Örnek Soruyu Değiştir

HİKÂYE TÜRLERİ VE HİKÂYENİN YAPI UNSURLARI HİKÂYE ÇEŞİTLERİ Olay Hikâyesi: Bir olayı serim, düğüm ve çözüm bölümlerine uygun olarak anlatıp bir sonuca bağlayan hikâye türüdür. Olay hikâyesinde kahramanların ve çevrenin tasvirine yer verilerek okuyucuda merak ve heyecan uyandırmak amaçla- nır. Fransız yazar Guy de Maupassant tarafından geliştirilen bu tarz, Maupassant tarzı hikâye olarak bilinir. Türk edebi- yatındaki başlıca temsilcileri ise Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay ve Reşat Nuri Güntekin'dir. Durum Hikâyesi: Merak ve heyecandan çok duygu, düşünce ve hayallere odaklanan; olaylar yerine günlük yaşamın bir kesitini ele alan hikâye türüdür. Ruhsal çözümlemelere ağırlık verilir, olay ikinci planda kalır ve serim, düğüm, çözüm bölümleri bulunmaz. Durum hikâyesinin öncüsü Rus yazar Anton Çehov'dur ve bu tür, Çehov tarzı hikâye olarak bilinir. Türk edebiyatında bu türün önemli temsilcileri Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal'dır. ÖRNEK Olay Hikâyesi Örneği At, ahır işlerinde sadece tımarı beceremiyordum. Boyum karnıma bile varmıyordu. Ama en keyifli, en eğlenceli şey buydu. Sanki kaşağının muntazam tl- kırtısı Tosun'un hoşuna gidiyor, kulaklarım kısıyor, kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu. Tam tımar biteceğine yakın huysuzlanır, o zaman Dada- ruh; 'Höyt..." diye sağrısına bir tokat indirir; sonra öteki atları tımara başlardı. Ben bir gün tek başıma kaldım. Hasan'la Dadaruh dere kenarına inmiş- lerdi. İçimde bir tımar etme hırsı uyandı. Kaşağıyı aradım, bulamadım. Ahırın köşesinde Dadaruh'un penceresiz küçük bir odası vardı. Buraya girdim. Rafları aradım. Ömer Seyfettin, Kaşağı ÖRNEK Durum Hikâyesi Örneği Seneler var ki kuşlar gelmiyor. Daha doğrusu ben göremiyorum. Güzün o güzel günlerini pencereden görür görmez, Kostantin Efendi'nin bulunabilece- ği sırtları hesaplayarak yollara çıkıyorum. Bir kuş CIVIItlSl duysam kanım donuyor, yüreğim atmıyor. Halbuki sonbalar kocayemişleri, beyaz esmer bu- lutları, yakmayan güneşi, durgun maviliği, bol yeşili ile kuşlarla beraber olunca, insana sulh, şiir, şair, edebiyat, resim, musiki, mesut insanlarla dolu an- laşmış, sevişmiş açsız, hırssız bir dünya düşün- dürüyor. Her memlekette kıra çıkan her inşan, kuş sesleriyle böyle düşünecektir. Sait Faik Abasıyanık, Son Kuşlar HİKÂYEDE ANLATIM BİÇİMLERİ Öyküleyici Anlatım (Öyküleme): Olay anlatımına dayanan bu anlatım biçiminde, okuyucuyu olayın içinde yaşatmak amaçlanır. Kişiler, olay örgüsü, mekân ve zaman ögeleri bulunur; fiil ve fiilimsilere çokça yer verilir. Bu şekilde kişiler hareket hâlinde yansıtılır. ÖRNEK Refik Halit Karay, Eskici hikâyesinde: "Ayakkabıcı, iskemlesine oturdu. Hasan da merakla karşısına geçti. Şaşarak eğlenerek seyrediyordu. Tamirci, kartona benzeyen kalın deriyi iki tarafı keskin incecik sapsız bıçağıyla kesti. Ağzına bir avuç çivi doldurdu. Sonra bunları ağzından çıkarıp ayakkabıların altına çabuk mıhladı.” Betimleyici Anlatım (Betimleme): Varlıkları ve durumları zihinde canlandırmayı amaçlayan anlatım biçimidir. Öznel be- timlemelere izlenimsel, nesnel olanlara ise açıklayıcı betimleme denir. Öznel betimlemelerde okuyucuya izlenim kazan- dırmak, nesnel betimlemelerde ise bilgi vermek amaçlanır. Betimleyici anlatımda, sıfatlar kullanılarak varlık ve durumlar ayırt edici özellikleriyle tanımlanır. ÖRNEK Halide Edip Adıvar, Himmet Çocuk hikâyesinde: "Biraz sonra sağda, bir kaya kovuğunda kızıl bir alevin önünde ısınan iki hâkî gölgenin kımıldandığını gördüm. Karanlık dereye, kurşuni yangın harabesi önce yamaca vuran biricik ışık, bu ateşin ve kamyonun yürüyen iki göze benzeyen fenerleriydi.” MEBİ KONU ÖZETLERİ 102 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI - AYT