aldı, Bahçedeki nar ağacının altına ilerledi ve eski
tahta sandalyesine oturdu. Bu ağacın altında, torunlarına anlattığı
sayısız hikâye vardı. Onlar Çin her bir dal, her bir yaprak ayrı bir
anıyı temsil ediyordu. Ahmet Dede, gençliğinde bu ağacı diktiğinde
onun bu kadar büyüyüp kök salacağını hayal bile edemezdi.
Şimdiyse ağacın her bir meyvesi, geçinişte yaşadığı anları
simgeliyordu,
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağ!!
başvurulmuştur?
A) Karşılaştırma
D) Açıklama
basmaktadır?
A) Betimleme
D) Açıklama
B) oyküleme
B) Betimleme
C) Tanımlama
E) Öyküleme
139
C) Benzetme
E) Tartışma
PARAGRAF